Yazı

Ahıska Türkleri–1
Ahıska Türkleri–1 

Asil S. Tunçer

Kafkasya Türkleri denilince ilk akla gelecek coğrafik sınırlar bellidir ama her nedense 'Ahıska' adı altında bu konu çok az işlenmiştir.

Bugün dünyada yaşayan yaklaşık 400.000 Ahıska Türkünün büyük çoğunluğu sürgündedir. Ahıska Türkleri konusu irdelenirken tarihsel bağıntılar göz önüne alınaraktan Azerbaycan ve Nahçıvan bölgelerinin de konu içine çekilmesi uygundur. Çünkü ta ki Akhunlar ve Halandürükler ve Ağaçeriler dönemlerinden beridir bu coğrafya da kesin bir Türk varlığı mevcuttur. VII. yy.dan beri Hazar Türklerinin bölgeye yaptıkları akınlar ve Afşin Bey gibi Emir Boğa'nın da Kafkasya'da bir müstakil Türk devleti kurma yolunda, çabalar sarf ettiğini bilmekteyiz. XI. yy.da Kafkasya'ya giren Selçuklu Türkleri bölgede Türkmen-Oğuz nüfusunun artmasında önemli rol oynamışlardır. 1146'da Azerbaycan'da bağımsızlığını ilan eden Kıpçak Türklerinden olan Atabeyler buna en iyi örnektir. Diğer adı Pehlivaniler olan Atabeyler, XIII. yy.da kendi egemenliklerini ilan Harezmşahiler zamanına kadar varlıklarını korumayı bilmişlerdir. Daha Moğol karakterli olup içinde Türk unsurları taşıyan Hülagü ve Bereket Han kuvvetleri ise İlhaniler, Celairiler ve Akkoyunlular ile Karakoyunlular adları altında kurulacak Türk egemenliklerinin yolunu açmışlardır. Bu coğrafya da dağınık bir şekilde yaşayan Türk unsurlardan Kumuk, Nogay, Karaçay ve Çağatayların daha çok Doğu Kafkasya'da; Azeriler, Oğuzlar ve Türkmenlere ise daha çok Batı Kafkasya'da rastlarız.
İran'da Şah Tahmasb öldükten sonra Osmanlının bölgeye daha fazla ilgi göstermeye başladığı görülür. 1510'de Veliaht Selim zamanında Abhazya, Lazistan (Çanrti) ve Ciketya (Çerkezler) bölgelerine seferler düzenlendi. 1553'te Osmanlı-İran Antlaşması ile bu bölgeler fethedildi. 1545 yılında Osmanlı ordusu 22.000 kişilik bir Osmanlı Ordusu ise bölgeye akınlar düzenledi. Acara ve Lazistan hedefti. Erzurum (Tao) ve Artvin (Klarceti) ve Acara ele geçirildi. II. Osmanlı-İran Savaşı'ndan sonra İran'da (1576–1587) yılları arasında ayaklanmalar baş gösterdi. Abbas "Şah" Mirza tahta geçti. 1578 Lala Mustafa Paşa Güney Gürcistan'a yürüdü. 9 Ağustos 1578'de Osmanlı Ordusu Güney Kafkasya'ya girdi ve bütün Kafkasya'yı fethetti. Kartli Kaleleri'ni Osmanlılar ele geçirdi. Bizans, Arap, İran, Moğol, Osmanlı istilalarını yaşadılar. 1590 yılında barış imzalandı. 1604–1605 yıllarına kadar Osmanlılar bölgede tam hâkimiyet sağladılar. Kartli'deki ayaklanmamalar sonrası Tebriz ve Van Beylerbeyi Cafer Paşa bölgeye geldi. 5 saat süren amansız savaşta Osmanlı saflarında savaşan Gürcü Beyi Brataşvil'nin yardımıyla Kral Simon tutsak edildi, Yedikule zindanlarında hayatı son buldu.
