Yazı

Cumhuriyet ve Demokrasi-3
Cumhuriyet ve Demokrasi-3 

Asil S. Tunçer

Cumhuriyetin en iyi olduğu şey yazı, demokratın ki ise sözdür.

Cumhuriyetçi insanları araya mesafe koyarak ayartır. Topluluk önünde konuştuğunda cumhuriyetçi tumturaklı veya kırıcı görünür. Söylediği doğru olabilir, ama sahte görünür. Demokrat ise söylediği doğru değildir, ama öyle görünür.
        
Demokrat için eseri liste başı olan biri tamamen kötü olamaz, tanınmamış yazarda gerçekten iyi olamaz. Cumhuriyetçide en iyi 50 eser listesinde yer alan kitapları okuyabilir, ama aşağıdan yukarıya.
        
Cumhuriyet modelinin eleştiricileri cumhuriyeti ilkelerin sağlamlığı, davranışların katılığını, tutarlılık iradesinin baskıcı zihniyetini, mantığın dar düşünceliliği gizlediğini ortaya koyarlar. Suçlanan cumhuriyetçi ise demokrasiyi, mezhebi geniş, gevşekliğini gizlemek için yumuşaklığı ile övünen, çıkarcı, kaypak ve fırdöndü olarak kabul eder.
        
Cumhuriyet güçlü değil fakat onurlu bir devlet ister. Bütçe kaynakları azalıp onur pahalılaştığında, daha iyi olduğu söylenen demokrasi pazara hakim olur. Demokrasi sosyal eşitsizliği yaratan girişimcilere açık olabilir. Ancak cumhuriyet açık olamaz. Demokrasi çağdaş kurumlardan, çağdaş düşünceden vazgeçebilir. Cumhuriyet vazgeçemez.
        
Demokrasiyi kullanarak hem demokrasiyi, hem de cumhuriyeti yok etme girişimleri olabilir. Örneğin demokrasiyi kullanarak ülkeyi bölmeyi, parçalamayı amaçlayabilirsiniz. Cumhuriyeti kendine özgü felsefesinden uzaklaştırmaya çabalayabilirsiniz. Ancak gerçek cumhuriyetçi bütün bunlara tarafsız, tepkisiz olamaz.
        
Cumhuriyetin ulusal bir dili olur. Çünkü cumhuriyetin mantığı ve özü birleştiricidir. Demokrasilerde ulusal dilden söz etmek mümkün değildir.
 
Cumhuriyet devletle bütünleşen yapısına karşın demokrasi topluma yönelmiştir. Bağımsızlık ve egemen devlet cumhuriyetler açısından büyük bir sorun olarak görülmesine rağmen demokrasilerde böyle bir sorun yoktur.
        
Cumhuriyet devletleri zamanla demokratik rejimlere geçmişlerdir. Demokrasiler bir anlamda cumhuriyetlerin tamamlayıcısı olarak gündeme gelmişlerdir. Demokrasi halkın gücü ya da halkın yönetimi anlamına gelmektedir. Demokrasi Amerika, Kanada, Avustralya gibi eski İngiliz sömürgelerinde hızla gelişirken, bu kolonilerin cumhuriyet devleti olup olmadığına bakılmamıştır. Günümüzde Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Güney Afrika gibi devletler hala cumhuriyet yönetimine kavuşamamışlardır. Bu ülkeler demokrasi ile yönetilmelerine karşılık eski İngiliz dominyonu statüsü altında bağımlılıklarını sürdürmektedir. Ve İngiltere bu devletlerin cumhuriyete geçmelerine izin vermemektedir.
        
Küreselleşme sürecinde demokrasi ön plana çıkarılmakta, ulusal cumhuriyetlerin bağımsızlık yönleri geri plana itilmektedir. Bu anlamda bağımsız cumhuriyetler, bağımlı demokrasiler çerçevesinde ortadan kaldırılmak istenmektedir. Oysa cumhuriyet alanı terk ettiğinde, onun yerini dolduracak olan özgür ve muzaffer birey değil, genel olarak Papazlar sınıfı ve mafya grupları bireyi iterek devletin yerini alacaklardır.
        
Atatürkçü cumhuriyetçilik ilkesinde kamu yararı, halkın kayıtsız şartsız egemenliği ön plandadır. Günü ve geleceği için karar verme hakkı ulusundur. Ulusun, devletin, toplumun yönetimi, sınıfların, ailelerin, sosyal grupların eline bırakılamaz. Ulusun tüm bireyleri yönetime etken olarak katılmalıdırlar. Bu yönleriyle Atatürkçülükte cumhuriyetçilik anlayışı ulusçu, demokratik, özgürlükçü, çoğulculuğa açık bir ilkedir.
        
         KAYNAKÇA
1-) Suna KİLİ, “Cumhuriyet ve Demokrasi” makalesi.
2-) Sina AKŞİN, “Demokrasi mi cumhuriyet mi” makalesi.
3-) Ahıl SEÇEN, “Cumhuriyeti demokrasi ile tanımlamak” makalesi.
4-) Betül ÇATUKSÖKEN, “Demokrasinin vazgeçilmez dayanakları” makalesi.
5-) Regis DEBRAY, “Cumhuriyetçi misiniz, demokrat mı” makalesi.


5 Kasım 2007  21:33:35 - Okuma: (679)  Yazdır




İstatistik