Yazı

Vah Benim Tarihime
Vah Benim Tarihime 

Özcan Nevres

Daha önce de sormuştum, İda dağını, yani tanrılar dağını bilir misiniz diye? Yüz elli bin kilometre kare alanımız maden arama için başvuruda bulunan yabancılara parsellendi.

Onlarca maden arama şirketi tanrılar dağı Kaz dağında deniz seviyesinden yüz elli metre aşağıya kadar inmekte, bazı köylerin içme sularının köpürmesine neden olmaktadırlar. Maden arama şirketinin açıklaması ise güler misin ağlar mısın cinsinden? Biz toprağı eritmek için kostik kullanıyoruz. Kostik sağlığa zararlı değildir diyor. Ben buna karşı söyleyecek söz bulamadığımdan çüş demekle yetiniyorum.
Truva uzun süren savaşlara sahne olması ve birçok kere yakılıp yıkılmış olmasına rağmen bulunduğu o stratejik bölgede inatla yeniden kurulmuştu. Yıllardır sürdürülen kazılarda sürekli tarihe ışık tutmaktadır. Çok uzun süren Truva savaşları efsanelere kaynak olmuştur. O dönemin insanları bu savaşlarda kazanan tarafa İda dağındaki tanrıların yardım ettiklerine inanırlardı.
Önce Truva’nın nasıl bulunduğunu Vikipedi’den öğrenelim. 1870 yılında Alman arkeolog Heinrich Schliemann tarafından başlatılan ve ikinci dünya savaşından önce Amerikan arkeolog Blegen tarafından sonuçlanan kazıların sonucu olarak, bütün dünya Dardanel boğazının güney sahillerinden 5-6 km uzağında yer alan bir yörede bundan yaklaşık beş bin yıl önce M.Ö. 3000 yıllarında ilk olarak insanların yerleştiğini ve kale inşa ettiklerini öğrendi. Yörenin bugünkü adı Çanakkale Hisarlık Höyüğü'dür. Kalenin sahipleri uygun coğrafi koşulların avantajlarını kullanarak Asya'dan Avrupa'ya uzanan ticari ilişkileri kontrol ederlermiş.M.Ö 1900 yıllarında tepe ve çevresini at yetiştirmekle uğraşan yeni bir kabile ele geçirir. Bu yeni kabile önceki kaleden daha büyük ve görkemli bir kale inşa eder.Arkeolojik verilere göre, M.Ö. 1250 yıllarında tepe yeniden ele geçirilir ve her şey yakılıp harabeye çevrilir. Bir süre sonra merkezi Avrupa'dan gelen insanlar buraya yerleşirler. Yaklaşık M.Ö. 1100 yılında tepede büyük bir yangın meydana gelir ve tepe birkaç yüz yıl ıssız bir yer olarak varlığını sürdürür. Schliemann yaptığı kazılarda çok kıymetli bir hazine bulur. Bu hazine bir zamanlar bu şehrin zenginlikler şehri olduğunun habercisidir. Heinrich Schliemann burada bir hazinenin yattığını nereden mi bilir. Homeros'un İlyada ve Odysseia masallarını okuyan pek çok kişi bu civarda bir hazinenin saklandığını öğrenir ve 18. yüzyıldan itibaren hazineleri aramaya koyulurlar. Kitapları okuyan arkeolog Schliemann 1870 yılında Çanakkale'ye gelir. Hisarlık tepesini kazmaya başlar. Homeros'un Troya'sını bulur. Troya Kralı Priamos'un hazinesini ele geçirir ve onu yurt dışına kaçırır. Homeros’un İlyada'sında 'İlion' ya da 'Truva' diye bahsettiği bu şehirde kimler yaşadı? Burada eskiden yaşayan halk şehre ne adı verdi ve o devirden yazıtlar kalmadı mı?
HİTİTLER
M.Ö. II bin yılın ortalarında Hisarlık tepesinin doğusunda kalan topraklar büyük Hitit İmparatorluğuna aitti. M.Ö. 1250 - 1220 yılları arasında krallığını sürdürmüş olan Hitit kralı IV. Tuthaliya'ya ait bir kaya anıtında 2 yer isminden bahsedilir - Wilusa ve Troas. Hititoloji bulgularına göre Truva (İlion), Hititlerin sözünü ettiği Wilusa kentidir. Böylece günümüzden beş bin yıl önce Truva'da Hititlerin yaşamış olduğu ortaya çıktı. Şehrin yeni bulunan bronz mührü eski Yunanca değildi, Anadolu'da binlerce sene önce konuşulan Luvi dilinde kazılmıştı. Toprağın metrelerce altından çıkarılan evler de Yunan özelliği taşımıyorlardı; ve Anadolu'ya mahsustular.
Troya ve Helen
Helen ve Paris
Sparta Kralı Tydareus'un kızlarından biri olan Helen,dünyanın en güzel kızlarından biri idi.Annesi Leda (mitoloji),kuğu(swan) şeklinde görünen Zeus tarafından kaçırılmıştı
Bu günkü yazımı bu efsane ile noktalıyorum. Kaz dağlarının öneminin daha iyi anlaşılması için bu konuyu işlemeyi sürdüreceğim.
Özcan Nevres


25 Ekim 2007  19:34:28 - Okuma: (738)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik