Yazı

Ey Akıl Neredesin?
Ey Akıl Neredesin? 

Özcan Nevres

Ey akıl neredesin? Bulan varsa söylesin. Zira bu kadar zırvayı ancak yitirilmiş akıllar başarır.

Üst geçitlerde ve köprülerde koca koca bez afişler asılmıştı Büyük Şehir Belediyesi tarafından. Bin altı yüz küsur kilometre su isale hattı döşedik diye yazılıydı o bez afişlerde. Beceriksizlikleri yüze vurduğundan olsa gerek o afişler görünmez oldu. Şimdi Büyük Şehir Belediyesi başkanlığının yeni bez afişler asması gerekir. Önümüzü göremedik. Mevcut su kaynaklarına yeni su kaynakları eklemeye gerek görmeden bu boruları döşedik. Hata ettik. Özür dileriz diye yazmaları gerekir. Nice köyün öz kaynaklarını köylülerin elinden alıp İSKİ nin pahalı suyuna köylüleri, beldelileri mahkûm mettiler. Şimdi de Çatalca’daki suyu bitmez zannettikleri kuyulardan medet ummaya başladılar. Doğal olarak bu suları Çatalcalıları vermeye razı edebilirlerse. Eğer razı edemezlerse iş yargıya düşer ve dava yıllarca sürer gider. Zira yasa diyor ki; bir yöreden su alınabilmesi için mevcut suyun o yörenin tüm ihtiyacının karşılaması gerekir. Karşılıyor ve fazlası var ise ancak fazlasını alabilirler.
Muğla’nın merkeze bağlı Kafaca köyü vardı. Köyün kış aylarında kırk yedi debilik bir doğal su kaynağı vardı ama suyun debisi yaz aylarında on yedi debiye düşüyordu. Kış aylarında yapılan ölçümlere göre suyun Muğla’ya alınması uygundu. Köylülerle anlaşmak için masaya oturuldu. Köylülere biz bu suyun yalnızca yirmi dört debilik bölümünü alacağız. Size yirmi üç debi su kalacak dediler. Köylüler bize kalan su mutlaka yirmi üç debi olacak değil mi diye sordular. Yetkililer aynen öyle dediler. Köylüler biz bu anlaşmaya varız dediler. Köyün uyanık muhtarı anlaşma tutanağına köyümüze mutlaka yirmi üç desibellik su kalacaktır diye kaydedilmesini de sağladı. Oysa suyun debisi yaz aylarında on yedi debiye kadar düşüyordu. Kilometrelerce boru döşendi. Yaz geldiğinde döşenen borulardan su akmaz oldu. Sonunda o sudan vazgeçip başka kaynaklara yönelmek zorunda kaldılar. Dikkat etsinler. Zira aynı durum Çatalca daki su kuyuları için de geçerlidir.
Yeraltı sularının bitmemesi için mutlaka yapılması gereken, dere yataklarının uygun yerlerine bentler yapmaktır. Bu bentlerde toplanılan su sulama işlerinde yetersiz olsa da yeraltı sularını zenginleştirmede çok işe yarar. Eğer uygun alanlar varsa o alanların gölet olarak değerlendirilmelerinde de yarar vardır. O göletlerin tabanlarındaki sızıntılar da yer altı sularını besler. Bu konuyu defalarca köşe yazılarımda dile getirmiş olmama rağmen tekrar yazıp anımsatmakta yarar vardır. Çıplak dağların dere yataklarında yapılacak olan bentler o çıplak dağlara hayat verir. Etraflarında mutlaka yeşil bir alan oluşur. Suyun tırmanma gücü sayesinde giderek bu yeşil alanlar daha da büyüyerek orman haline gelirler. O bentler ve göletler yeşile hayat verirken yeraltı sularının da zenginleşmesini sağlar. Her ne kadar geç kalınmış olsa da hemen kolları sıvayıp işe başlamak gerekir. Zira önümüzdeki kurak yıllarda denize salınmamış sulara çok daha fazla gereksinimimiz olacaktır. 
Özcan Nevres


13 Ağustos 2007  23:52:05 - Okuma: (392)  Yazdır




İstatistik