Yazı

Okuma Notları I
Okuma Notları I 

Ahmet Mocan

Bundan sonra arada sırada, okuduğum çeşitli dergi, kitap ve gazetelerden not ettiğim kısa paragraf veya yazılarla sizlerle birlikte olacağım… Amacım dikkatimi çeken, beğendiğim yazıları sizlerle paylaşmak…

 1. Tarih bilmenin önemini anlatan çok güzel bir paragraf… Usta romancı Adalet Ağaoğlu’ndan:         
  “Dostlarım, insanlığın toplumlar, topluluklar tarihini bilmek, uygarlıkların birbirini nasıl izlediğini, nerede, nasıl etkilediğini bilmektir. Bunu bilmek, bugünü, bugünkü kendimizi bilmektir. Kedini bilen, tanıyan, kendi ölçülerini de bilir. Hesabını kitabını ona göre yapar. Kaldı ki, yanından geçip gittiğin şu han duvarını kimler taş taş üstüne koyarak kaç zamanda örmüş, bunu bilmezsen, insanı hissedemezsin. Hissedemeyince senin için insan hayatının değeri kalmaz. Sen tarihe hakkını vereceksin ki tarih de sana hakkını vere…”
            [Adalet Ağaoğlu, Romantik Bir Viyana Yazı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları]
 2. 15 Ekim 2007 tarihli Vatan Gazetesi’nde, Tuna Kiremitçi’nin “Çok Tuhaf Günlük–44” başlıklı yazısından bir paragraf:
 “Nokia’ma gelen bayram mesajlarını siliyorum. İnsanlar herkese aynı mesajı göndermenin kötü bir duygu uyandırdığını niye anlayamıyorlar? Bayramımın mübarek olmasının tek nedeni, mesajı gönderen kişinin dijital rehberine kayıtlı olmam. Ama bir cep telefonu tarafından düşünülmek pek mutlu etmiyor insanı.”
 3. Nereden okuyup not ettiğimi yazmamışım; ama Mevlânâ’dan:
 “Ten ehli ilmin yükünü taşır,
 Gönül ehli ilme binip ulaşır.
  Kalbe giden bilgi faydalı mutlak,
 Tende kalan bilgi bir yüktür ancak…”
 4. “Bir şeyi sevmek için tanımak lâzımdır.” [Nazan Bekiroğlu, Cümle Kapısı]
 5.Oktay Rifat’tan bir şiir:
 “Sen ve Başkaları

 Bir sen yürürsün sokakta, yürürken;
 Oturursun koltuğa, oturunca.
 Su, bir senin bardağında en çok su.
 Bir senin kolların bileziklidir.
 Bir senin ağzın dudaklı ve sıcak.
 Bir sen memelisin, ince bellisin

 Başkaları gitmiş olur, gidince;
 Bir sen yakınsın, uzakta kalınca…”
 
 
 
  6. Romantik Bir Viyana Yazı’ndan:
 “İnsan doğduğu, hem de doyduğu yerin tarihini bilmezse, ne memleketin, ne dünyanın tarihini bilebilir. Bunu kafalarınıza yazın, kuzucuklarım. Bir tarihi ezberlemek başkadır, orada kendi yerinizi ete kemiğe bürünmüş olarak bulmak başka…”
  7. Ahmet Karcılılar’ın İnkılâp Yayınları’ndan çıkan “Anonim Kitap” adlı kitabından:
 “Ne diyor Kutsal Kitap; önce söz vardı. Yani eşyadan, insandan, evrenden önce vardı yazı.”
 “Tanrı göndermiş yani.”
 “Şöyle de diyebiliriz, edebiyat Tanrı’nın sanatıdır. Onun bize göründüğü tek ifade biçimidir. O, anlamlarını yazı ile gösterir bize. Aslında şunu demek istiyorum; yazı insanın dışında gelişmiş ve son hâlini almış bir sanattır, insan onu taklit eder sadece. Düşünsene, tarih yazıyla başlıyor. İnsanın hiçbir şeyi bulmasına imkân var mı?”
 8. Usta şair Can Yücel’den, okuduğumda beni gülümseten bir şiir:
 “Yaşasın Cumhuriyet
 Gölköy adında bir köy varmış Gelibolu’da
 Televizyonda gösterdiler geçen gün.
 Gelenek edinmiş köy halkı,
 Ben kendimi bildim bileli bu böyledir
 Diyor muhtar:
 29 Ekim`de toptan sünnet ederlermiş çocuklarını...
 Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi
 Kirvesi tutmuş kolundan
 Yatırdılar bir kamp yatağına,
 Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi
 Elinde bıçağıyla,
 Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:
 Yaşasın Cumhuriyet diye
 Korkarım, bu sade Gölköylülerin değil,
 Umûmumuzun
 Sade küçüklerimizin değil, büyüklerimizin de
 Düştüğü bir tarihsel yanılgı
 Çünkü sünnet değil, farzdır Cumhuriyet”
 
 9. “Türk genci: Birinci kata çıkmak için, yedinci kattaki asansörü zemine çağırıp bekleyen kişi.”
 
[Enis Batur, Bu Kalem Un(ufak)]
 
 10. Muğlaca günler:
 
 Pazartesi: Bazarertesi
 Salı: Melasbazarı
 Çarşamba: Dernek, Yatıganbazarı
 Perşembe: Molubazarı
 Cuma: Cume, Bözügbazarı
 Cumartesi: Ulubazarı
Ahmet Mocan


5 Aralık 2007  00:09:51 - Okuma: (648)  Yazdır




İstatistik