Yazı

Bölgemizde Sular Isınıyor
Bölgemizde Sular Isınıyor 

Özcan Nevres

İsrail'in gizli istihbarat örgütü Mossad'a yakınlığı ile bilinen internet sitesi www.debka.com da yayınlanan habere göre,

ABD Deniz Kuvvetlerine ait Abraham Lincoln savaş gemisi Basra Körfezine girdi. Plana göre ABD İran'a saldırırken, İsrail de  Suriye ve Lübnan’ı vuracak. Çok vahim bir durum. Hani bir söz vardır. Atlar tepişir eşekler cereme çeker diye. Amerika’nın İran’a saldırması demek petrolün varil fiyatının iki yüz doları aşması demektir. Bu durumdan en çok az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler en büyük zararı görür. Ülkemizde tarım akıl almaz derecede gerilemiş durumda. Böyle bir durumda tarımımız tamamen yok olur.
Amerika durduk yerde İran’a neden saldıracak? İran’da mollalar rejimini yıkıp demokratik bir rejimi yerleştirmek için mi? Bu durumda ilk akla gelen Afganistan’dır. Yıllardır Afganistan’da kan gövdeyi götürüyor. Taliban saldırıları karşısında umarsız kalan Amerika işi NATO nun üzerine yıkıp sıyrılmak istiyor. Bu belayı başına sardırması yetmiyormuş gibi İran gibi büyük bir devlete niçin saldıracak? Saldırmak zorunda olduğu için saldıracak. Zira Amerika Birleşik Devletlerinde eyalet sistemi çatırdıyor. Birçok eyalet birleşik olmaktan sıkılmış olacak ki kendi kaderlerini kendileri çizmek için her an harekete geçecek durumundalar. Amerika bu parçalanma heveslilerine gözdağı vermek için İran’a saldırmak zorunda. Bu nedenle de Irak ve Afganistan batağındaki durumuna aldırmadan yeni bir bataklık daha yaratacaktır. Ne yazık ki bunun ceremesini Amerikan halkından daha çok az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler çekeceklerdir.
Amerika İran’a saldırarak parçalanmayı sonsuza dek önleyebilecek mi? Asla. Bence parçalanmaya hız kazandıracaktır. İran’ın arazi yapısı gerilla savaşlarına çok uygundur. O coğrafi yapı Amerikan askerlerine mezar olur. Tıpkı Vietnam’da olduğu gibi.
Bölgemizde bu vahim durum gelişirken Türkiye halen dümeni kopmuş bir gemi gibi hedefsiz ilerlemektedir. Borçlanma ekonomisi yüzünden Amerika’dan kopamamaktadır. Bu nedenle dünyada yeni miğferler oluşurken Türkiye hiç birinden davet almamaktadır. İsmet Paşa Kıbrıs’a müdahalesine engel olan Amerika’ya karşı ne güzel söylemişti. “Bu dünya yıkılır, yerine yepyeni bir dünya kurulur” diye. Amerika’nın çok uzun eli yeni bir dünya kurmasına izin vermeden devirivermişti paşamızı. O günden bu yana hep güdüldük.
Kıbrıs’ta Rum vahşeti yaşanırken Ecevit hükümetinin Kıbrıs’a çıkarma yapma kararına karşı Amerika yapacağını yine yapmıştı. Eğer Kıbrıs’a çıkarma yapmaya kalkışırsanız Altıncı filoyu karşınızda bulursunuz demişti. Ecevit adeta gürlemişti. Ateş ederek mi? Yoksa ateş etmeden mi? Bu kararlılık karşısında Amerika geri adım atmış ve Altıncı filo çıkarmaya karşı sessiz kalmıştı. Bu kez Amerika benim verdiğim silahlarları benim rızam olmadan kullanamazsınız diyememişti. Zira Ecevit hükümetinin savaşı kendi ürettiği silahlar ile başlatacağını biliyordu.
Aynı Ecevit hükümeti haşhaş üretimi konusunda da Amerika’ya rest çekmişti. Bu iki restten sonra Amerika’nın Türkiye’ye ambargo uygulaması ve petrol fiyatının yaklaşık beş katına çıkması Türkiye’yi yoklar ülkesine çevirmişti. Tek kutuplu dış siyaset yüzünden Amerikan ambargosu kırılamamıştı.
Dünya değişiyor. Dünün iki köle ülkesi çok büyük bir ilerlemeyi gerçekleştiriyorlar. Çin ve Hindistan. İkisi de miğfer olmak istiyorlar. Eğer uzlaşabilirlerse ikisinin oluşturacağı birlik dünyadaki dengeyi alt üst edecektir. Dağılmadan sonra gücünü bir hayli kaybetmiş olan Rusya da bu oluşuma sıcak bakmaktadır. Görünen o ki yakın zamanda Amerika’nın dünya egemenliği sona erecektir. Eğer İran’a saldırırsa bu süreç hız kazanacaktır. Dünyadaki egemenliğini pekiştirmek isteyen Amerika dünyada iki yüz devlet var. Bu çok az. En az beş bin devlet olmalıdır diyordu. Ülkeler parçalansınlar ki, Amerika’ya diklenemesinler.
Ülkeleri parçalayıp bölme sevdasında olan Amerika şimdi parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya. Ne demiş atalarımız? Bu dünya etme bulursun dünyasıdır.
Özcan Nevres    
www.ozcannevres.com  

11 Nisan 2008  00:28:02 - Okuma: (458)  Yazdır




İstatistik