Yazı

9 Eylül’e doğru…
9 Eylül’e doğru… 

Yaşar Varış

Dokuz eylül tarihi, ülkemizi işgal eden emperyalist devletlere karşı verilen kurtuluş savaşının zafere ulaştığı günü temsil eder.

Hepinizin bildiği gibi, Osmanlı devletinin imzaladığı Sevr anlaşması sonunda Osmanlı imparatorluğunun toprakları sömürgeci batılı devletler tarafından işgal edilmişti.
Millet fakir, bitkin, umutsuz bir halde idi. Osmanlı devlet yöneticileri kendi canlarının ve çıkarlarını düşünüyordu. Bazı iyi niyetli aydınlar da Osmanlıyı ancak Amerikan mandasının kurtaracağını, onların himayesine girmemizin iyi olacağını savunuyorlardı.
Ordu dağıtılmış, silahları elinden alınmıştı.
Bu durumu gören emperyalist devletlerin iştahı kabarmıştı. Güneydoğu Fransızların, Ege Yunanlıların İstanbul İngilizlerin işgali altına girmişti. İşgalciler insanlarımıza işkence ediyorlardı.
İzmir’de Hasan Tahsin adlı kahraman gazetecinin kişisel karşı koyuşu yanında Ödemiş, İlk kurşun köyündeki ilk toplu direniş gibi bazı karşı koyuşların dışında düşman halkta pek fazla direniş görmeden işgallerini sürdürmüşlerdi.
Ama düşmanın unuttuğu bir şey vardı. Türk ulusu Bağımsızlığından yoksun, tutsak yaşamaya alışık değildi.
Mustafa Kemal gibi zeki, kendini iyi yetiştirmiş, yurtsever bir askeri vardı.
Ülkenin yavaş yavaş elden gittiğini görüyor, Osmanlı yönetiminin aymazlığını, teslimiyetçiliğini içi burkularak izliyor, kurtuluş için çareler arıyordu.
Kurtuluşa giden yolu başlattı.
Kendisi gibi düşünen bir grup arkadaşı ile bir formülünü bulup Karadeniz bölgesindeki bazı güvenlik sorunlarını çözme bahanesi ile 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıktı.
Gerisini biliyorsunuz. Amasya, Erzurum, Sivas ve Ankara... Toplantıları…
Halkın Mustafa Kemal paşa ve arkadaşlarını bağrına basıp kendilerine her türlü desteği vermeleri…
Karar: Ülkeyi işgal eden emperyalist güçleri topraklarımızdan atmak. Tam bağımsızlık.
Büyük millet meclisinin toplanması.
Ülke çapındaki direniş örgütlerinin birleştirilmesi... Düzenli ordunun kurulması
Sakarya, Dumlupınar… Nihayet 9 Eylül sabahı bağımsızlığımızın simgesi olan Türk bayrağının İzmir hükümet konağına dikilmesi.
Lozan da emperyalist devletlere bağımsızlığımız kabul ettirme...
Arkasından, askeri zaferlerin ekonomik ve sosyal devrimlerle taçlandırılması, Cumhuriyetin kurulması.
Bu arada Kurtuluş savaşımızı arkadan vurmak isteyen Osmanlı yönetimi ve iç düşmanlar. Sonuç,
Tam bağımsız ve demokratik bir Türkiye.
İşte, 9 Eylül böylesine zor kazanılmış bir savaşın sonucudur.
9 Eylül, kurtuluş savaşı demektir,
Tam bağımsızlık demektir.
Emperyalizme karşı olmak demektir. Atatürk ile ve devrimlerine saygı demektir.
Bunun için, bu özel kurtuluş günleri gençlerimize özü ile anlatılmalıdır. Şekli törenlerle, şarkılarla türkülerle geçiştirilmemelidir.
Onlara Tam bağımsızlık ruhu aşılanmalıdır.
Emperyalist devletlerin bu gün başka maskelerle yeniden ülkemize el koyma çabalarına karşı uyanık olmaları anlatılmalıdır.
Kısacası hepsi, tam bağımsızlıktan yana, emperyalizme karşı, laik, demokratik bir anlayış içinde yetiştirilmelidir.
Ancak o zaman ülkemizi işgalcilerden kurtaran, bu yolda canlarını veren şehitlerimizin ruhları rahat olacaktır. 04.09.2007


5 Eylül 2007  15:34:55 - Okuma: (593)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik