Yazı

Korunan Korunamayanlar
Korunan Korunamayanlar 

Özcan Nevres

Geçmişten günümüze miras kalan ve kültürümüzü yansıtan taş, ahşap ve bağdadi binalar vardır.

Bu binalar kültür mirasımız olduğu için sözde koruma altına alınmışlardır. Sözde diyorum. Zira bu binalar korunmamak üzere koruma altına alınmışlardır. Koruma altına alınmış binalara bu bina Kültür Bakanlığınca koruma altına alınmıştır levhası asmakla korunmuyor. Kültür mirası olan binalar ya kamulaştırılır ve dışarıdan gelecek her türlü tehlikeye karşı gereken önlemler alınarak korunulur. Ya da en kısa zamanda restore edilerek sahibine şartlı olarak teslim edilir. Ne yazık ki bu iki şık da uygulanmamaktadır. Kendi malını restore etmek isteyenlere ise çivi çakmasına dahi izin verilmemektedir. Kimi mülk sahipleri her türlü riski göze alarak binanın sokağa veya caddeye bakan yüzüne dokunmadan arkasına yeni bir duvar inşa ettirerek içeride her türlü düzenlemeyi yaparak kendi keyfine uygun bir duruma getirebilmektedirler. Oysa o binalar yalnızca ön yüzleri ile değil, tümüyle koruma altındadırlar. Zamanla ön cephedeki duvar bakımsızlıktan yıkılmakta ve binanın gerçek yüzü ortaya çıkmaktadır. Bunun hesabı da kimseye sorulmamaktadır. Yapanın yanına kar kalmaktadır.
Büyükçekmece’de ev alıp yerleştiğimde, çarşıya gittiğimde arabamı park ettiğim sokakta şahane mimarisi olan bir ahşap bina görmüştüm. Binanın kime ait ve neden bu denli bakımsız olduğunun nedenini araştırdım. Büyükçekmece’nin küçücük bir köy olduğu dönemin canlı tanığı biriyle tanıştım. O anlattı. Ben de hafızama kaydettim. Bir zamanlar orman bu köşkün yanına kadar gelirmiş. Enver Paşa bu ormana yaban hayvanlarını avlamaya gelirmiş. Ormanlık alanı çok sevdiğinden bu binayı av köşkü olarak inşa ettirmiş. Şimdi bina hazinenin. Koruma altına alınmış ama korunduğu yok dedi. Ertesi gün yine aynı yere geldim. Ön, yan ve arka cephelerinden binanın resimlerini çektim. Üç göller bölgesinin en büyük gazetesi Manşet gazetesine bu bina ne zaman koruma altına alınacak ve restore edilecek başlığıyla haber yaptım. Ne yazık ki haber beklediğim tepkiye neden olmadı. Bir süre sonra tinerciler yuvalanmış oldukları binanın bir bölümünü yaktılar. Hemen hemen her gün arabamı o sokağa park ederdim. Her gün binadan bir şeylerin eksildiğini görmenin ızdırabını yaşardım. Aynı gazeteye binayı bir kez daha haber yaptım. Bu kez haberim ses getirmişti. Binanın çevresi sac panolarla çevrildiği gibi binanın karşısında oturan bir emekliyi de bekçilik yapması için görevlendirmişlerdi. Bir süre sonra panolar kalktı. Bekçiye tek kuruş ödeme de yapılmadan işine son verildi. Konu ile ilgili bir haber daha yaptım. Zira binadaki tüm kapılar ve pencereler çerçeveleriyle birlikte sökülüp alınmış. Sıra ahşap duvardaki tahtaları sökmeye gelmişti.
Konu ile ilgili bir yetkili ile görüşmüştüm. Yetkili bu bina sanıldığı gibi orman köşkü değil, sizin tanımladığınız gibi denize sıfır bir yalı idi. Aslına uygun olması için binanın aynısını denize sıfır olan bir noktada aslına uygun olarak inşa ettirip yabancılar konuk evi olarak hizmete sokacağız. O binanın orman köşkü olmadığını, yalı olduğunu yazdığımda deniz nerede diye tepki gösterenler olmuştu. Oysa yalının bahçe duvarlarını döven deniz erozyon nedeniyle zamanla bataklığa dönüşmüştü. Karayolları E5 yolunu bataklığı doldurarak geçirmişti. Daha sonra belediyece dolgu devam ettirildiğinden yalı denizden iki yüz metre kadar uzak kalmıştı.
Bir mail almıştım. Maili gönderen ben Enver Paşa yalısının restore projesini hazırlayan mimarım. Binanın yanmadan önceki durumunu gösteren resim aradım. Ne kaymakamlıkta ne de belediyede bulamadım. İnternet’te yaptığım bir araştırmada sizin eski eserlere olan duyarlılığınızı fark ettim. Umarım sizde bu binanın yanmadan önce çekilmiş resimler vardır diyordu. Var dedim ve resmi gönderdim. Ardından resmin düzgün alınıp alınmadığını sordum. Gayet net olarak aldım diye yanıtladı.
Büyükçekmece’deki evimi satıp Silivri’deki villamı satın aldıktan sonra bir yıl kadar o binanın bulunduğu yere hiç gitmemiştim. Haberdar gazetesine bir iş için uğradığımda gözlerime inanamadım. Enver Paşa yalısı restore edilmiş çevre düzenlemesi başlatılmış. Torpido gözünden fotoğraf makinemi alıp resimlerini çekmeye başladığımda binanın bekçiliğini yapan zat yanıma geldi. Sizin sayenizde bu bine restore edildi dedi. İnanın hayatımın en büyük ödülü bu sözlerdi.
www.ozcannevres.com adlı sitemde resim bölümü çalışması bu hafta oğlum tarafından tamamlanacak. Tamamlandığında restore edilmesini sağladığım Menemen’deki Taşhan, Datça’nın Reşadiye mahallesindeki Koca Konak ile Enver Paşa yalısının resimleri, resim bölümünün en güzel süsleri ve benim gurur kaynağım olacak.
Özcan Nevres

22 Şubat 2008  20:39:03 - Okuma: (489)  Yazdır




İstatistik