Yazı

Engelliler haftası münasebetiyle
Engelliler haftası münasebetiyle 

Etem Kutsigil

Selçuk Belediyesi'nden yürüme engellilerin bir ricası

Selçuk Belediye Başkanlığı'na...
Uzun zamandan beri, Havuzbaşı'ndaki Belediye Restoranı'nın gerek yemekleri, gerekse nezih ortamı yönünden övüldüğünü müdavimlerinden duymaktayız. Bir Selçuklu olarak bundan da gurur duyuyoruz.
        
         20./21. yüzyıllarda medeniyetin ölçütlerinden birisi de, engellilerin eve kapanmamaları için, rahatça gezebilecekleri, toplum içine karışabilecekleri uygun ortamlar oluşturmak, önlemler almaktır.
 
         Bu önlemlerin en başında da şehirdeki bütün insanların girip çıktığı binalara ya asansör konulması, ya da eğimli yol yapılmasıdır.
 
         Engelli-Belediye hizmetleri bağlamında duyuyoruz ki, Belediye Havuzbaşı Restoranı'nda engelliler için özel WC vardır. Ama bir yürüme engellinin restorana girmesi için eğimli yol yok iken, bu WC'nin nasıl bir traji-komik durum yarattığını düşününüz!
         Restoran'da güzel hizmet sunan, başta İbrahim Kural kardeşim olmak üzere diğer personel her ne kadar bana son derece zarif davranıp, "biz sizi merdivenlerden çıkarırız Hocam" demişlerse de, o merdivenlerden, sandalyemin üzerinde hafif geriye doğru yatırılarak "bir astronot gibi" çıkarılmaktan ve o kardeşlerimi yormaktan ancak üzüntü duyarım. 
 
         Belediye Başkanlığından ricamız odur ki, buraya en kısa zamanda, en kolay, en kullanışlı ve en ucuz da olsa bir yolun yaptırmalarıdır.
 
         Son beş yıldan bu yana Anıtkabir’e gidenler, bayrak direğinin yanındaki duvara iliştirilmiş ve sırf yürüme engelliler için yapılmış olan düzeni görmüşlerdir. Bu düzen sayesinde beş yıl önce tekerlekli sandalyemizle Mozole'ye kadar çıkabilmiştik..
 
         Aynı düzen girişteki iki merdivenden birine konabilir. Böylece engelli, geldiği zaman, tekerlekli sandalyesiyle, yukarıya doğru hareket edebilen platformun üzerine çıkar. Bir görevli, hatta kendisi, düzeneği hareket ettirerek yolu aşar.
 
         İkinci ricamız;
         Selçuk - Meryemana yolunun kaldırım kenarlarında eğimli yollar yapılmış. (yapanlar sağ olsun.) ama sandalyenin ön tekerleklerinin çıkabilmesi için bu eğimin kaldırımdan yola kadar devam etmesi gerekirken, birden bire eğimli yol bitiyor. Oluşan yeni yükseklik bazen on santimetreyi buluyor. Bu yüzden engellinin yardım almaksızın buradan emin bir şekilde kaldırıma çıkabilmesi imkânsız hale geliyor.
 
         Eğer engelli yalnız başına gitmek isterse, yolun kaldırıma en yakın kenarından gitmesi gerekir ki, bu yöntemin de can güvenliği yok. Maşallah bizde öyle şoförler var ki, kaldırımda bile can alabiliyorlar… Değil ki, kaldırımın altında...
 
         Denebilir ki; “be adam sen de evinde otur.gezmek senin neyine..” İlk bakışta haklı görülebilir. Ama yürüyebildiği zamanlarda kesintisiz On sekiz kilometre yürüyebilen bir insan için yürüyememek o kadar zor ki, başına gelen bunu idrak edebilir..
 
         Bu insanlar akülü sandalyeleriyle aranızda gezerken, eski günlerini hatırlayarak mutlu oluyorlar.
 
         Bizlerin ise, aranızda dolaşmamızın sizler açısından bir yararı da, sağlıklı olduğunuz şu günlere de, engelliyi görerek sağlığınızın değerini hissetmeniz, salığınıza gereken özeni göstermeniz için bir somut bir örnek oluşturmaktır.
 
         Sayın başkanımızın bizzat ilgisine sunduğum bu dileğimin, ses getirmesini ve en kısa zamanda engellilerin, başkanla beraber orada bir kahve içtiklerini, Meryemana Kavşağı-Selçuk yolunda yürüyüşe çıktıklarını görebileceğimin ümidiyle başarılar dilerim.
 
         Sağlıklı günlere doğru el ele...


4 Aralık 2007  16:46:16 - Okuma: (706)  Yazdır




İstatistik