Yazı

Ermeni Sorununda Gelinen Son Nokta–1
Ermeni Sorununda Gelinen Son Nokta–1 

Asil S. Tunçer

“TASARI YASALAŞMA YOLUNDA”

Osmanlı-Rus Arşivlerinden yararlanılarak yayınlanmış ilk kitap, 1918 yılında "İslam Ahalinin Duçar Oldukları Mezalim Hakkında Vesaike-i Mustenid-i Malumat" adıyla Arap harfleriyle yazıldı ama Ermeniler bunu toplattı. Daha sonra aynı kitap Kazım Karabekir ve İsmet İnönü’nün büyük fedakârlıklarıyla 'Milli Kongre' yayınları arasında bastırıldı. Bu kitap daha sonra Emekli Tümgeneral Hulki Saral ve Halil Kemal Türközü tarafından tekrar yayınlandı.  
Diaspora tanımı benim tezimde s.10'da aynen şöyledir: "Diaspora', M.Ö. 722 yılında krallıklarının çökmesi üzerine Yahudilerin Filistin dışındaki ülkelere sürülmesi, dağıtılması anlamına gelen “Diaspora” Yunanca kökenli bir kelime olarak ilk kullanıldı ve kısaca “kopuntu” demektir. Dilimize uygun karşılığı ise ‘gurbetçi’dir. Günümüzde dünyanın hemen her yerine dağılmış olan Ermenileri ifade etmek için kullanılırken bu çalışmada özellikle ABD’de ve AB'de bulunan Ermeni toplumu ya da milletleri için kullanılmıştır."
Size kendi tezimden alıntılar yaparak birkaç önemli bilgi vermek istiyorum. "Osmanlı döneminde terörist faaliyetlerde bulunan Ermeni terör örgütleri değişik kiliselerden destek görmüştür. Bunlar özellikle Eçmiyadzin ve Akdamar Katagigosluklarıdır...", (Sayfa: 63). "Taşnak Komitesi’nin merkezi durumuna getirilen Akdamar Kilisesi ve Manastırı’nın tüm personeli köy köy dolaşıp, fikirlerini yaymakla meşguldüler", (Sayfa:134).
Rusya’nın, Eçmiyadzin Katogigosluğu’nu kullanarak Osmanlı Ermenilerini kendi siyasi çıkarları için nüfuzu altına almak istemesine karşılık olarak Osmanlı Devleti de bazı önlemler almıştır. Bu önlemler arasında öncelikle, Osmanlı Ermenilerinde toplanan bağışların Eçmiyadzin Katogigosluğu’na her yıl düzenli olarak gönderilmesi usulünün terk edilmesi gelmektedir. Alınan başka bir önlem ise Eçmiyadzin Katogigosluğu’na karşılık, ruhani bakımdan onunla aynı derecedeki Sis Katogigosluğu’nun ön plana çıkarılmaya çalışılmasıdır. Bu kararla beraber İstanbul Patrikliği’ne bağlı kiliselerde Sis Katogigosu’nun adı okutulmaya çalışılmış, ancak bu proje, ümit edilen sonuçları yaratmamıştır. Bunların dışında bir de Akdamar Katogigosluğu yeniden faal duruma getirilmeye çalışıldıysa da başarı elde edilememiş ve Eçmiyadzin Katogigosluğu, Osmanlı Ermenileri ve İstanbul Ermeni Patrikliği üzerinde giderek daha fazla etki sahibi olarak Ermeni meselesinin ana eksenlerinden biri haline gelmiştir. Yani Akdamar Kilisesi, Türkiye'de yaşayan Ermeniler üzerinde nüfuz kurmak ve Ermeni iddiaları konusunda Ermenilerin elini güçlendirmek için hep bir araç olarak kullanılmak istenmiştir ve bu noktada önem arz eder. Buna göre dünyadaki Ermeni Katagigosluklarının Önem Sıralaması:
1-Erivan-Eçmiyadzin Katagigosluğu,
2-İstanbul-Ermeni Patrikliği,
3-Kudüs-Ermeni Patrikhanesi,
4-Sis Katagigosluğu,
5-Van-Akdamar Katagigosluğu, faal olmayan tek katagigosluk ve -sözde- işgal altında olup bunun açılması, ona değer verilmesi çok önemliydi, bu yapıldı.
Akdamar Adası'nda bulunan yapı; kilise, manastır, saray kalıntılarından ibarettir ama hepsinden önemlisi bir Katagigosluk yapısı olmasıdır. Bu yapının bir özelliği ‘Van Katliamı’nın burada planlanmış olmasıdır. Van'da Arsenikle zehirlenerek topluca katledilen Türklerin ölüm emri de buradan çıkmıştır. Van Gölü'ndeki Akdamar Adası'nda restorasyonu devam eden Ermeni Akdamar Kilisesi'nin Manastır kısmında yapılan kazılarda, 1 Haziran 1884 tarihli bir kitabe ortaya çıktı. Van Müze Müdürü Sayın Mete Tozkoparan, "kitabe, buranın bir ruhban okulu olduğunu gösteriyor. Kitabede, okulun 1 Haziran 1884 tarihinde dönemin Katolikosu (Ermeni kilise hiyerarşisinde en yüksek din adamı) Koçador Rustinsi tarafından açıldığı yazılı. Ayrıca dönemin Padişahı II. Abdülhamit'e katkıların, desteklerinden ve okulun yapılmasına izin vermesinden dolayı methiyeler (övgü) içeriyor” demektedir, (Hürriyet, 31 Mayıs 2006).
Ermeni Meselesi son yüzyıldır bu milletin ve devletin başına büyük bir bela olmuş ve bizi sonuçları çok ağır olabilecek bir kaosa doğru sürüklemektedir. Çok vahim olan konuyla maalesef Türkiye'yi yöneten siyasilerimiz henüz tam bir politika üretememişlerdir. Aksine bazı zamanlar olmadık hatalar yapılmıştır, yapıla gelmektedir de. Bu yanlış adımlardan biride bilinçli (ki sanmıyorum) ya da bilinçsiz olarak bu günlerde atılmaktadır.
İYİ BAYRAMLAR...
…sürecek…


11 Ekim 2007  14:10:01 - Okuma: (1145)  Yazdır




İstatistik