Yazı

Neden böyle oldu?
Neden böyle oldu? 

Yaşar Varış

İktidar olma sloganı ile girilen 22 Temmuz seçimlerinde CHP umulan oy artışını yapamayarak yine ana muhalefet partisi oldu.

Oysa ülkede siyasal ve sosyal ortam sosyal demokrat bir muhalefet partisi için o kadar elverişli idi ki , muhalefet partisi oyların büyük bir çoğunluğunu alıp gitmeli idi.
4.5 yıldır iktidarda olan AKP, cumhuriyetin 1923 yılından beri devlete kazandırdığı tüm birikimleri yerli yabancı, yandaş şirketlere satmış, yolsuzluklar almış başını gitmiş, iktidar sahiplerinin birinci dereceden yakınları akıl almaz derecede zenginleşmiş, yaşları ve gelirleri ile orantılı olmayan servet sahibi olmuşlar,ülke borcu artmış, protestolu senet ve karşılıksız çeklerin sayısı dörde katlanmış, icra daireleri işleri yetiştiremez olmuş, kısacası her şey muhalefetin lehine işlemişti.
Ama ne gezer. 2002 seçimlerinde 10 milyon civarında oy alan AKP oylarını 16 milyona çıkarmış.
İnsanın inanası gelmiyor. Bunca olumsuzluklara karşın insanlarımız neden AKP’ye yeniden destek verdi?
Bir avuç zengini daha zengin eden, yaptığı yolsuzluklarla elde ettiği paralarla sevap işlemeye çalışan, yarattığı yoksulluğu dağıttığı kömürle, gıda paketleri ile örtmeye çalışan bir iktidarın seçim zaferini, yoksul insanların davul zurna ve havai fişek gösterileri ile kutlaması da ayrıca düşünülecek bir konu.
Sanırım önümüzdeki dönemde toplum ve siyaset bilimcileri bu konuyu enine boyuna araştıracaklardır.
Ya CHP ye ne demeli?
CHP neden doğal seçmeni olan insanların oylarını alamadı?
Dünyanın her yerinde emeği ile geçinmeye çalışan insanlar sosyal demokrat, sol partilere oy verirler. Türkiye’de mevcut düzenden zarar gören, ezilen bu insanlar neden CHP’ye oy vermediler?
Bu sorunun cevabını da sosyal demokratlar vermelidir.
Nerede hata yaptıklarını araştırmalı, kendilerini sorgulamalıdırlar.
Ben bu yazımda bazı temel nedenlere değinmek istiyorum.
Bence en önemli neden CHP sol bir parti olarak doğal seçmeni olan ve emeği ile geçinen insanlara, işçilere, köylülere, esnafa, memurlara, emeklilere ve onların örgütleri olan sendikalara, sivil toplum örgütlerine kendilerinin partisi olduğu mesajını verememiştir.
Bu kesimlerin örgütleri ile organik bağlar kuramamıştır. Bu kesimlerin temsilcilerini milletvekili adayı yapmadığı gibi, sağcı bilinen kişileri aday yaparak sağdan oy beklentisine girmiştir.
Adaylar belirlenirken parti içi demokrasi işletilmemiş, adaylar sağ partilerin yaptığı yöntemlerle genel merkezde görevli birkaç kişinin tercihine bırakılmıştır.
Terör örgütünün eylemleri nedeniyle yükselen milliyetçilik çizgisinde ölçüyü kaçırmış, MHP ile farkını ortaya koyamamıştır. Hatta söylenen ve yalanlanmayan seçim sonrası olası bir CHP-MHP koalisyonu senaryosu ile MHP’ye yardımcı olunmuştur.
Ülkedeki ekonomik, siyasal tüm sorunların arkasında ABD ve AB olduğu bilindiği halde bunların adının verilmesinden özenle kaçınılmış, CHP’nin antiemperyalist, tam bağımsızlıkçı özelliği yeterince anlatılamamıştır.
Parti içi eğitim ihmal edilmiştir. CHP üyelerinin çoğu bilgisizdir. Parti programından habersizdir. Küreselleşmeyi, globalleşmeyi öven, bunun iyi bir şey olduğunu söyleyen parti yöneticileri vardır. Bunları bilmeyen parti üyelerinin emperyalizme ve onların yerli işbirlikçilerine karşı durması, partisine yararlı olması düşünülemez.
Parti örgütlenmesinde genel başkanı sevenler ve ondan yana olanlar esas alınmıştır. Bilgi, birikim, dürüstlük, liderlik gibi önemli özellikler gözetilmemiştir.
CHP’nin bu eksileri de AKP’nin zaferine katkı sağlamıştır.
Gerçek CHP’liler büyük bir üzüntü içindedirler. Sadece genel başkanın ve yanındaki birkaç kişini istifası çözüm değildir…
Son dönemde belki de en çok çalışan sayın Deniz Baykal olmuştur.
Ama bu yeterli değildir. Örgüt tepeden aşağıya bir bütün olarak sosyal demokrat bir parti gibi yeniden örgütlenmeli, kadrolarını ve programını yeniden gözden geçirmelidir.
Dünyanın hiçbir ülkesinde bunca sıkıntının yaşandığı bir ülkede iktidar partisinin oyunu arttırdığı ve iktidarda kaldığı görülmemiştir.


1 Ağustos 2007  18:34:28 - Okuma: (563)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik