Yazı

Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları
Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları 

Yaşar Varış

Çocukluğumdan hatırlarım ulusal bayramların coşkusunu. Çocuklar ve anne – babalara günlerce önceden bir heyecan sarardı.

Hele hele öğrenci bayramda bir şiir okuyacaksa, konuşma yapacaksa veya bir etkinlikte yer aldıysa o gün iş güç bir tarafa bırakılır. Erkenden tören alanında yer alır anne-babalar çocuklarını görmek için.
O gün en güzel elbiseler giyilir, Tören alanında yapılan konuşmalar dinlenir, O özel günler belgelenmek için resimler çekilirdi. Okullar güzellikleri sunmada birbiri ile yarışırlardı adeta.
Okul idarecileri ve öğretmenlerimiz de bu işin önemini bilirler, ona göre hazırlıklarını yaparlardı. Okuldan çıkmadan önce okul müdürleri öğretmenlerine ve öğrencilerine son talimatlarını verilirdi.
“Göreyim sizi, okulumuzun adına yaraşır bir tavır sergileyin. Bizi mahcup etmeyin” mesajı verirlerdi. Bu duygu ve sorumlulukla çıkılırdı okuldan.
Tören alanında herkes elinden geleni yapardı. Tören dönüşünde de Okul müdürü öğrencilere gösterdikleri başarı ve duruştan dolayı kutlar, teşekkür ederdi.
Bu yıl da Cumhuriyetimizin kuruluşunun 84. yılını kutladık. Ülke çapında olduğu gibi Ödemişimizde de coşku ile kutlandı Cumhuriyet bayramı.
Çocuklarımızı büyüttük ama, ülkemizin içinde bulunduğu özel durumdan ve Cumhuriyetimizin yaşatılması ve ona sahip çıkılmasına inandığım için yöneticisi olduğum sivil toplum örgütlerini temsilen ben de arkadaşlarımla birlikte tribünde tam saatinde yerimi aldım.
Her şey güzel başladı. Okullarımız ve öğrencilerimiz sahadaki yerlerini aldılar. Kaymakam, Belediye Başkanı ve Garnizon Komutanı öğrencilerin ve halkın bayramını kutladılar.
Daha sonra günün önemini anlatan bir konuşma yapmak için Ödemiş Kaymakamı Sayın Abdurrahman Koçoğlu kürsüye davet edildi.
Çok güzel hazırlanmış bir konuşma yapıyordu kaymakamımız. Gerçekten ders diye dinlenmesi gereken bir konuşma idi. Cumhuriyetimizin ne zor koşullarda kurulduğunu ve günümüzde ona yönelen tehditleri dile getiriyor, ama demokratik, laik Atatürk cumhuriyetinin ilelebet yaşayacağını vurguluyordu.
Ama sahadakilerin neredeyse çoğunluğu konuşmayı dinlemiyordu.
Okul müdürleri ve öğretmenler küme küme olmuş sohbet ediyorlardı. Öğrencilerin başında görevli kimse kalmamıştı. Kalanlar da disiplini sağlayacak sayıda değillerdi.
Öğrencilerin bir kısmı top oynuyor, bir kısmı boru trampet çalıyordu. Saha da tam bir kargaşa vardı.
Yanımdaki arkadaşlarımla birlikte bu tabloya çok üzüldük.
Birinci kademe öğrencilerin katıldığı 23 nisan bayramı olsa daha hoşgörülü bakılabilir belki, ama, liseli gençlerimizin bu bayramlara daha sorumlu hazırlanması gerekir diye düşündük. Bu konuda idareci ve öğretmenlerimiz daha duyarlı olmalılar.
Ayrıca, törenin yapıldığı sahanın etrafı Atatürk’ün cumhuriyet üzerine söylediği veciz sözlerle donatılabilirdi. Çünkü yukarıda değindiğim gibi bu bayramların bir amacı da hem kutlamak hem de ulusal bilinci güçlendirmektir. Bunun için bayramlar bir eğitim yeri gibi değerlendirilmelidir.
Yine öğrencilerimizin resmi geçit için sahayı boşalttıklarında sahanın içi de yüzümüzü kızarttı. Yemyeşil çim saha su şişeleri, ayran kapları ve gazete atıkları ile dolmuştu.
Yine yıllardan beri düzenlenen ve bayram akşamı yapılan “fener alayı” da bu sene yapılmadı.
Özetle, Cumhuriyetimizin kuruluşuna, düşmana ilk kurşunu atarak geçen Ödemişlilerin Ulusal bayramlarımıza daha duyarlı olması ve görevlilerin de daha hazırlıklı olmaları gerekmektedir.
Bu ulusal bir görevdir. İhmali bile insanı üzmektedir. 31.10.2007

2 Kasım 2007  15:21:01 - Okuma: (578)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik