Yazı

Gökçen Efe–3
Gökçen Efe–3 

Asil S. Tunçer

Gökçen Efe’nin işgali yaşayıp da mücadeleye karar verdiği andaki duygularını şu dizeler en iyi anlatır:

Çiçek açmış dağ yolları,
Bezenmiş Aydın illeri,
Dost bahçesinde gülleri,
Soldurma gönül, soldurma!
 
Dağda ölmek yiğit şanı,
Veren alır tatlı canı,
Üstüne dostu düşmanı,
Güldürme gönül, güldürme!”,
(Hanhan 1972: 16–17).
 
Bu mısralar aynı zamanda bir veli tipinin savaş arenasında gazi tipine dönüşünü vermesi bakımından önemlidir. Yunan askerlerinin bir Yörüğü dövdüğünü ve ona “vire gamoti, gamoti”  diye küfür ettiğini gören Gökçen Efe’nin ruhî durumundaki değişim ise şu mısralarda ortaya konulmaktadır:
 
Efe’de kaşlar çatık, beti benzi sapsarı,
Son bir bıçak vuruşu, kesti en son damarı.
 
Duruşu başkalaştı, bakışı başkalaştı,
Ve son bir damla suyla okyanus doldu taştı.
 
Şimşek gibi bir nağra inletti göğü, yeri,
— Ülen, bırağın onu, gidinin kahpeleri!
 
Ve ufuklar bir daha duydu martin sesini,
Ev sahibi hırsıza vurdu ilk sillesini.
(Hanhan 1972: 23).
 
Eserde buna benzer daha çok örnek vardır. Yukarıdaki parçalardan da anlaşıldığı gibi Gökçen Efe barış zamanı dindar, iyiliksever, kendi halinde, köyünde yaşayan, ziraat ve hayvancılıkla uğraşan, mütevazı bir kişidir. Buna karşılık savaş zamanlarında ise çatık kaşlı, narasıyla yeri göğü inleten, çok iyi silâh kullanan bir savaş kahramanıdır. O, her ne kadar dünyayı fethetmeyi gaye edinen bir kahraman olmasa da vatanı, namusu, dinî, özgürlüğü ve devleti için hayatını feda etmekten çekinmez. Zaten yaşadığı dönemdeki ortam onun dünyayı fethetmesini sağlayacak bir ortam da değildir.
 
Destanda tarihi zaman kullanılmış ve bu açıkça belirtilmiştir. Vaka zamanı 1919 yılının 15 Mayısında başlar ve Efe’nin şehit olduğu Ekim 1919’da sona erer. Gerçek hayatta yaşanmış bir olay anlatıldığı için doğal olarak söz konusu tarihlerde yaşanılan bazı olaylar da vurgulanmıştır. Mustafa Kemal Paşa’nın Bandırma vapuruyla Samsun’a hareketi, Bayındır ve Tire’nin işgali, Fata Baskını, Aydın’ın geri alınması, Üç Yol Baskını ve son olarak Gökçen Efe’nin şehit olduğu muharebe bizim tarihimizden yaşanmış gerçek olaylardır.
 
Esere mekân açısından baktığımızda şöyle bir durumla karşılaşırız: Destanda Gökçen’in evi hariç tamamen dış ve açık mekânlar kullanılmıştır. Gölcük yaylası, Fatalı köyü, Boz Dağ, Güme Dağları ve Küçük Menderes ovası destanda geçen gerçek mekânlardır. Buralar aynı zamanda, merkezî otoritenin ve yerel güçlerin haksız uygulamalarına isyan eden ve bunun için dağa çıkan Batı Anadolu efelerinin yıllarca yaşadıkları ve mücadele ettikleri bir coğrafyadır. Eserde bu coğrafya tasvir edilirken, bir bakıma Gökçen Efe ve etrafındaki zeybeklerin yaşadıkları yerler anlatılmıştır. Dolayısıyla kahramanın arzularının bir ifadesi olan mekân destanda fonksiyonel bir şekilde kullanılmıştır.
 
Kısaca belirtmek gerekirse, Ziya Hanhan, destanının konusunu Türk İstiklâl Savaşı’ndan almıştır. Hanhan’ın, Gökçen Efe ve Halil Ağa diye belirttiği kahramanlar Batı Anadolu’nun işgali esnasında mezalimi doğrudan yaşamış veya şahit olmuş ve millî mücadeleye doğrudan katılmış kişilerdir. Hanhan, hikâyesinde tarihi bir olayı, kişileri de tarihten almak suretiyle nazma çekmiş ve eserini yazarken, zaman zaman Battalgazi ve Köroğlu gibi halk destan kahramanlarının maceralarına atıfta bulunmuştur. Bu durum sanatçının halk destanları geleneğine bağlı kalma arzusuna bağlanabilir. Ayrıca ‘Gökçen Efe’ tiplemesi, İslâmi devir Türk destanlarındaki veli tipi ile gazi tipinin bazı özelliklerini üzerinde taşır. Eserin konusu millî savaştan alınmıştır. Eserde geçen kişiler yerel halk kahramanlarından seçilmiştir. Destanda mekân olarak Anadolu coğrafyası kullanılmış, açık ve geniş mekânlar tercih edilmiştir. Bu özellikler, Gökçen Efe Destanı’nın millî edebiyat akımının bir devamı sayılan memleket edebiyatı hareketinin tipik bir örneği olduğunu göstermektedir.
 
Kurtuluş Savaşı mücadelesinde önemli yararlılıklar gösteren ve bu nedenle ‘Kuvayı Milliye tacının iri pırlantası’ unvanını hak eden Tire’nin önemli isimlerinden Gökçen Efe’nin milli mücadele sırasında yaptıkları ve işgal günlerinde Tire-Bayındır-Ödemiş havalisinde yaşananlar birer destandırlar. Aynı zamanda yerli Rumların hainlikleri, Yunanlıların mezalimlikleri, Gökçen Efe’nin Yunanlı işgal kuvvetlerine yaptığı baskınlar ve Yörük Ali Efe ile yörenin ileri gelenleri arasındaki ilişkiler tarihin önemli olayları ve gelişmelerine gebedir; birer ibret vesikalarıdır.  
 
Sürecek…


15 Şubat 2008  00:25:52 - Okuma: (1185)  Yazdır




İstatistik