Bu bölgedeki İslamlaşmaya, Gürcüler Tatarlaşma adını verdi. 1602 de Osmanlılar İran'da Şah Abbas'a yenildi. 6 Kasım 1603'te Şah tarafından Azerbaycan işgal edildi. 1612 de barış yapıldı. 1614'te anlaşma bozuldu. 1618'de Gürcüler Osmanlılardan yardım istedilerse de Hıristiyan Tatarlar, Osmanlı sınırlarına tecavüz ediyordu. 1629'da Şah Abbas (İran) Osmanlıları çıkararak bölgeye egemen o1du.
1634–1642 Gürcistan'da aslında bir Osmanlı-İran mücadelesi var olmuştur. Bu tarihte iki ülke arasında anlaşma sağlandı. 1659'da Gence Hanı Selim tarafından Azerbaycan'dan alınarak Kafkasya'ya (Gürcistan'a) yerleştirilen Azeriler ve Türkmenler yüz binleri buluyordu. Bu yüzden bölgede ayaklanma çıktı ve getirilen birçok Türkmen öldürüldü. Bunun üzerine Gence Hanlığı'na Murtaz Ali Han getirildi ve bu yerleştirme politikalarından vazgeçildi. Bu yeni Han bölgede işbirliği yapan Gürcü asiler birbirine düşürüp zayıflattı ve kılıçtan geçirtti. Gürcüler ne "kurt" isteriz ne de "aslan" diyordu ve Osmanlı ile İran birincil düşmanlar olarak görülmekte idi.
Önceden Osmanlı-İran arasında paylaşılamayan Gürcistan 1720'lerde bu sefer Rusya ile Osmanlı arasında egemenlik mücadelesine sahne olur. 1723'te Osmanlı İmparatorluğu, 1744'te İran (Nadir Şah), 1783'te Rus egemenliklerinin başlangıç tarihleridir. 1751'de Şeki-Şirvani Hanı Hacı Çelebi isyancı Gürcü milislerle girdiği savaşta galip gelir. Fakat Gürcüler Azerbaycan'daki Azat Hanlığı'na saldırarak intikam aldılar. 1752'de bu sefer Hacı Çelebi Gürcüleri bozguna uğrattı. Yalnız ordusunda çıkan bir karışıklık yüzünden galibiyeti tam elde edemeden savaş alanını terke etmek zorunda kaldı. Kerim Han'ın bölgedeki nüfus mücadelelerinden sonra Poti kenti Osmanlılar tarafından alındı ve bölge de İslamlaştırma hareketlerine girişildi. Kral Solomon'un bölgedeki feodal beyleri Osmanlı'ya karşı örgütlemesi üzerine Poti'de bulunan Osmanlı Paşası Sultan'ın emriyle 1757 yılında İmereti sınırlarına dayandı. 1763–1768 yılları arasında bölgede amansız mücadeleler meydana geldi. 23 Haziran 1768 yılında Gürcü Beyi bir elçisi Maksime Kukateli'yi Rus Çarına göndererek gizli anlaşma yapmıştır.
1768–1774 yılları arasında cereyan eden Osmanlı-Rus Savaşı döneminde ise Osmanlı Ordusu bölgedeki Müslümanlardan yardım istemiştir. 20 Nisan 1770'de yapılan savaşta Osmanlılar 3.000 kayıp vererek çekildiler. Erivan Hanı Gürcü Kralına kızıp Osmanlı'ya sığındı. Osmanlılar 1774 Ocak ayında 4.000 kişilik bir ordu ile saldırıya geçtiler. 1.400 kayıp ve 700 yaralıdan sonra 10 Temmuz'da Küçük Kaynarca Barış Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmanın 23.maddesi Gürcistan ile ilgilidir.
 
…sürecek…


19 Nisan 2007  09:03:04 - Okuma: (1136)  Yazdır




İstatistik