Yazı

Tanklar = Çocuklar
Tanklar = Çocuklar 

Özcan Nevres

Trakya'da yabancılar satın almak için bin ile beş bin dönüm arası arazi ararlarken bu yazımı dikkatle okumakta yarar olur kanısındayım.

İsrail tanklarının karşısında bir avuç çocuk canlarını ortaya koyarak bir
tankı taşlıyorlar. Tek bir tank ve çocuklar. Çocuklar ellerindeki taşları
fırlatarak dedelerinin tank olmuş demir yığını kafalarına fırlatıyorlar.
Dedelerinin taş kafaları bir gün demir olup torunlarına ölüm
kusturacaklarını düşünememişler. Nasıl düşünebilirlerdi. Taş kafa
düşünebilir mi? Çocuklar fırlattıkları taşlarla dedelerinin kafalarını
kırmaya çalışıyorlar. Zira onların da kafaları taştan farksız. Ne
taşladıkları tankın dedelerinin kafasının ürünü olduğunu, ne de taşla demir
yığınının etkisizleştirilemeyeceğini düşüne biliyorlar. Nice yıllardan beri
kimse onlara düşmana karşı en büyük silahın düşmanının kullandığı silahlarla
olabileceğini kimse öğretmemiş onlara. Belki de o çocukların taş
kafalılıktan kurtulmalarından korkuyorlar. Tankların açtığı ateş sonucunda
ölen arkadaşlarını feryatlarla ambulansa taşıyorlar.
 
Eyyyy geri kalmışlığın utanç abidesi çocuklar!!! Önce dedelerinizin
mezarlarına gidin. Mezarlardaki taşlara sorun. Biz düşmanlarımız karşısında
neden hep yeniliyoruz ve hep yenilgilere mahkum edildik. Taşlardan
birikonuştuğunda hiç şaşırmayın. Taş diyecektir size. Sizin dedeleriniz
vatan topraklarını günlük çıkarları uğruna düşmanlarına satmışlardı. Belki
de hatalarını öğrenemeden bu dünyadan göçüp gittiler. Hep günlerini gün
etmek için yaşadılar. Batıda teknoloji denilen devler önlenemeyecek bir
hızla büyürlerken, dedeleriniz o yarışa gireceklerine işlerini hep Allah'a
havale ettiler. Oysa Allah çalış kulum vereyim diyordu. Dedelerinizin
kafaları taş olduğundan bu Allah emrini hiçbir zaman dikkate almadılar. Siz
şimdi dedelerinizin günahlarını ödüyorsunuz. Kırın kafanızdaki taş duvarı.
İnsan olmanın gerektirdiği gibi düşünmeyi keşfedin. İşte o zaman tanklara
karşı ancak tanklarla savaşabileceğinizi öğrenirsiniz. Eğer bunu
öğrenemeyecek ve başaramayacaksanız, kırın boynunuzu ve İsrail oğullarının
emrindeki köleliğinizi sürdürünüz.
 
 Eyyyyy Talat.. Yazık çok yazık. AKEL e evet oyu vermeleri için yalvarmaya
gittiğinde seninle görüşmeyi bile kabul etmediler. Bu durumdan ders aldığını
sanmıyorum.
 
İleride ne olacağını düşünmenize gerek yok sayın Talat. Yüzünü
Filistinlilere çevir. Orada yaşananlardan geleceği çok iyi görürsün. İş
işten geçmeden bu gerçeği kafana iyice kazı ve tutumunu gerektirdiği şekilde
değiştir. Eğer değiştirmezsen çocukların ve torunların Filistinli çocuklar
gibi düşman tankları ile taş atarak savaşacaktır, ya da savaştığını
zannedecektir. Belli ki Girit'ten ders alamamışsın. Girit'te yaşananların
üzerinden neredeyse yüz on beş yıl geçti. İnsan belleği unutkanlıkla
sakattır. Belki deden o günlerde yaşananları yaşamadığı için sana
anlatmamıştır. Size kimsenin bir şeyler anlatmasına gerek yok. İşte Filistin
orada. Renkli camlarda yaşananları hep birlikte izliyoruz. Bu olan bitenleri
gördükten sonra da halen evet diyebiliyorsan yolun açık olsun. Gerçekler bir
inşaatın üst katından kafana düşen tuğlalar gibi canın yandığında ne yazık
ki iş işten geçmiş olacak.
Özcan nevres


24 Temmuz 2007  09:44:52 - Okuma: (719)  Yazdır




İstatistik