Yazı

Tatlı Bela İnternet
Tatlı Bela İnternet 

Özcan Nevres

İnternet kullanmanın çok yararlı bir iş olduğu kimse tarafından yadsınamaz.

Öğrenmek istediğiniz her şeyi İnternet’te bulabilirsiniz. Bu madalyonun bir de arka yüzü var. Özellikle evde Buluğ çağında çocuklar varsa çok dikkatli olmak gerekir. Zira İnternet’te sapık da var mafya da. Bu tehlike ev kadınlarını da tehdit etmektedir. Bir ev kadını sanal ortamda biriyle tanışır. Kadın İstanbul’da. Adam ise Hakkâri’de. Kadın adamı işletmek ister. Adama âşık olma numarası yapar. Üstelik adam çok eşli. Bu arada boşta bulunur ve adama ev adresini ve telefon numarasını da verir. Belki de o arada eşiyle sorunu vardı. Evini terk etmeyi de düşünüyor olabilir. Bir gün Hakkârili dayatır. Seni almaya geliyorum diye. Kadının etekleri tutuşur. Ben evli bir kadınım. Sakın gelme der ama adam dayatır geleceğim diye. Kadın konuyu komşusuna anlatır ve çözüm üretmesini ister. Komşu adama telefon açar ve eğer gelirsen buradan sedye ile gidersin der ve konu böylece kapanır. Ya adam gelip kapıya dayansaydı ne olurdu? Şüphesiz bir aile faciası olurdu. En azından kadının yuvası yıkılırdı.
Birisi MSN me kendisini de eklememi istemişti. Kendisini Ege üniversitesinde okuyan Melike adında bir bayan olarak tanıtmıştı. İnternet’te şiirlerimi okuyup bana âşık olduğunu söylediğinde ya sen dünyaya çok geç gelmişsin, ya da ben çok erken. Benim bilgisayar mühendisi bir oğlum var. Bir türlü evlenmeye yanaşmıyor. En iyisi siz onu arayın. Belki evlenmeye razı edersin dedim. İstemez kalsın dedi. Kimliği hakkında şüpheye düşmüştüm. Ege Üniversitesinde öğretim üyesi olan yeğenimin adını söyledim. Tanımıyorum dedi. Bu işte bir iş vardı ama ne?
Bir gün Melike tarafından üçlü konuşmaya davet edildim. Tanımadığım biri kameranı açsana dedi. Ben açmasını bilmiyorum. Hele sen bir aç. Ben de kameralı görüşmeyi kabul ederim dedim. Kamerayı açtı ama kendisini göstermiyor. Yalnızca odanın duvarı görünüyor. Ben de kameranın kapağını takıp açtım. Bir şey göremiyorum düzelt ulan şunu dedi. Ulan senin baban diyerek konuşmaktan çıkmak istedim. Ulan moruk benim babam atmış yaşında ama ben ona bilgisayar kullanmasını öğretemedim. Sen nasıl öğrendin dediğinde benim kafamın içinde senin babanın kafasındaki gibi sünger yok ondan dedim. O ara Melike söze karıştı. Bırak onu yahu. O moruğun biri demez mi? Meğer Melike erkekmiş. Hemen ikisini de engelledim.
Dün yine biri aradı. Necla adında bir bayanmış. Sitemdeki şiirlerimi ve öykülerimi okuduğunu, tüm yazılarımı çok beğendiğini söyledi. Sizinle tanışmak istiyorum dedi. Nerede oturuyorsunuz diye sorduğumda Pendik’te dedi. Ben de tam tersi Silivri de oturuyorum. Eşim de benim gibi konukseverdir. Bu tarafa yolunuz düşerse bekleriz dedim. Bu ara mesaim bitti. İzin verirseniz sizi akşama tekrar arayacağım dedi.
Gece Necla Hanım!!! Yine aradı. Size bir şey söyleyeceğim. Beni MSN nizde engellemeyeceğinize söz verirseniz söylerim dedi. Söz dedim engellemeyeceğim. Ben sizinle yatmak istiyorum. Ben yetmiş iki yaşında bir adamım. Bende ne bulacağınızı sanıyorsunuz. Ben o dönemi çoktan kapattım. Eşime hiç ihanet etmedim. Bundan sonra da etmem. Geçiniz bunu dedim. Benim kocam da yaşlı. Ben sizi çok karizmatik buluyorum. Ne olur beni reddetme dedi. İş anlaşılmıştı. Son zamanlarda moda olmuş bir tuzağın içine çekilmek isteniyordum. Kesinlikle bu bir kadın değildi. Bu bir şantajcıydı. Demek ki o da geçinmek için bu yolu seçmişti. Onunla aşk üzerine yazışacağız. Buluşmaya gidince de kurmuş olduğu çetenin kadın elemanı ile resimlerimiz çekilecek ve sonra da faturasını burnuma dayayacaklardı. Ya şu kadar para verirsin. Ya da yazmış olduklarınızı ve bu resimleri İnternet te yayınlarız. Eşinize de göndeririz diyeceklerdi. Bir gazeteci olarak benim bu tarz iğrenç tuzaklara düşürülmem olası değil. Ya böyle tuzaklara düşenlerin hali ne olur?
Değerli okurlarım. Buluğ çağındaki çocuklar çok kolay aldatılır. Nitekim zaman zaman gazetelerde de nasıl aldatıldıklarını okuyoruz. Bu nedenle çocuklarınızı sıkı kontrol altında tutunuz.
Özcan Nevres        


3 Nisan 2008  18:40:46 - Okuma: (613)  Yazdır




İstatistik