Yazı

Tur mu? İntihar mı?
Tur mu? İntihar mı? 

Asil S. Tunçer

Turizmde her geçen gün daralan piyasa, acımasız rekabet koşulları, yeni pazar arayışları ve farklı rant kapıları.

Bunlardan en belirgin olanı son yıllarda hızla sektörsel büyüme gösteren ve küçülen dış piyasaya alternatif olarak turizmcilerin yeni umut yani ekmek kapısı olan okullar ya da daha Türkçesiyle okul turları.

Uzun zamandır çeşitli platformlarda bir Rehber olarak okul turlarında gördüğüm aksaklıkları, yaşanan sorunları ve gerekli olan yeni düzenlemeleri kendimce dile getirmeye çalıştım. Benim gibi birçok turizm çalışanı değişik ortamlarda ve farklı yönleriyle bu hızlı ve çarpık büyüyen sektör hakkındaki düşünce ve görüşlerini belirttiler ama maalesef görmezden gelindi. Bugüne kadar bu konuda herhangi bir gelişme yaşanmadı, oturmuşluk göze çarpmadı ve gerekli düzenlenmeler sağlanmadı. Bunun en acı sonuçlarından birini Cumartesi günü yaşadık. 46 kişilik otobüste seyahat eden 63 kişinin bir trajediyle biten tur (demek şahit ister) macerasının bilânçosu 33 ölü.

Bu bir gezi yani tur otobüsüyle yapılan izinli, onaylı bir okul turu ve seyahat edenlerin çoğu öğrenci. Bu haliyle bakıldığında sonuç çok daha düşündürücü ve vahim; yani her zaman dile getirdiğim turizmin en büyük dertlerinden biri olan kaçak tur, bilinçsiz ve ehliyetsiz tur, ucuz tur. Sonuç ise; çoğunluğu öğrenci 33 canın mal olduğu kara bir kaza tablosu.

Şimdi suçu kime mal edeceğiz? Hangi kapıyı çalacağız. Bu turun araç iznini başka plaka ile alıp tura belgesiz başka bir araç gönderen taşımacı firmaya mı? Tamam kurallara aykırı ama bu tip uygulamalar bazen olabiliyor. İzin alınan ve plakası yazılı araç tura başlanacağı saatlerde arıza yapabiliyor veya gönderildiği önceki işinden zamanında dönemeyebiliyor. Bunun yerine farklı ama aynı standartlara başka bir araç tahsis edilebiliyor. Yani kural teorikte var pratikte pek işlemiyor sanki.

Otobüsü kapasitesinin üstünde yolcu taşıdığı için mi suçlayacağız? Bu mümkündür. Kapadokya gibi bir yere %30 fazla kapasiteyle yolcu alan bir otobüs suçludur. Peki, ya bu otobüse binen insanlara ne diyeceksiniz? Pardon insanlar derken sadece veli ve öğretmenleri kastediyorum. İşte asıl suçlu olanlar bunlar değil midir? Tur biraz daha ucuz olsun, yanıma çocuğumu da alayım ve turu yarı yarıya bedavaya getireyim ve gerekirse kucağıma da oturturum, koltuk işgal parası ödemem ya da "şu firma bu turu 2 YTL daha ucuza yapıyormuş, onunki de otobüs bununki de otobüs" mantığı bizde olduğu sürece bu tarz facialar hep yaşanacaktır.

Yaşanacaktır da olaylardan habersiz sırf bir hafta sonunu sınıfça veya okulca gezi yapma hevesiyle otobüse doluşturulan, üçer üçer oturtulan öğrencilerin; yani yavrularımızın, çocuklarımızın suçu ne? Üstelik büyüklerinin bu aymazlığını, affedilemez bu rant kavgacılığını, insani ve ticari ahlaksızlığı canlarıyla ödediler. Sağ kalanlarda ebediyen hafızalarından silinmeyecek korku dolu dakikalarıyla, bu yaşta beyinlerine kazınan kaza anılarıyla yaşayacaklar.

Bu turun oluşmasında ya da facianın meydana gelmesinde, turu bir servis otobüsüyle hatta minibüsçülüğü mantığıyla bakan (sözde) öğretmenler ve başta okul yönetimi ile kendi çocuklarını yavrularını üç kuruşa değişebilecek çürük zihniyete sahip (sözde) anne-babalar suçludur. Yoksa bu otobüs bu okulun önünden hareket etmezdi, edemezdi. Okul turlarında bedava tura gitme hevesiyle müdüriyetin kapısını aşındıran öğretmenlerden, turu kapmak ve başka firmaya kaptırmak istemeyen şirketlerin okullara ve idarecilere yaptıkları bağışlardan tutunda okula, öğretmenlere ve okul aile birliğine kadar giden uzun bir rant zincirinde sömürülen öğrenciler ve veliler. Bilinçsizliğe, cahilliğe ve de ucuz rant sevdasına eklenen usulsüzlükler, kaçaklar. Dinlenmeden işten işe koşuşturulan uzun yol şoförleri ve yollarda uyuklamalar; belgesiz ve kaçak çalışan şirketler; Türsab denetimi olmayan ve Rehbersiz otobüsler. Sokak arası kaçak turcular, ev gezmesine gider gibi yapılan organizasyonlar. Turizmden bihaber olayı sadece otobüs yolculuğu gören bilinçsiz vatandaş ve bu karmaşa içinde kendine çıkar sağlama peşinde olan bazı uyanıklar. Konaklamasız ve günübirlik yapılan ve adına tur denilen Çanakkale ve Ankara okul gezilerine ses çıkarmayan, "siz uykusuz nasıl 36 saat yolculuk ve gezi yapıyorsunuz?" bir garip Türsab. Bir türlü Rehbere alışamayan, ısrarla turu taşımacılık formatında tutmaya eğilimli bir Türkiye'nin turizm otoriteleri ki hala bir Rehberlik Yasası'nı çıkartamayan cebi zengin ama aklı fakirler. (Rehberliği Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na bağlamaya çalışan Esnaf zihniyetli zat-ı muhteremlere sözüm başka zaman; onlar önce bu olayın hesabını kamuoyuna ve kendi vicdanlarına bir versinler).

Ne kadar dövünsek de, ne kadar sövünsek te boş. Olanlar masum yavrulara oldu. Ben bir tek onlara acıyorum. Zaten nur gibiydi yüzleri ve nur içinde yatsınlar. Geride kalan yavrularımızın da biran önce sağlıklarına kavuşmaları ve tekrar eskisi gibi nur yüzlü minikler olmaları için dua edeceğim.

Bu olayda tek bebekler ve çocuklar masum ve suçsuz. Gerisini bilmem...

Asil S. TUNÇER
Profesyonel Turist Rehberi


16 Nisan 2007  19:02:21 - Okuma: (692)  Yazdır




İstatistik