Yazı

Milletvekili Olmak
Milletvekili Olmak 

Ahmet Mocan

Damat Ferit Hükümeti dönemi…

Ayan üyeliğine atanan Konyalı Mehmet Zeynelabidin Efendi, “Mesrik-i İrfan” gazetesinde Konya’dan milletvekili olma koşullarını açıklar:
· Milletvekili adayı, aday olacağı şehirde uzun süreli oturmuş, yaşamış olmalı, halkın mizacını iyi bilmelidir. Bir şehirde oturmamış veya çıkıp gideli uzun zaman olmuş adamların iyi olup olmadığı bilinemez.
· Şehre yarayacak her türlü kanunu ve o şehrin halkının saadetini icap edecek şeyleri düşünüp beğenmeye ve böyle bir arayan toplamaya muktedir olmalıdır.
· Devletin şan ve şerefini düşünmeyecek kadar cahil olmamakla birlikte, sefih(uçarı) de olmamalıdır. Çünkü kendi malı kendine teslim edilemeyen sefih bir adama bu gibi görev verilemez.
· Hükümetin kanunsuz ve haksız işlerini yüzüne söylemek hususunda kimseden korkup çekinmez ve ölmekten bile kaçınmaz, dünya için kimseye müdahene(yağcılık) etmez olmalıdır.
· Parayı görünce her şeye boyun eğecek kadar bağrı yufkalardan ve parayı çok sevenlerden olmamalıdır. Yoksa milletin menfaatinin zayii olma ihtimali ziyadeleşir(fazlalaşır) ve memleketi açık açık uçuruma sürükler.
· Memuriyetini muhafaza etmek ve başka bir menfaatini korumak için şuna buna yüzsuyu dökmüş(ağlamış), kendisine haksızlık edenlere göz kırpmış, kendisi haksızlık etmiş olmamalıdır.
· Rüşvet almış, para ile onun bunun hakkını satmış, mahvetmişlerden de olmamalıdır.
· Halk içersinde zulmü, işkencesi olanlardan olmamalıdır.
· İki sözlü, ikiyüzlü adamlar da milletvekili olamaz.
· Şunun bunun ayıbını arayan, daima iki kişi arasındaki gizli sırları anlamaya çalışan, hiç yoktan tertip türetenler de aday gösterilmemelidir.
· Milletvekilliği bittikten sonra kendini idare edecek bir işi ya da zenginliği olmayanlar da aday gösterilmemelidir. Çünkü bu özellikleri olmayan kişiler, hükümetin ayıbını örtüp boyun eğmeye mecbur kalırlar.
      Yıl 1927… Mustafa Kemal, milletvekilleri için bir genelge yayımlar:
· Milletvekillerinin özel yaşamlarında ticaret, tarım, sanayi vb. alanlarındaki iktisadi ve mali faaliyetleri devletin yasalarına bağlıdır… Ancak milletvekilleri, milletvekili sıfatını özel iktisadi yaşamları için kullanmamalarına özel bir önem gösterecektir.
· Sermayesinin çoğunluğu devlete ait olan kuruluş ve şirketlerle, genel çıkarlara ait özel ve sözleşmeye bağlı ayrıcalıklı şirketlerde ve tekel idarelerinde, hükümetçe yönetim kurullarına atanan ve bu kuruluşları temsile yetkili kimseler partiye bağlı milletvekillerinden olmayacaktır. Öbür kuruluşların yönetim kurulu üyelikleri konusunda genel kurallar geçerlidir.
· TBMM başkanı ve başkan yardımcıları, bakanlar ve parti genel sekreteri, parti grubu başkanı ve başkan yardımcıları, parti denetçileri gerek devletle ilgili kuruluşlarda, gerek devletin ilgili olmadığı özel kuruluşlarda müdürlük, yönetim kurulu üyeliği, temsilcilik gibi görevlerden kesinlikle kaçınırlar. Müdürlük ve yönetim kurulu üyeliği, temsilcilik gibi bir yöneticilik söz konusu olmaksızın özel kuruluşlarda pay sahibi olma konusunda genel yasa hükümleri geçerlidir.
· Milletvekillerinin göreve devam konusundaki durumları TBMM’nin özel kanununa tabidir. Partili milletvekillerinin TBMM’ye devamları açısından durumlarını izlemek parti genel başkanlığınca özel öneme sahip olacaktır.
 
Bugün bunların ne kadarı geçerli acaba?
 
Varın siz günümüz milletvekilleriyle karşılaştırın…
                                                                             Ahmet MOCAN


5 Ağustos 2007  13:03:21 - Okuma: (650)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik