Yazı

Cumhuriyet ve demokrasi-1
Cumhuriyet ve demokrasi-1 

Asil S. Tunçer

Cumhuriyet ile demokrasi kavramları çoğu zaman eşanlamlı zannedilip biri diğerinin yerine kullanılabilmektedir. Oysa demokratça davranmaksızın cumhuriyetçi olunabileceği gibi bazen de cumhuriyetçi olmaksızın demokratta olunabilir.

Dünya üzerinde genel olarak dört çeşit cumhuriyet rejimi bulunmaktadır: Birincisi, oligarşik cumhuriyet olup Ortadoğu Asya, Latin Amerika ve Afrika gibi bölgelerde yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunların en temel özelliği yönetimin bir aile, kabile ve ordu gibi sınırlı bir gruba dayanmasıdır. İkincisi, Latin Amerika veya Asya ülkelerinde bulunan Sosyalist Cumhuriyettir. Bu cumhuriyetlerde yönetimi genel olarak bir parti üstlenmiş durumdadır. Üçüncü bir cumhuriyet tipi ise İran’da görmekte olduğumuz dinsel cumhuriyettir. Bu cumhuriyet diğerlerinden farklı olarak yürütme organı, seçimle iş başına gelen yöneticilerden oluşurken, meşrutiyetin kaynağı tamamen dinsel değerlere dayanmaktadır. Dördüncüsü ise dünyanın değişik bölgelerinde bulunmakta olan demokratik cumhuriyettir. İktidar bu tür cumhuriyetlerde rekabet yoluyla gelen gruplar tarafından üstlenilir. Siyasal iktidarın meşrutiyet kaynağı da toplumun kendisidir.
 
         Cumhuriyet ile demokrasi arasındaki farklara gelince; Cumhuriyetçi yönetim; insanı hemcinsleriyle doğru yargıda bulunmak ve karar vermek için doğmuş, özü gereği akıllı bir varlık olarak tanımlar. Demokratik yönetim ise insanı üretmek ve değiş tokuşta bulunmak için doğmuş, özü gereği üretici bir varlık olarak kabul eder. Bu yüzden cumhuriyetle siyaset ekonomiye hâkim iken demokraside ekonomi, siyasete hâkimdir.
 
         Cumhuriyette herkes yurttaş olarak tanımlanır ve bütün yurttaşlar ulusu, ortak bir yasa altında yaşayan ve aynı yasa koyucu tarafından temsil edilen ortaklar birliğini teşkil ederler. Demokraside herkes topluluk tarafından tanımlanır ve toplumu oluşturur. Demokraside insanlar aynı haklara sahip olduklarından dolayı kardeştirler. Cumhuriyette ise insanların kardeş olmalarının nedeni aynı atalara sahip olmalarıdır. Bir cumhuriyetin siyah belediye başkanları, sarı senatörleri, Yahudi bakanları ve tanrı tanımaz lise müdürleri olamayabilir ama demokraside olur.
 
         Cumhuriyette özgürlük, aklın bir fethidir. Cahil biri özgür olamaz, kanunların kaleme alınmasını iştirak edemez. Buna karşılık halkının yüzde ellisinin okuma-yazma bilmediği bir ortamda demokrasi mümkündür.
 
         Cumhuriyet laik bir temele dayanır. Demokrasilerde layık olmayan görüşlerde savunulabilir. Fakat cumhuriyet ancak ve ancak laik bir düzen içinde var olabilir, yaşayabilir.
 
         Cumhuriyeti yöneten, evrensel kavramlardır; demokrasiyi yöneten ise yerel kavramlarıdır. Cumhuriyette her milletvekili tüm ulusun milletvekilidir. Demokraside ise her temsilci kendi seçim bölgesinin temsilcisidir. Cumhuriyet, dünyanın yüzüne hiç kimsenin görmemiş olduğu evrensel insan haklarını haykırır. İkincisi ise sınırlı fakat gerçek topluluklar tarafından zaten elde edilmiş olan hakları savunur.
 
         Cumhuriyetle devleti mahalli değerler, adaletler ve kurumları aşarak ağırlarlar ve ölçüler, şiveler ve yönetimler okul programları ve ders yılı takvimlerini birleştirir. Çoğulcu kültür içinde gelişen demokrasi ise eğilimi itibari ile federal ve kuşkuculuğundan ötürü de anti-merkeziyetçidir.
 
         Demokrat, öz-yönetim ve özel statülere yer verir. Her şehirsel, dinsel veya yerel topluluğun kendi doğal liderleri, kendi özel programlı okulları, hatta kendi mahkemeleri ve milisleri olmasında bir kötülük görmez. Bu, bir cumhuriyetçi için kabul edilemez durumdur.
 
         Cumhuriyette devlet, topluma hâkimdir. Demokraside ise toplum devlete... Cumhuriyet çıkanlar çelişkisini ve şartların eşitsizliğini yasanın önceliği ile yumuşatır. Demokrasi ise bunların bütünü ile ve insanların karşılıklı rızası ile pragmatik sözleşme yoluyla düzeltilir.
 
         Bir cumhuriyet zihinsel bakımdan cumhuriyetçi olanlardan meydana gelir. Seçimlere yüzde elli katılmama, bir cumhuriyetin ruhunu yok eder ama demokrasiye zarar vermez.
 
         Cumhuriyette yurttaşlık bir olgu durumuna değil, bir hak ilkesine bağlıdır. Örneğin; oy verme hakkına ya sahip olunur ya da olunmaz. Demokrasilerde ise birinci, ikinci, üçüncü sınıf yurttaşlara sahip olmayı kabul edebilirler. Sadece o belediye seçimlerde oy verme hakkını birbirinden ayırabilir.
 
         Cumhuriyette iki hassas yer vardır: Belediye ve okul... Demokraside de iki yer vardır: Mabet ve Eczane...
 
         En Büyük Bayramdır... CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!
 
         Sürecek...


29 Ekim 2007  22:04:21 - Okuma: (568)  Yazdır




İstatistik