Yazı

Adolf Dassler
Adolf Dassler 

Ahmet Mocan

1900 yılında Almanya’nın Bavyera Bölgesi’nde küçük bir kasaba olan Herzogenaurach’ta, bir ayakkabı tamircisinin oğlu olarak bir çocuk doğar. Adı Adolf Dassler’dir.

 Adolf, yıllarca sporla uğraşır. İyi bir atlettir.
 Sporcularının başarılarının kaliteli ürünlerin altında yattığına inanır. Bu ürünleri üretmek için 1924 yılında, kardeşi Rudolf ile birlikte, doğdukları kasabada “Dassler Kardeşler Spor Ayakkabı Fabrikası”nı kurarlar.
 Fabrikada elektrik ya da makine gücü yoktur. Üretime geçen modeller elle yapılır.
 Dassler Kardeşler 1925 yılında ilk çivi pençeli futbol ayakkabısını üretirler.
 Adolf, atletizmde sprint koşuları için ilk “sivri çivili” modelleri üretir. İlk olarak 1928 Amsterdam Olimpiyat Oyunları’nda denenen bu ayakkabılar, daha sonraki olimpiyat oyunlarında da kullanılır.
 Kardeşler, 1931’de tenis ayakkabılarını dünyaya tanıtırlar.
 1932 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’nda, katıldığı on iki yarışın neredeyse hepsini kazanan, iki buçuk saat içinde dört altın madalya kazanıp dört dünya rekoru kıran Amerikalı atlet James Owens, Dassler Kardeşlerin üretimi olan ayakkabıları giyer.
 Bu gelişmeler, kardeşlerin isimlerinin giderek duyulmasını sağlar.
 Araya giren İkinci Dünya Savaşı, her şeyi tepetaklak etmek üzeredir. Kardeşlerin arası da giderek açılır. Bunun iki nedeni vardır:
 Birincisi çivili kramponları kimin keşfettiği ile ilgilidir.
 İkincisi ise; asker olarak orduya gönderilen Rudolff’un Amerikalılara esir düşmesi ve ağabeyinin ilişkilerini kullanarak onu kurtarmamasıdır.
 Savaştan önce köpekbalığı, kanguru derisi gibi derileri bile ayakkabılarda kullanan Dasslerlar, savaşın getirdiği yoklukta, yelken bezleri ve kullanılamaz uruma gelen araç lastiklerini ayakkabı yapımında kullanırlar.
 Yahudi olan Adolf, katliamın sorumlusu Hitler’i affetmez ve “Adolf” adını bir daha kullanmaz. Herkes ona “Adi” diye seslenir.
 1948 yılında, aralarında çıkan kavga nedeniyle kardeşler ayrılır. Adi, kırk yedi işçisiyle birlikte kasabanın diğer yakasında yeni bir ayakkabı fabrikası kurar.
 Adının ve soyadının kısaltması olan “Adidas” sözcüğünü ürünlerine verir. Bir yıl sonra ise Adidas ile özdeşleşen üç şeritli logonun patentini alır.
 Ağabeyinden tamamen ayrı olarak kasabanın diğer tarafında üretime başlayan Rudolf Dassler ise “Puma” markasını seçer.
 Kardeşler arasındaki bu husumet, iki dev markanın doğduğu Herzogenaurach’ta halen devam etmektedir. Kasabtı bölen Aurach deresinin iki yakasında yaşayan insanların arasındaki gerginlik daha çocuk yaşlarda başlar.
 Okulları bile ayrı olan çocukların Adidas giyenleri, Puma giyenleri ile oynamaz. Yetişkinler ise karşılaştıklarında konuşmaz, aynı ortamlarda bulunmaz ve hatta birbirleriyle evlenmezler.
 1954 yılınsa İsviçre’de organize edilen Dünya Kupası Finali unutulmaz olur. Turnuvanın favorisi Macaristan Milli Takımı’dır. Kadrosunda Puskas ve Kocsis gibi yıldızlar olan Macarlar, 1950’den beri yenilmemektedirler. Finalde karşılaşan ülkeler, Macaristan ve Almanya’dır.
