Yazı

Muhteşem Bir Gün
Muhteşem Bir Gün 

Özcan Nevres

Gün on dört Nisan iki bin yedi.

Türkiye’nin her yerinden gecenin üçünde harekete geçen otobüsler tam dolu olarak Ankara’nın yolundalar. Bazı çevrelerce ve özellikle satılmış medya iki bin kişiyi zor toplar dedikleri Tandoğan Meydanı mitingin başlamasına iki saat kala neredeyse tam dolmuş durumda. Kanalturk o saatte canlı yayına hemen başladı. Bu ara merak ettiğim için tüm kanalları zaplıyorum. Malum kanallar sanki bu büyük mitingden haberli değiller. Saat on birden itibaren mitingi sona erinceye kadar Kanalturk’ten izledim. Anıtkabir’de her türlü slogan atılması yasak iken bu defaya özgü serbest bırakılıyor. Katılımcılar askerlerimize olağan üstü sevgi gösterisinde bulunuyorlar.
 
Yıl bin dokuz yüz atmış. Ve aylardan Mayıs ayı. Menderes hükümetine karşı tepkiler çığ gibi büyüyor. Özellikle İstanbul’da, Ankara’da ve İzmir de hemen hemen her gün hükümet aleyhinde gösteriler var. Hükümet çaresizlik içinde. İlan ettikleri sıkıyönetim bile bu gösterileri engelleyemiyor. Tanklar Beyazıt meydanında her an harekete hazır beklemekte. Hükümetten gelen ateş edin emrine uyan ne bir tank ne de tek bir asker var. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı bu emre tam karşı. Dahası gençler tankların üzerine çıkıp askerlerimizle sarmaş dolaş olup birbirlerine sevgi gösterisinde bulunuyorlar. Ordu gençlik el ele sloganları yeri göğü inletiyor.
 
Geçmişten yine bir örnek verelim. Adnan Menderes ortaokul mezunudur. Milli şef İsmet İnönü bu saygılı çocuğu (paşanın deyimiyle) çok sevmektedir. (Adnan Menderes) Ona imtihanlara girip hukuk diploması almasını önerir ve yakınlarından ona yardım edilmesini ister. Menderes imtihanlara girer ve hukuk diplomasını alır. Hani derler ya zamanın neler göstereceği bilinmez. Ne kadar doğru söylenmiş bir söz. Zaman ilerler, devran döner. Adnan Menderes artık kurdukları Demokrat Partinin başkanıdır. Rekabet saygıyı ve sevgiyi yok eder ve Adnan Menderes’te İsmet İnönü’ye karşı müthiş bir kin oluşur. İsmet İnönü’nün kendisine yaptığı tüm iyilikleri unutur. Son zamanlarda Adnan Menderes’in söylemleri çok ürkütücüdür. Bunlardan en önemlisi gerekirse sehpalar kurarız olmuştu. Muhalefet lideri İsmet İnönü’den oldukça sert bir yanıt gelmişti. Evet, sehpalar kurulur ama hangi tarafa işleyeceği bilinmez. Sonuç İsmet İnönü’nün dediği gibi oldu. Menderes’in kurarız dediği sehpalar kuruldu ve o sehpalarda kendisi ve iki kader arkadaşı sallandı.
 
Gelelim iki bin iki yılına. AKP Genel Başkanı Sayın Tayip Erdoğan partisinin başkanı olduğu halde almış olduğu ceza yüzünden milletvekili seçilemedi. Partisi CHP lideri Sayın Deniz Baykal’dan aldığı destekle Anayasa’da değişiklik yapılmasını sağladı ve Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın seçilebilmesinin önü açıldı. Yasal veya değil. Siirt’ten seçilen bir milletvekili istifa ettirilip Siirt’e özel yeni bir seçim yapıldı ve Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın seçilmesi ve başbakan olması sağlanıldı. Bu durumda CHP Genel Başkanına ve partisine minnet duyması gerekirken bakınız ne diyor. CHP lideri Deniz Baykal ile görüşmek zaman israfı olacağı için görüşmeyeceğim. Sormak gerekmez mi? Aynı sözü Anayasa’daki sizi de ilgilendiren hükmü değiştirmek için desteğini alırken niye söylemediniz? Zaman bazı konularda kalın dişli bir törpüdür. Geçmişi çok hızlı siler. Minnet duygularını silip yok ettiği gibi.
 
Kısa bir zaman sonra kimin Cumhurbaşkanlığına aday olacağını göreceğiz. Dileğimiz bu seçimde inatlaşmanın değil sağduyunun hâkim olmasıdır.
 
Özcan NEVRES   


16 Nisan 2007  14:07:50 - Okuma: (813)  Yazdır




İstatistik