Yazı

Minareyi Çalan Kılıfını Hazırlarmış
Minareyi Çalan Kılıfını Hazırlarmış 

Özcan Nevres

Muğla’nın Milas ilçesinin Güllük beldesinde seksen dönüm orman alanını kırk dokuz liraya kiralayan MNG grubu izinsiz olarak denizde bin iki yüz metre dolgu yapmış.

Çevreciler bu dolguyu önlemek için çok çaba göstermişler ama ne yazık ki başarılı olamamışlar. Zira bu dolguyu önlemek için vali de kaymakam da işi ağırdan almışlar. İş tamamlanıp bittiğinde ise yirmi bir bin lira ceza yazmakla yetinilmiş.
Türkiye’nin son meddahı Meddah Hakkı Acar Menemen’i mesken tutmuştu. Sarraf hanında kiraladığı bir odada ömrünün büyük bölümünü geçirmişti. Zaman zaman ikinci vatan edindiği Tire’ye gitse de dönüp dolaştığı yer Menemen olurdu. Ramazan günlerinde Giritli Hüseyin Ağanın kahvehanesinde gösteri yapardı. Anlattığı öyküleri zevkle dinlerken mimikleri ile taklidini yaptığı kişiye kendisini benzetmesini ilgi ile izlerdik. Anlattığı öyküler arasından bir kaçı aradan geçen uzun yıllara rağmen halen belleğimden silinmemiştir. Bunlardan biri minareyi çalan kılıfını hazırlar öyküsüdür. Bir paşanın oğlu pencerede gördüğü bir kıza âşık olur. Kızı istemeye giderler. Kızın babası kızımızı oğlunuza vermek isterdik ama mümkün değil. Zira kızımızın bir ahdi var. Şu gördüğünüz minarenin çok bet sesli bir müezzini var. Kızım onun sesinden o kadar çok rahatsız olmuş ki eğer beni isteyen olursa şu minareyi çalmasını şart koyacağım diye yemin etmiş. Ne dediysek para etmiyor demiş
Paşa çaresiz geri döner ama oğlu kızın aşkından iğne ipliğe dönmüştür. Lalası paşaya çocuğun niye zayıfladığını sorar. Paşa aşk, hem de karşılığı olmayan bir aşk der ve kızın nasıl bir ahdi olduğunu anlatır. Paşa kolay der. Biz de o minareyi çalarız. Paşa iyi de o minare çalınamaz ama hadi çaldık diyelim. Çalınca nereye saklayacağız. Lalanın yanıtı nettir. Minareyi çalan kılıfını hazırlar. Minarenin yakınındaki ev satın alınır. Tünel açılır. Kalaslar döşenir ve minarenin boyu kadar bir kuyu açılır. Gök gürlemesinin yoğun olduğu bir gece kalaslar yakılır. Minare kuyunun içine gömülür. Kuyunun üstü kapatılarak taş döşenir.
Koskoca minarenin çalınmış olması padişahın da kulağına gider. Minareyi kim çaldıysa yakalanıp boynunun vurulmasını emreder ama sonuç alınmaz. Bunun üzerine minareyi çalana af çıkarır ama o da işe yaramaz. Minarenin nasıl çalındığını merak eden padişah minareyi çalana iki yüz kese altın vereceğini ilan ettirir. Lala işi kotarttığı Yahudi’ye ahdi gidelim şu parayı alalım der ama Yahudi’de o cesaret yok. Lala pala zoruyla Yahudi’yi padişahın huzuruna çıkarır. Minareyi nasıl çaldıklarını anlattırır. Padişah iki yüz kese altını verir. Dışarıya çıktıklarında Yahudi lalaya dua et ki padişah aptal. Ya i o minareyi nasıl çaldıysanız o şekilde onu tekrar yerine koyun deseydi işte o zaman senin de benim de kellem gitmişti der.
İzinsiz doldurulan denizi için bu öykü aklıma geldi. Yirmi bir bin lira ceza ile birlikte o denizi nasıl doldurduysanız o şekilde temizleyin demeliydiler ki hak yerini bulsun. Trilyonluk tesis kurana yirmi bir bin lira koyar mı? Koymayacağı için de bu kanunsuzluğu ve kural tanımazlığı yapanın yanında kar kalır.
Tarih ve doğa harikası Kaz dağlarında altın madeni aramak için o güzelim doğayı katledenler ne demişlerdi? Her kestiğimiz ağacın yerine beş tanesini dikeriz. Kesilen ağaçların büyük bir bölümü ardıç ağaçlarıdır. Ardıç ağaçları ne dalından ne de tohumundan üretilemez. Zira ardıç ağacı özelliği olan bir ağaçtır. Ardıç kuşu ardıcın meyvesini yer ama hazmedemez. Dışkısıyla dışarı atar. Tohum sindirim sisteminin içinden geçerken çimlenme kıvamına gelir ve o sayede çimlenip fidan olur. Ardıç ağaçları yok edildiğinde ne ardıç kuşu kalır ne de fidanı. Nesli yok olup gider.
Küresel ısınma tehlike çanlarını gümbür gümbür çalarken insanlarımız halen büyük bir aymazlığın içinde orman katliamını sürdürmektedir. Ormanları yok ederek denizleri doldurarak çevre dengesini bozmayı insafsızca ve sorumsuzlukla sürdürmektedirler. Ve bu güzelim vatana yazık etmektedirler.
Özcan Nevres   www.ozcannevres.com        


1 Nisan 2008  19:10:01 - Okuma: (738)  Yazdır




İstatistik