Yazı

Bu Nasıl Bir Belediyecilik
Bu Nasıl Bir Belediyecilik 

Özcan Nevres

Sel baskınının olduğu günün gecesinde jeneratörüme buji aramak için çarşıya gitmiştim.

Bir taksici ben sana sanayideki bir dükkânı açtırırım ama bu sana on liraya patlar dedi. Tamam dedim. Telefonla mağaza sahibini aradı. Mağaza sahibi örnek varsa geleyim dediği için eski bir bujiyi almak üzere evime dönmem gerekti. Tam arabama binip kapıyı kapatırken belediyenin yaptırdığı anons başladı. Anonsu dinleme gereği duydum. Zira duyuru içinde Mimarsinan mahallesinin de adı geçiyordu. Tekrarını dinlemek için bekledim. Anonsta şehir su şebekesine kanalizasyon suyu karışmış olması nedeniyle birkaç mahalle adı arasında Mimarsinan mahallesinin de adı vardı. Buji işini halledip evime döndüğümde belediyenin mahallemizde ses yayın cihazı bulunan bir araba ile mahalle sakinlerini uyaracağı beklentisindeydim. Zira mahallemizde belediyenin yaptığı anonslar duyulmuyor. Duyulsa da ne dediği anlaşılmıyor. Doğal olarak kanımca diğer mahallelerde Mimarsinan’lilar gibi sularının tehlikeli şekilde kirlendiği ve kullanılmaması gerektiğini öğrenemediler. Öğrenemedikleri için de şehir şebeke suyunu gönül rahatlığıyla kullandılar. İnşallah bu bilgilendirmeme salgın bir hastalığa neden olmaz. Olursa belediye bunun vebalinden kurtulamaz. Bu arada şunu da Sayın Hüseyin Turan’a sormak gerekir. Bu beceriksizliğin de sorumlusu eski yönetimler mi?
Dün ara veren yağmur bu gün akşamüzeri yine yağmaya başladı. Hava oldukça sargın. Bu da yağmurun aralıksız yağacağını gösteriyor. İnşallah yine sağanak yağışlar olmaz ve yeni felaketler yaşanmaz. Şüphesiz felaketler inşallahlarla önlenemez. Felaketleri önlemenin tek yolu gereken önlemleri almaktır. Uzun zamandan beri küresel ısınmanın iklime olan olumsuz etkileri dile getirilmektedir. Aslında görüne köy kılavuz istemez. Hepimiz üç gün ılık bir gün soğuk olan hava yüzünden olumsuz sağlık sorunları yaşamaktayız. Bu denli değişken olan havanın ne yapacağı hiç belli olmaz. Kuraklığın neden olduğu susuzluğa umut olmuştu kısa süreli yağışlar. Oysa o yağışlar suya hasret toprağı bile doyuramamıştı ki barajları nasıl doyurabilecekti. Bu sellere neden olan yağışlar her ne kadar göletleri doldurduysa da barajlar halen boş.
Sele dönmüş olan bu yağışlar bize acı bir gerçeği de gösterdi. Büyük bir savurganlıkla rast gele atılan poşetler, pet şişeler, plastik bidonlar sahillere bir utanmazlık belgesi gibi serildiler. Dileğim bu kirlilikten iyi bir ders alınmasıdır. Yetkililer bu atıklar için mutlaka geri dönüşümü başlatmalıdırlar. Doğa bu kadar büyük bir kirliliği hak etmiyor. Temizlik kavramından yoksun kişiler nedense çöp bidonlarına kadar taşıdığı çöpünü bidonun içine atacağına yanı başına atıveriyor. Aslında sokaklarda ve caddelerde halen çöp bidonları bulunası utanç vericidir. Çöpler kesinlikle evlerden ve iş yerlerinden alınmalıdır. Çöp bidonları ile yerleşim alanlarının hiçbir şekilde temiz olmak olası değildir. Özellikle köpekler koku duyusuyla içinde yiyecek olan poşetleri bidonlardan alıp sokağın, caddenin üzerinde parçalayarak içindekileri yemekte, kalanı ise etrafa saçılmaktadır.
Sokağımızın doğu tarafında taşlar arasından otlar çıkarak iyice büyümüşlerdi. Olası bir şiddetli yağışta suların sürükleyeceği poşetler ve benzeri pislikler o otlara takılarak küçük bir bent oluşturabilirdi. Bu durumda evimin bahçesine suların girmesi kaçınılmazdı. Bu durumda bodrumumdaki otomatik pompa mutlaka yetersiz kalırdı. Bunu hesap ederek bahçemdeki çelik yüzlü çapayı alıp tüm otları kesmiştim. İyi ki o otları kesmişim. Kesmemiş olsaydım en az benim kadar komşularım da büyük zarara uğrayacaklardı. Eğer bu temizliği yapması için belediyenin temizlik şirketine işi bırakmış olsaydım vay halimize. Keşke belediye tüm arterlerde gereken temizlikleri yapsaydı da insanlarımız sel suları içinde kalmasalardı.
Türkiye’nin büyük bölümü yağış altında. Hangi bölgede belediyeler yaz rehavetine düşmüşse oralarda mutlaka sel felaketleri yaşanıyor. Trakya bölgesinden sonra işte Bodrum’un, işte Marmaris’in durumları ortada. Bu durumdan henüz sel felaketiyle karşılaşmamış olan bölgelerin harekete geçip arterlerde gereken temizlikleri yapmalıdırlar. İş işten geçtikten sonra yapılacak olan temizliğin hiçbir değeri olmaz.
Özcan Nevres18 Kasım 2007 Pazar


1 Aralık 2007  11:42:56 - Okuma: (597)  Yazdır




İstatistik