Yazı

Gözümüz Aydın
Gözümüz Aydın 

Özcan Nevres

Çok güvenilir dostlarımız İran ve Rusya’dan uzun vadeli anlaşmalarla doğalgaz aldığımızı hepimiz biliyoruz.

Ülkemizde toplam elektrik üretimimiz elli üç milyar kilovat saattir. Yani hidra, termik ve doğalgazla ürettiğimiz elektriğin tamamı bu. Oysa rüzgâr türbinleri ile üretilebilecek elektrik elli sekiz milyar kilovat saat. Oysa hiçbir masrafı olmayan rüzgârla enerji üretmektense dışa bağımlı olan doğalgazla üretmeyi özel sektörün baskısıyla yeğlenilmiştir. Şu sıralar İran’ın doğalgaz akışını tamamen, Rusya’nın da kısmen kesmesi sonucu elektrik üretimi de tehlikeye düşmüştür. Elektrik tüketiminde tüketiciyi tasarrufa zorlanılması için günümüz şartlarına göre elektriğe yüzde yirmi gibi çok ağır bir zam yapılmıştır.
Elektriğe ağır zam yapılmış olmasına rağmen halen Kuzey Irak’a ucuz elektrik verilmesi haklı olarak tüketicilerin tepkisine neden olmaktadır. Elektrik açığını kapatmak için Yunanistan’dan elektrik alınacak olması en büyük tepkiyi göstermemize neden olmalıdır. Vehbi’nin gerekesi şimdi anlaşıldı diye bir deyim vardır. Günlerdir Yunanlı balıkçıların koylarımızın içine kadar girip balık avlamalarına ve Yunan sahil güvenlik botlarının balıkçıları korumak için kara sularımızın içerisine kadar girmelerine göz yumulmuş olmasının nedenini böylece anlamış oluyoruz. Yunanistan’dan elektrik satın alacağımız için yetkililer belli ki aman Yunanlı dostlarımızı darıltmayalım diyorlar. Dikkat ederseniz Yunanlı balıkçılar, sahil güvenlik botları ve havadaki it dalaşlarıyla ilgili haberler boyalı basınımızda bıçak gibi kesilmiştir.
Yıllardır bir elektrik ve elektronik teknisyeni olarak düşük debili elektrik santralarını savundum. Zira düşük debili elektrik santralarında akarsu yeterli. Elektrik üretimi için baraj gerekmiyor. Yeter ki kanatları çevirebilecek kadar su olsun. Yaşı ilerlemiş olanlar çocukluk yıllarının su değirmenlerini mutlaka anımsarlar. Örneğin Muğla Gökova’da azmağın içinde küçücük bir değirmen vardı. Neredeyse bilek kalınlığındaki hem de olabildiğince düşük debili bir suyla her yıl yörenin buğdaylarını öğüterek en sağlıklı unu elde ederdi. Çarşı ekmeğine bu derece bağımlı olduğumuz bu yıllarda o ve ona benzer değirmenlerin halen çalıştığını sanmıyorum.
Tüm öğütücü taşlar elektrikle çalışan motorlarla döndürülerek öğütme sağlanılır. Tüm ülke genelinde ne kadar çok elektrik harcandığını söylemeye gerek görmüyorum. Bu gibi tesisler akarsu kenarlarında kurulsa tasarruf edilecek elektriğin değerini herkes anlar. Örneğin ülkemizin her yöresindeki sulama kanalları bu iş için biçilmiş kaftandır.
Enerji üretiminde de tarımda da hep kolay olanı yeğlemişizdir. Rumların yerleşim alanlarındaki değirmenler halen sapasağlam ayakta durmaktadırlar. Tarihin babası Heredot’un Ege öyle bir beldedir ki, o beldenin dağlarından yağ, ovalarından bal akar. O beldede on sekiz milyon insan refah içinde yaşar der. Gerçi on sekiz milyon insan abartılıdır ama refahı gerçektir. Bu refahı nasıl sağlamışlar? Rüzgârın bol olduğu yerlerde yel değirmenleri, suyun bol olduğu yerlerde ise su değirmenleri kurmuşlardır. O dönemde motor icat edilmemiş olduğundan değirmenler su, rüzgâr ve hayvan gücüyle çalıştırılırdı. Hayvanları tarımda kullanmak daha akılcı olduğu için ağırlık suya ve rüzgâra verilmiştir.
Su gücünden yararlanamayan Hollanda’da ağırlık rüzgâr enerjisine verildiği gibi denizdeki gel-git olaylarından da yararlanmıştır. Hollanda rüzgâr enerjisini o kadar çok akılcı kullanmaya başlamıştır ki evlerde bireysel olarak kullanılacak elektrik üretim türbinleri üretmeye ve ihraç etmeye başlamıştır. En hafif esen rüzgârda bile beş kilovat ve daha fazlasını üreten türbinler giderek yaygınlaşmaktadır. Beş kilovat elektrik bir evin gereksinimi çok rahat karşılar. Bu gün için bu elektrik türbinler dar gelirlilere pahalı gelir. Bir zamanlar evlerde elektrik jeneratörü bulundurmak hayaldi. Oysa bu gün için birçok evde ve seyyar satıcılarda küçük benzinli jeneratörler vardır. Bu da ülkemize giren ucuz Çin malları sayesinde gerçekleşmiştir. Çok sık kesilen elektrikler yüzünden bende bile üç kilovatlık bir jeneratör var. Bu günlerde pek işimize yaramıyor ama gelişmeler elektrik kesintilerinin kaçınılmaz olduğunu göstermektedir. Kesintiler uygulanmaya başladığında bu jeneratörler çok işe yarayacaktır. Zira doğalgaza bağlı olan ısınmamızı sağlayan kombiler elektriksiz çalışmıyorlar.
Özcan Nevres  13 Ocak 2008 Salı


13 Ocak 2008  10:03:18 - Okuma: (990)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik