Yazı

Özür ve özürlü
Özür ve özürlü 

Nuri Gökgöz

Yazıma başlamadan önce sözlüğüme açıp baktım. Aslında hepimizin bildiği ve belki de her gün birçok defa kullandığımız bir kelimeydi o. Özür.

”Özür: Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığı, ileri sürme veya bu kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret. Bir başka anlamı da Sakatlık, bozukluk, eksiklik veya elverişsizlik”.
 
“Özür” aslında çok sevimli ve derin anlamlı bir kelimedir. İnsanoğlu yaşadığı süre içinde elbette ki hatalar yapacaktır ve yapmaktadır da. Önemli olan yapılan bu hatalar sonucunda zarar görenlere karşı bizim alacağımız tavırdır. Aldığımız bu tavrın ölçüsü, zarar görenlerin bize karşı gösterecekleri tepkininde derecesini belirler. “tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır” sözünde olduğu gibi.
 
Hani bir sözümüz daha var. “özür dileyen insan büyük insandır” diye. Dostlukları bozmayacak daha da pekiştirecek olan bu kelime yaşamımızda daima kullanacağımız kelime olsun. Tabi ki bu kelimeyi kullanırken onu cümle haline getirecek olan diğer kelimeleri de özenle seçmemiz gerekiyor.
 
3 Aralık Dünya Özürlüler günü de yaklaşıyor. Şöyle bir düşündüm. Dedim ki kendi kendime. Dünya üzerinde son yıllarda insanlık için yapılan güzellikler çoğalmakta. Yapılanlar yeterli olmasa da özürlü vatandaşlarımız düşünülmesi ne güzel. Aslında özür kalplerde yeşerip filizlenen elle tutulamayan özürdür. Kalplerimizde ne olur böyle özürlü tohumlar yeşerip filizlenmesin. Sevgilere daha fazla yer olsun kalplerimizde.
 
Bizlere düşen görev onlara yaklaşırken acıma duygusu ile değil onlarında beden olarak bizden farklı olmadığını hissettirmek, onların farklı yönlerini ortaya çıkarabilecek olanakları hazırlamamız gerekiyor. Özürlü kardeşlerimizde bizler gibi tüm güzellikleri yaşamak istiyor.
 
Bir kitapta okumuştum,”bedenimiz bizim bahçemizdir, irademiz ise onun bahçıvanıdır ve şefkat öyle bir dildir ki, sağır da işitebilir, kör de okuyabilir. Leyla’ nın güzelliğine ancak Mecnun’ un gözüyle bakmalısın ki, onu seyretmenin sırı da görünsün.”
 
 
Şimdi diyorum ki; bizim özürlü kardeşlerimizden özür dilememiz gerekmiyor mu? “NEDEN” sorusunun yanıtını sizlere bırakıyorum. Ben kendi adıma; özür kelimesine bir kelime daha ekliyorum. “ÖZÜR DİLİYORUM” Beni affetsinler.
 
                   Nuri Gökgöz


3 Aralık 2007  10:29:42 - Okuma: (1274)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik