Yazı

Çamur At İzi Kalsın
Çamur At İzi Kalsın 

Özcan Nevres

Son zamanlarda asılsız iddialar ortalıkta dolanıp duruyor. Açıkçası çamur at izi kalsın diyenler arsızca ortalıkta dolanıp duruyor.

MHP Genel Başkanı Bahçeli’yi sevmem. Onu sevmemem gerçekleri yazmama engel olamaz. İddiaya göre Bahçelinin dedeleri yaptıkları soygunlar yüzündün yakalanıp idam edilmişler. İdam edilenler Bahçelinin dedeleri. Peki, onların işledikleri suçlarda Bahçelinin nasıl bir dahli var ki suçlanılıyor. Kaldı ki o yıllarda tarafsız bir yargıdan da söz edilemez. O dönem iki tanıkla adamın ipe götürüldüğü dönemdir.
Yine uzun bir zamandan beri Kurtuluş Savaşımıza katkıda bulunan kahramanlarımıza ve halen görevi başında olan Genel Kurmay Başkanımız Sayın Yaşar Büyükanıt’a bile Sabetaycı damgası vurulmaya çalışılmaktadır. Dahası Kurtuluş Savaşımızın ilk kıvılcımını çakan Gazeteci Hasan Tahsin gerçek adıyla Osman Nevres ve Ulu Önder Atatürk dahi Sabetaycı, yani Yahudi dönmesi. Bunları yazıp söyleyenler nasıl bir aşağılık karaktere sahipler ki böylesine çamurlaşıp aşağılaşabiliyorlar. Atatürk’e ve Kurtuluş Savaşı kahramanlarına minnet duyması gereken insanlar nasıl böyle bir adi davranışa itibar edebiliyorlar?
Ülkemizin geleceği ile derin kaygılarım var. Belki bu yüzden aniden tansiyonum yükseldi. Tansiyonumu kolumdan ölçtüm yüz seksen. Bilekten ölçen ile ölçtüm yüz yirmi beş. Çarşıya gidip MİGROS tan yeni bir tansiyon cihazı aldım. Onda da yüz seksen. Hemen sağlık ocağına gittim. Orada da yapılan ölçümde yüz seksen çıktı. Dilaltı hapı verdiler düşmedi. Bir tane daha verdiler ve idrar söktürücü bir iğne yaptılar. Evime döndüm. Yaptığım birkaç ölçümde değişen bir şey yok. Devlet Hastanesinin acil servisine gittim. O da nesi? Adı üstünde acil olan yerde ne bir hemşire ne de bir doktor var. Oruç tutmadığı için orada bulunan bir gence burası acil servisi değil mi? Nasıl olur da doktoru hemşiresi burayı terk edip iftar yemeğine giderler dedim. Yemekhane uzak o yüzden yemeklerini buraya getirmiyorlar dedi. Bana otur dinlen dediler ama bende oturacak hal mi kaldı? Hollerde dolanıyorum. Gözüm bir listeye ilişiyor. Listede bölümlerin adı var. En altta ise mescit yazıyor. Bir hastane düşünün. Acil servis olarak kullanılan yerler daracık. Sedye bile zorlukla içeri alınabiliyor ama bu hastanede mescide ayırabildikleri bir yer var. Elbet de ki ibadet kutsaldır. Ama insan sağlığı ibadetten de daha kutsaldır. Hastanede görevli oldukları için namaz kılma olanağını bulamayanlar namazını daha sonra kaza namazı olarak kılabilirler. Hastanedeki hastalar ve hasta yakınları için de aynı kural geçerlidir. O sırada intihara teşebbüs etmiş bir kız getiriyorlar. Taşıdıkları sedye ite kaka zorlukla içeri alınabiliyor. O sırada yemekten dönmüş olan görevli doktor hemen kız ile ilgilenmeye başlıyor. Yarı baygın kıza soruyor, ilaç içtin mi? İçtiysen ne içtiğini söyle de ona göre davranalım. Söylemezsen burnundan hortum sokup mideni temizleyeceğim diyor. Yarı baygın kızdan hiçbir yanıt gelmiyor. Bileğindeki kesiğe zaten ambulanstaki sağlık ekibi gereken müdahaleyi yapmış. Sohbet ile zaman geçirmeye gerek yok ama hadi bunu doktora anlatın bakalım. O arada benim tansiyonumu ölçtüler. Yine yüz seksen. Bir dilaltı hapı verdiler. Yarım saat sonra gel yine tansiyonunu ölçeceğiz. Düşmezse bir daha hap vereceğiz dediler. On beş dakika kadar dolandıktan sonra dönüp verin benim karnemi gideyim dedim. Doktor tamam hemen bakalım dedi. Yine ölçtüler. Yine yüz seksen. Bakın dedim. Bu tansiyon niye düşmüyor diye uzun uzun kafa yormanıza gerek yok. Bu durum ile daha önce de karşılaşmıştım. Menemen Devlet Hastanesinde bir diyazem yapıp gönderdiler. Ertesi gün sabah yataktan sapasağlam kalktım. Doktor yani bu durum stresten kaynaklanıyor diyorsun. Evet dedim. Bu konuda deneyimliyim. Hemen bir diyazem yaptılar. Arabama binip evime döndüm. Sabah kalktığımda yüz kırka seksen idi.
Doktor diyazemi yaptırtmadan önce ne sıkıntın var ki böyle strese girdin diye sordu. Bilmiyorum dedim. Oysa söylenecek o kadar çok şey vardı ki. Hangisinden başlayayım. Ülkemizin giderek İranlaşmasına mı? Bu ülkede her iş bitmiş gibi siyasetin türbana odaklaşmasına mı? Gereği olmadığı halde başlatılan Anayasa tartışmalarına mı? Ülke ekonomisi iyiye gidiyor diye halkı aldatmalarına mı? Halkın bu yalanı yutmasına mı? Bu liste uzar da uzar. Bu durumda ülkesini seven bir insan strese girmez de ne yapar?
Özcan Nevres

24 Eylül 2007  23:32:44 - Okuma: (566)  Yazdır




İstatistik