Yazı

Sosyal Güven(siz)lik Yasası
Sosyal Güven(siz)lik Yasası 

Özcan Nevres

Değerli okurlarım, şu anda mecliste bekleyen 5510 sayılı (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) yasa tasarısı eğer yasalaşırsa pek çok hakkımızı kaybedeceğiz.

Lütfen şu aşağıdaki satırları dikkatle okuyunuz. Nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu, geleceğimiz için herkesin iyice anlaması gerekmektedir. Bu çıkarılacak olan yasa yalnızca emekli olacakları değil, tüm emeklileri de kapsamaktadır.
Bu yasa ile kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı hem kadınlar,
hem de erkekler için 65'e çıkarılacak. (Madde 28) Türkiye’de her ne kadar yaş ortalaması atmış beş olsa da bu ortalama yaşı aşan insanlarımızın sayısı pek fazla değildir. Bu durumda yıllarca emeklilik pirimi yatırmış olan çalışanlar hayal ettikleri emeklilik yaşamına kavuşmadan kara toprağa gireceklerdir. Emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda 5.000'den 7.000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9.000 gün prime çıkacak. (Madde 27)
Emekli maaşları % 23 ila % 33 arasında düşürülecek. (Madde 29) Yıpranma hakkı ise yok sayılacaktır. Aylık geliri 139,6 YTL’den fazla olan bütün vatandaşlar her ay 73 ila 475
YTL Genel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda kalacak. (Madde 88) Sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de 'katılım payı' adı altında para ödenecektir. (Madde 68) 'Katılım payı' gerektiğinde beş katına kadar arttırılacak. (Madde 68)  Bütün sağlık hizmetleri paralı olacak.
Emekli Bağ-Kur'lularının maaşından 10 yıl süreyle % 10 oranında Genel
Sağlık Sigortası primi kesilecek. (Madde 88) Tabi o emeklilerin ömrü bu on seneye yeterse belki bu ödemeden kurtulacaklar.
Sağlık hizmeti alabilmek için bu ülkenin vatandaşı olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık Sigortası primi yatırmak, hatta bir de 'katılım payı ödemek yetmeyecek. Şimdi bir de ilâve ücret adı altında para ödemek gerekecek. (Geçici Madde 5) Bu primini ödeyemeyen vatandaşlar sağlık hizmeti alamayacak, hastane kapılarından geri dönecek. (Madde 88, 89 ,90) Primini ödeyemeyen çiftçilerin pamuğuna buğdayına, üzümüne tütününe el konulacak. (Madde 87) Belli ki bu yasa ile kıt kanaat yaşamakta olduğumuz bu dünya daha da daralacak ve dar gelirliler için yaşanmaz olacak.
Eşim de benim gibi emekli olması aylık gelirimizin bin beş yüz lira olmasını sağlıyor. Evimiz kira değil. Buna rağmen kıt kanaat geçiniyoruz. Eğer yasa aynen geçerse emekli maaşımızda dört yüz elli liralık bir düşüş olacak. Buna bir de ortalama iki yüz lira sağlık sigortası primini eklersek yandığımız gündür. Yani o yasadan sonra açlığa talim etmiş olacağız. Umarım bu yasa yerel seçimlerden önce çıkarılmaz. Çıkarılmazsa tümümüz iktidara karşı tavır koyar beklentileri olan yüzde yetmişlik oyun karşılığında yüzde onu bile aşmamalarını sağlarız. Bu da iktidara iyi bir mesaj olur. Ancak o zaman emekliler için idam fermanı gibi olan bu yasadan kurtulabiliriz.
Bu yasanın ışığı altında sağlık hizmetlerine de bir göz atalım. Sağlık ocaklarında iktidarın başarısını hastaların gözüne sokarcasına bir afiş var İki yüz küsur sağlık ocağı sayısını beş yüz küsura çıkardık yazıyor bu afişte. Sağlık ocağında görevli bir doktor en az atmış hastaya bakıyor. Bir hastanın orta yollu bir muayenesi için on iki dakikaya gereksinim vardır. Atmış çarpı on iki yedi yüz yirmi dakika yapar. Bu da on iki saat yapar. Bir doktor sekiz saat çalışmak zorundadır. Hiçbir doktor aralıksız sekiz saat hasta muayene edemez. Bu durumda yapmak zorunda kaldıkları nedir? Hastayı baştan savmaktır. Hastanın yazdırmak istediği ilaçları yazmakla mükelleftir. Bu durum değişmedikçe daha binlerce sağlık ocağı açılsa ne olur? Yeterli doktor sayısına ulaşılmadıkça sistem kesintisiz olarak aynı işler.
Devlet hastaneleri de hastalara yetişememektedir. Randevu sistemine geçmiş olan hastanelerde muayene olmak isteyen randevu almayı başarsa da kendisini bekleyen baştan savma bir muayenedir. Dar gelirliler buna da razı olmak zorundadırlar. Bu yasa çıkarıldıktan sonra dar gelirlilere Devlet Hastanelerinin de kapıları kapanacaktır. Zira maaşı asgari ücret kadar olan hiçbir kimse asgari ödeme olan yetmiş üç lirayı ödeyemeyecektir.
Özcan Nevres


6 Mart 2008  22:16:22 - Okuma: (479)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik