Yazı

Önce Sağlık
Önce Sağlık 

Özcan Nevres

İlaçlarımı aldığım eczanenin sahibi telefonla aradı.

Grip aşısı geldi. Hemen yazdır aşını yapalım dedi. Dediğini yaptım. Sağlık ocağında yazdırıp eczaneye gittim. Eczanenin sahibi İlknur Hanım hemen aşımı yaptı. Üç gün antibiyotik alma ve yumurta yeme dedi. Teşekkür ederek eczaneden ayrıldım. İlk gece hafif bir kırıklık başladı. Ertesi gün ise gripe yakalanmış gibi ağrımayan yerim kalmadı. Hele aşının yapıldığı kolum yok mu? O kolumun üzerine yatamaz oldum. Neyse ki uzun sürmedi. Bu gün Selimpaşa pazarına giderek hem gezdik. Hem de alışveriş yaptık. Hava değişikliği de bir hayli yaradı. Gerçi evimin bulunduğu yer Silivri’nin en havadar yeri. Istranca ormanlarına uzanan bir vadinin esintilerinin etkisi altında. Denizle neredeyse kucak kucağa olduğumuz için de lodosun etki alanının içindeyiz.
Hemşerilerim ve arkadaşlarım merak ederler diye yazıyorum. Evim bodrumu ile birlikte dört katlı. Bodrumu benim atölyem. Zemin katımız yüksek giriş. Salon, mutfak ve küçük bir tuvaletten ibaret. Orta katta ise salon kadar büyük bir oda, geniş bir yatak odası ve banyo tuvalet var. Çatı katta ise geniş bir oda, çatı altında geniş bir depo ve önünde geniş sayılacak bir terası var. Terasımız ise deniz manzaralı.
Villamız küçük sayılacak bir bahçenin içinde. Ön bahçesinde kendi elimle dikmiş olduğum güller ve asmalar var. Yan bahçesinde ise güller, çiçekler, dereotu, maydanoz ve rokalar var. Arka bahçedeki domatesleri bozduktan sonra da oraya rezene dikeceğim. Zira bu yörede rezenenin yemeğinin olduğunu bilen yok. Bu nedenle de pazarlarda rezene satanlara rastlamak olası değil. Geçen yıl arka bahçeye dikmiştim. Bu şifalı otun birkaç kez yemeğini yapıp yemiştik. Kuzu eti ile nefis olduğunu bilenler bilir.
Ev bu kadar geniş olduğu için işi bitmiyor. Bir de her türlü eksiği gidermeyi kendi elimle yaptığım için bazen yazmaya bile zaman ayıramıyorum. Bazen eşim sitem ediyor. Bu kadar geniş evi niye aldık ki? Topu topu iki kişiyiz diyor ama bazen de konuklarımız geldiğinde daha geniş bir evimizin olmasını istiyoruz.
Günde en az on defa bilgisayar odasına yani çatı katına çıkıp iniyorum. Tüm basamakları hesap edersek yaklaşık dört yüz basamak ediyor. Üstelik her villada olduğu gibi merdivenler olabildiğince dik. Bu basamakların nasıl yorucu olduğunu takdir edersiniz. Villayı aldığımızda Tırabzanları yoktu. Yaptırmak istediğimizde demirci üç miyar, aliminyoncu dört milyar istedi. Maxi alışveriş merkezinde ahşap malzemesi satılıyordu. Gereken malzemeyi alıp işe giriştim. Yetersiz takımlara rağmen üç günde tamamlayıp boyadım ama ben de bittim. Zira takımlar yetersiz olunca yapılan iş yorucu oluyor. Neyse ki ben tırabzanları beş yüz milyona mal ettim. Yorulmaya değdi.
Değerli okurlarım. Artık bahçe işleri de bitti. En son geçtiğimiz kış odalarımızı daha iyi ısıtmak için mantolamıştım. Çok da yararlı oldu. Doğalgaz masrafımız azalmasına rağmen daha da iyi ısındık. Evimizin eksiklikleri de tamamlandı. Bundan böyle yazmaya daha çok zaman ayırabileceğim.
Gurbet elde yazılarımla sizlerle birlikte olmak beni mutlu ediyor. Ne kadar çok yazarsam sizlerle daha çok birlikte oluyorum. Hepinize selam ve sevgiler. Sağlık ve mutluluklar dilerim.
Özcan Nevres


10 Eylül 2007  22:30:42 - Okuma: (563)  Yazdır




İstatistik