Yazı

Nazizm Hortluyor mu?
Nazizm Hortluyor mu? 

Özcan Nevres

Nazizm hortluyor mu diye sormaya gerek yok.

Nazizm hiçbir zaman ölmedi ki hortlasın. İki günden beri Almanya da yanan bir binada dokuz Türk vatandaşının feci şekilde yanarak ölmesinden söz ediliyor ve soruyorlar. Kaza mı yangın mı? Yangından sağ kurtulan bir çocuk ise bir amca geldi. Apartmanın içinde kâğıtlar yaktı diyor. Yine bu süreç içerisinde ikinci bir Türk evinde çıkan bir yangın akla kundaklamaktan başka bir şey getirmiyor. Nazi yanlıların yabancıları ve en fazla da Türk’leri sevmedikleri bilinmektedir. Bu yangınların altından büyük bir olasılıkla Nazi yanlıları çıkacaktır.
 Bakınız o bölgeyi çok iyi tanıyan Burhan Savaş bu konu ile ilgili ne yazıyor? Adı, Almanya'nın Dünya KİMYA devi, 20-30 giriş-çıkış kapılı, B.AS.F.'le
özdeşleşmiş kent. Bu BASF'in, bırakın kendi yarattığı kent Ludvigshaven'ı, tüm Almanya'yı
söndürecek DEV İTFAİYE TEŞKİLATI, her an alarmda bekler.. Ludvigshaven'ın merkezindeki  4 katlı binanın tek katını söndürmeye gelmedi bu '' şerefsiz DEV '' Kılını kıpırdatmadı. Belediyeninki ise kaplumbağalardan sonra geldi.. Kendi polisleri bile, bu insanlık ıskartası itfaiyecilere ana-avrat sövdü, ağladı !! Bu insanımızın gözlemine göre her iki apartmanda çıkan yangın kasıtlı ve organize edilmiş. Bu nedenle de itfaiye yangını söndürme çalışmalarına geç başlamış.  Burhan Savaş’ın dediği gibi bu yangınlarda ölenler için muhteşem cenaze törenleri yapılacak ama sanıkların yakalanması için Dışişleri Bakanlığımızca hiçbir girişim yapılmayacak. Olayın üstü kapatılarak unutulmaya terk edilecek. Dünya ise Ermeni soy kırımı yalanına balıklama atlarken bu insanlık utancı vahşete karşı en küçük bir duyarlılık göstermeyecektir.
Gözümüz aydın. Bu gün Türban adında nur topu gibi bir çocuğumuz oldu. Çocuk laiklik kavramını kabullenmeyenler tarafından büyütülecek. İirticai çevrelerce olabildiğince de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaşlık ilkelerine karşı savaş verdirecekler. Amaçları bu ama Türkiye’nin çağdaş ve Atatürk devrimlerinden yana olan insanları bunu kabullenecekler mi? Yoksa bölünmüşlükten kurtularak tek bir yürek halinde karşı koyacaklar mı? Elbet karşı koyacağız. Atatürk devrimi ve ilkelerini hiçbir şekilde çiğnetmeyeceğiz. Türbanı öne sürerek Atatürk devrimi ve ilkelerini yok etmek isteyenlere ilk tokat Anayasa Mahkemesinden gelecektir.
Yıllardır türbanın İslami bir kıyafet olmadığını yazmaktayım, söylemekteyim. İslami diyenler lütfen bir rahibenin başındaki türbanı gözlerinin önüne getirsinler. Bir de savunmakta oldukları türbanı. Rahibelerinkinde ki bantlar mezheplerin simgesidir. Bizdekilerin ise tarikatların simgesidir. Çağdaş din bilginleri de bunu böyle kabul etmektedirler. Ne yazık ki Diyanet İşleri Başkanı bu konuda açıkça konuşmamakta ve kem küm etmekle yetinmektedir. Annelerimiz ve ninelerimiz de türbanlıydı diyenler şu gerçeği kabul etmelidirler. Annelerimizin başlarını örttükleri başörtüsüdür. Başörtüsünün ise kafayı lahana gibi saran türban ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur.
Türban yaşanmakta olan ve daha da derinleşecek olan ekonomik krizi gözlerden kaçırmak için gündeme zorla sokulmuştur. Bu nenle bir bardak suda fırtına koparmaya çalışmaktadırlar. Gönül isterdi ki Atatürk Türkiye’sinde doğup büyümüş kadınlarımız ve kızlarımız bu türban dayatması karşısında sizin istediğiniz bu mu? Bunu bahane ederek siz bütün medeni haklarımızı elimizden almak istiyorsunuz ama biz buna izin vermeyeceğiz diyerek başlarındaki türbanı çıkarıp annelerinin, anneannelerinin ve babaannelerinin başlarını örttükleri başörtüsüyle örtsünler. Zira hiçbir kızımız ve kadınımız hiçbir zaman ikinci, üçüncü ve dördüncü eş olmayı ve saçma bir inançla evlere kapatılmayı kabul etmez, etmemelidir. Eğer Atatürk Türkiye’sinin kendilerine verdiği eşitlik hakkını ellerinden bir kaptırırlarsa bu günkü yaşamlarını mumla arayacaklardır. Bu hakkı yeniden kazanmak için yine bir Mustafa Kemal gerekeceğini de asla unutmamalıdırlar.
Özcan Nevres


27 Şubat 2008  21:25:29 - Okuma: (388)  Yazdır




İstatistik