Yazı

Tarihimizi Ne Kadar Biliyoruz
Tarihimizi Ne Kadar Biliyoruz 

Özcan Nevres

Zaman zaman Türklerin Anadolu’ya hangi tarihte geldikleri tartışılmaktadır.

Bu tartışmanın kaynağı halen Türklerin Anadolu’daki varlıklarını hazmedemeyenlerdir. Ortaokulda okurken tarih dersimizde bize Hitit’lerin (Eti) Türk olduklarını öğretmişlerdi. Daha sonra Hititlerin Türk olmadıkları iddia edildi. Yapılan geniş araştırmalarda bırakınız Hititleri, İtalya’nın kuzeyinde devlet kurmuş olan Etrüsklerin bile Türk oldukları kesinlikle kanıtlanmıştır. Bir de nereden geldikleri ve nereye gittikleri veya nasıl yok oldukları bilinmeyen, yalnızca bırakmış oldukları eserlerle (keramik gereçler) varlıkları bilinmekte olan Pelaslar da Türk çıkarlarsa Türklerin Anadolu’daki varlıkları günümüzden yedi bin yıl geriye gider.
Bin dokuz yüz elli sekiz yılında iki vitesli bir motor sıklet almıştım. Üstelik elden düşme ve olabildiğince yıpranmış bir motor sıkletti. Arkasında amortisör bile yoktu. Açıkçası bu günkü motor sıkletlerin yanında motor sıklet diye adı bile geçmezdi. Rahmetle andığım Demirci Ali usta tarihe çok meraklı olduğu kadar okumaya da çok severdi. Olabildiğince yoksul olmasına rağmen Türkiye’de yayınlanan tüm ansiklopedileri satın alıp küçücük evinin bir köşesine yığmıştı. O kütüphanemde bulunsun diye kitap alanlardan değildi. Aldığı tüm kitapları ve ansiklopedileri okuduğu gibi okuduğunu anlayan biriydi. İlk tarih derslerimi ondan almıştım. Benim külüstürün külüstürü motor sıkletime biner, onun bildiği tarihi kalıntıların bulunduğu yerlere gider bol bol da resim çekerdim. Tarih bilgilerinde kulaktan dolma olmamak için İzmir Arkeoloji müzesinde de araştırmalarımı sürdürmüştüm.
          Rastlantıya bakınız. Arkeoloji Müzesinin Müdürü rahmetli Hakkı Gültekin babamla çok iyi dostmuşlar. Biraz da kadeh arkadaşlıkları varmış. Menemen’in Bozköy’ünün ovası ova olmadan önce bataklıktı. O yıllarda CHP de yöneticiydim. Bir drenaj kanalıyla bataklığın kurutulması çalışmalarının başlamasını sağlamıştık. Drenaj kanalı açılırken Kyme devletine su taşıyan kurşun borular bulunmuştu. Tarihi höyükleri ve mezarları talan eden biri bu kurşun borulara sahip çıkmaya kalkışmıştı. Parti kanalıyla bakanlığı etkiler ve Hakkı Gültekin’e kurşun boruları partilimize ver emri gelir. Arkeoloji Müdürü Hakkı Güntekin’in yanıtı kesindir. Siz bana yazılı bir emir gönderin. Müzeyi bile ona vereyim der.
Kurşun borularla ilgili bir haber yapmıştım. Bölgemizin gazetesi Demokrat İzmir gazetesinde yayınlanmıştı. Kurşun boruların saklısı gizlisi kalmayınca da bakan geri adım atmak zorunda kalmıştı. Bu haberim Hakkı Gültekin ile daha sıkı bir dostluk kurmamızı sağlamıştı. Üstelik Hakkı Gültekin de Menemenliydi. Menemen’in Hatundere köyünden. Baba dostluğu, hemşerilik ve gazeteciliğim bir araya gelince dostluğumuz çok pekişmişti.
Müzeye gittiğimde öğrenmek istediklerimi söylediğimde iki çalışanı görevlendirir ve o görevlilerden en sağlam bilgileri alırdım. Müzeye gidip gelirken dikkatimi avluda sergilenmekte olan kaba saba taşlar çekmişti. O taşların müze bahçesinde ne işe yaradığını sorduğumda aldığım yanıt çok ilginçti. O taşlar Menemen’de Hıdır tepede ve Helvacı köy ovasında yaşamış olan iki kavime ait tanrılardır. O iki kavim kabaca yontarak insan üreme organlarına benzetmeye çalıştıkları bu taşlara tapıyorlardı. Yontma taş devrinin milattan önce yedi bin yıldan bile daha gerilere gittiğini göz önüne aldığımızda Menemen’in tarihinin ne kadar eskilere dayandığı kolayca anlaşılır demişlerdi.
Buruncuk dağı (aslında elli atmış metre yükseklikte bir tepeciktir) üzerinde kurulmuş olan ve Eoly birliğinin baş devleti olan Larissa’da yapılan kazılarda üst üste kurulmuş medeniyetlere ait bulgulara rastlanılmıştır. En eskisi ise Pelaslara ait olan bulgulardır. Foça’da halen sürmekte olan kazılarda da Pelaslara ait bulgulara rastlanılmıştır.
Anadolu tarihin başlangıcından beri Türk’tür ve Türk kalacaktır. Hakkı Gültekin’in şu sözleri her zaman kulağıma küpe olmuştur. Ege’de nereyi kazarlarsa kazsınlar. Kazılan her yerden tarih fışkırır. Bu arada Hakkı Gültekin Bergama ve Menemen deki kazılarda kazı ekipleri ile birlikte çalıştığı gibi kazı ekibi başkanlıkları da yapmıştır.
Özcan Nevres   


28 Şubat 2008  23:51:12 - Okuma: (790)  Yazdır




İstatistik