Yazı

Sormaya Gerek Yok
Sormaya Gerek Yok 

Özcan Nevres

Son günlerde Türkiye Malezya olacak mı diye sorgulamak moda oldu. Olacak mı diye sormaya ne gerek var?

Türkiye’deki laiklik karşıtı dinci kesim artık laikliğe açıkça saldırmaktan çekinmiyorlar. Bakınız İslamcı yazar Emine Şenlikoğlu Ceviz Kabuğu adlı programda ne diyor? Teröristler niçin öldürülüyor? Onlar topluma kazandırılamaz mı? Vay be ne günlere kaldık. Bunu da mı duyacaktık? Terörist askerimize kurşun sıkacak. Her gün birkaç şehit haberiyle yüreğimiz cayır cayır yanacak ve bunun karşılığında bu İslamcı yazar utanmadan, sıkılmadan bunu söyleyebilecek. Zaten AKP iktidara geldiğinden beri laiklik karşıtı, şeriat yanlısı İslamcı yazarlar karşılarında en büyük tehlike olarak gördükleri ordumuzu yıpratmak için öküzün altında buzağı arar gibi ordumuzda kusur aramaktadırlar. A hanım sen ordumuzda kusur arayacağına neden hiçbir Müslüman ülkesi gelişmiş ülkeler arasında değil diye kara kara düşün? Kafanın içindeki beynin bunu düşünmeye yetiyorsa nedenini gayet iyi bulursun. Türk insanının şunu unutmaması gerekir. Başta Atatürk olmak üzere onunla kader birliği yapmış ve bu güzel ülkeyi düşman ayakları altında ezilmekten kurtulmuş olanlara minnet duyması ve bu minnetin gereğini yapması gerekir. Bu da Atatürk devrimlerine, laikliğe ve cumhuriyete sahip olmayı gerektirir.
Yeni Anayasa hazırlığını Yargıtay eski başsavcısı Sayın Sabih Kanadoğlu’u çok sert sözlerle eleştirdi. Bu hazırlanan anayasa sivil bir darbedir. Oligarşik bir harekettir. Biz bu harekete karşı çıkacağız. Bizim bu hareketi önleyecek gücümüz var dedi. Sayın Sabih Kanadoğlu sözleri yabana atılacak bir hukukçu değildir. Yöneticilerin onun bu sözlerine mutlaka kulak vermeleri gerekir.
Hükümet Irak ile sıcak takip yapmama koşulunda anlaştı. Yani bundan böyle Türk Silahlı Kuvvetleri hudut yakınlarında kıstırdıkları teröristlere son darbeyi vurabilmek için Irak sınırından içeriye giremeyecek. Hududu geçerek canlarını kurtaran teröristler mutlaka bu başarılarını Türk askerlerine nanik yaparak kutlayacaklardır. Ne yazık ki bu anlaşma sayesinde PKK lılar elleri daha da güçlenmiş olacaktır.
Hükümet her şehit cenaze töreninde bu terörü mutlaka bitireceğiz diyor ama bittiği de yok, biteceği de. Irak ile yapılan anlaşmanın hemen ardından o öyle olmaz böyle olur dercesine sivilleri taşıyan bir minibüs roketli saldırıya uğradı. Yedisi köy koruyucusu olmak üzere tam ön üç insanımız katledildi. Bu saldırganlara eğer o yörenin insanları ama isteyerek, ama korkudan yataklık yapıyorlar ve onların gizlenmelerini sağlıyorlarsa bu terör hiçbir zaman bitmez. Ta ki yataklık yapanlara savaş suçlusu muamelesi yapıp bu suça idam cezası getirilene kadar. Bence dağlarda teröristlere ait mağaralarda bulunan silah, cephane ve yiyecekler yemden ibarettir. Esas vurucu olan silah ve cephaneler yataklık yapanların evlerinde saklanılmaktadır. Öyle olmasaydı bu silahlar kimse görmeden Irak sınırından ta içerilere kadar nasıl sokulurdu?
Televizyonlarda haberlerde halen teröristlere teslim ol çağrısı yapıldığını duyuyoruz. Emekli Korgeneral Cemal Madanoğlu bir sohbetimizde bana aynen şunları söylemişti. Birliğimle eşkıya takibine çıkmıştık. Büyük zayiat vermemek için askerlerimi yaklaşık on metre ara ile birerle kolda yürütüyorum. Bir eşkıya gören teslim ol çağrısı yaptığında alnına kurşunu yiyor. Her gün bir iki şehit veriyoruz. Bunun üzerine üstlerimden almış olduğum önce teslim ol çağrısı yapma emrini kaldırdım. Tüm askerlerime eşkıyayı gördüğünüz yerde çağrı yapmadan basın kurşunu dedim. Bu emrimden sonra hemen hemen hiç şehit vermez olmuştuk. Bunun nedenini soran üstlerime teslim ol çağrısı yapma emrinizi uygulamadığım için demiştim. Bunun üzerine yukarıdan gelen bir emir ile teslim ol çağrısı yapma zorunluluğu kaldırıldı. Bence bu gün için de teslim ol çağrısının kaldırılması gerekir. Aksi halde o çağrı yüzünden teröristlerin eline güç vermiş oluruz.
Özcan Nevres

22 Ekim 2007  18:42:28 - Okuma: (416)  Yazdır




İstatistik