 Yoğun yağmur altında oynanan maçta, Macarlar maçın ilk sekiz dakikasında iki gol atmışlardır bile. İlk yarı bittiğinde skor 2-2’dir.
 Alman Milli Takımı soyunma odasında ikinci yarının taktiğini tartışırken, odaya elinde krampon dolu torbalarıyla Adi Dassler girer. Tüm takımın kramponlarına penseyle çivileri yerleştirir. Böylece futbol kramponları çivilerle tanışır, artık oyuncular her koşulda sahada ayakta kalabilirler.
 İkinci yarı başladığında Macar Milli Takımı ayakta durmakta zorlanırken, tüm gücünü sahaya yansıtan Alman Milli Takımı seksen dördüncü dakikada Helmut Rahn’ın attığı golle maçı 3–2 kazanır ve Dünya Kupası’nı evlerine götürürler.
 Söylentiye göre, Adi aynı ayakkabıları giymelerini Macarlara da tavsiye eder; ama Macarlar bunu reddederler.
 1963 yılında Adi’nin en büyük oğlu olan Horst’un yurtdışı temasları sayesinde, dünyanın hemen hemen her liginde Adidas tarafından üretilen toplar kullanılmaya başlar.
 Adidas, ilk futbol topunu ürettikten yedi yıl sonra Meksika’da düzenlenen Dünya Kupası’nın resmi top üreticisi haline gelir.            
 Adidas, “Telstar” adını verdiği futbol topuyla bir ilki başarır. Bu top da diğer toplar gibi deriden yapılmıştır; ancak onu diğerlerinden ayıran özelliği, otuz iki adet el dikimi geometrik şeklin birleşmesinden oluşmasıdır. On iki adet siyah beşgen ve yirmi adet beyaz altıgen, o zamanlar siyah beyaz olan televizyonlarda topun görünmesini kolaylaştırır.
 Bu önemli bir konudur çünkü 1970 Meksika Dünya Kupası ilk defa dünya çapında canlı yayınlanır.
 Adi Dassler basketbol için de bir şeyler tasarlar. 1969’da “Superstar” adını verdiği basketbol ayakkabısını üretir. Kısa bir süre sonra NBA’de oynayan oyuncuların yüzde yetmiş beşi Superstar’ı tercih eder.
 1978 yılında Adidas’ın kurucusu Adi Dassler 78 yaşında, Herzogenaurach’ta hayata gözlerini yumar.
 1980 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı Alman Milli Takımı ikinci kez kazanır. Tabiî ki bütün takımda, tepeden tırnağa Adidas ürünleri vardır.
 Adidas artık bir dünya markasıdır. 1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’na katılan yüz kırk ülkeden yüz yirmi dördü Adidas’ı tercih eder.
 Resmi futbol topu üretme hakkını 1986’da da elinde tutan Adidas, Meksika Dünya Kupası için “Azteca” adını verdikleri ilk sentetik futbol topunu tanıtır.
 Fransa’da yapılan 1998 Dünya Kupası’nda spor tarihinin en büyük rekabetlerinden biri yaşanır. Adidas, ev sahibi Fransa’nın malzeme tedarikçisidir. Fransa’nın finalde karşılaştığı rakibi ise destekçisi Nike olan Brezilya’dır. Sonunda kupayı kazanan Fransa, prestij yapan Adidas’tır.
 3 Ağustos 2006 yılında Adidas, İngiliz ayakkabı markası olan Reebok’ı üç milyar Euro karşılığında alır. Böylece dünyada Nike’tan sonraki en büyük malzeme üreticisi konumuna gelir.        
 Hayallerle kurulan bir fabrikadan, dünyanın tanıdığı ve tercih ettiği bir markaya uzanan hikâye…
                                                                                                                        Ahmet Mocan
 "F Dergisi"nden yararlanılmıştır.


28 Eylül 2007  00:14:31 - Okuma: (1296)  Yazdır




İstatistik