Yazı

Trakya’da felaket Günü
Trakya’da felaket Günü 

Özcan Nevres

Her şey çok ani başladı.

Yarım saat kadar çok şiddetli yağan yağmurun neden olduğu sel çok kötü vurdu. Evler, fabrikalar sel sularının altında kaldı. Fabrikaların almış oldukları su baskınlarından korunma önlemleri tamamen etkisiz kaldı. Zira sel suları o kadar hızla gelmişti ki su pompalarını çalıştırmaya fırsat bile bulamadılar. Bu ani sel baskınında sular altında kalan pompalar belki bir daha hiç çalışmayacak ve yenileri ile değiştirilecektir. Silivri’de benim de yaşamakta olduğum Kumluk mevkiinde birçok evler sular altında kalmış ama benim haberim dahi olmamıştı. Zira ben kendi derdimdeydim. Zira elektriklerimiz kesilmişti. Elektrik olmayınca bodrumumuzun suyla dolması kaçınılmazdı. Üstelik kombimiz de çalışmayacağından ısınma olasılığımız da yoktu. Hemen minik jeneratörümü çalıştırdım. Kısa bir süre sonra stop etti. Hem de evim tam ısınmadan. Aşağı inip tekrar çalıştırdım. Yine stop etti. Gecenin yarısına kadar aşağıya inip ip çekmekten iyice yorgun düşmüştüm. Saat sıfır otuz sırasında jeneratör son defa stop etti. Hem de bir daha çalışmamak üzere. Neyse ki yağmur dindi. Dindi ama karasuluk bodrumu doldurmaya devam etti.
Sabaha kadar doğru dürüst uyuyamadım. Zira aklım bodrumdaki takımlarımdaydı. Gün doğar doğmaz bodruma indim. Yaklaşık yirmi santim su vardı. Jeneratörü balkona alıp neden çalışmadığını araştırdım. Arıza elektronik ateşlemesindeydi. Tamirciye götürdüm. Şöyle bir baktı. Arızanın ateşleme bobininden olduğundan emin misiniz dedi. Eminim dedim. Elektrik ve elektronik teknisyeniyim. Kırk sene de motor sıklet kullandım. Kullandığım motor sıkletlerin tamirini de kendim yapardım. Gel bak dedi. Bir katalog açtı. Bak sizin bu jeneratörün aynısı yüz lira. İstanbul’a gidip ateşleme bobini arayacaksın. Ya bulacak ya da bulamayacaksın. Bulduğunu taktığında randıman alacağını sanmıyorum. Yenisini almak bunu tamir etmekten ucuza gelir dedi. Bir de şuna bak. Bir evin tüm cihazlarını çalıştırabilecek bir güçte. Üstelik dört zamanlı. Bunu alın rahat edin dedi. İki zamanlı motorların dört zamanlı motorlardan daha çok yakıt tükettiğini bildiğimden hemen gidip bir tane aldım. Aldım ama öylesine yorulmuşum ki yakıtını ve yağını koyup denemeye bile gerek görmedim.
Silivri Silvri olduğundan beri böyle bir su baskını görmemiş. Gazete aldığım bakkal karşıya bakar mısın dedi? İnsanlar evlerinden çıkamıyorlar. Evlerden birinden bir genç çıktı. Kasıklarına yaklaşan suyun içinde zorlukla ilerleyerek su baskınının dışına çıktı. Belli ki üst katta mahsur kalanlara kahvaltılık alacak. Su baskınına uğramış yerlerden beş altı kare resim çektim. Daha sonra Mimarsinan köprüsüne paralel olan köprüye gidip Mimarsinan köprüsünden görüntüler aldım. Mimarsinan köprüsünde kaç göz olduğunu saymadım ama kanımca yirmi gözden aşağı değil sanırım. Tüm gözler ise ana anaya dolu. Mimar Sinan’ın yaşadığı dönemde bile ekolojik dengeye ne kadar büyük önem verdiğinin göstergesidir tüm yaptığı köprüler. Özellikle Uzun köprü dünya harikalarına dâhil edilmelidir. Ekolojik dengenin korunmasına örnek bir eserdir. O bölgedeki ekolojik dengenin bozulmaması için gösterdiği özenin tüm dünyaya örnek olması gerekir.
Silivri bu güne kadar yaşamadığı bir felaketi yaşadı. Belediye başkanı Sayın Hüseyin Turan hemen suçluyu buldu. Eski yönetimler. A sayın başkan seçildiğinizden beri kanalizasyon ve geçme taş döşetmekten başka iş yaptırmadınız. Olası bir su baskınını önlemek için arterleri temizlettirmediniz. Sahil pislik içinde. Beğenmediğiniz o eski dönemlerde her yıl sahil temizletilirdi. Sizin döneminizdeki gibi naylon poşetler, pet şişeler oradan oraya savrulmazdı. Sokağımız neden çöpçü yüzü görmüyor diye sorduğumuzda ise olabildiğince mantıksız bir yanıt alıyoruz. Çöpçüler her tarafa yetişemiyorlar. Peki, çöp ve temizlik işini ihale ederken Burak Sokak ve çevresi bu sözleşmenin dışındadır diye mi ihale etmiştiniz? Eğer öyle değilse ihaleyi alan şirket o çevreyi temizlemekle yükümlüdür ama ne yazık ki bu yükümlülüğünü yönetiminiz sayesinde yerine getirmiyor.
Su basan yerlerdeki zararlardan siz ve yönetiminiz sorumludur sayın başkan. Gerekli çalışmaları zamanında yapmadığınız için. Bu nedenle eskileri suçlayarak bu sorumluluktan sıyrılamazsınız.
Özcan Nevres  


21 Kasım 2007  12:12:50 - Okuma: (884)  Yazdır




İstatistik