Yazı

Hezimetin Ardından
Hezimetin Ardından 

Özcan Nevres

CHP hatalarının bedelini ödeyerek belki de hak ettiğinden de fazlasını aldı.

Aldığı oy % de 20. DSP’nin tırmanan oyları ise en az % de yedi olacağını gösteriyordu. Bu rakamı CHP’nin aldığı oy oranından düşersek geriye % de on üç kalır ki bu da CHP için hezimettir. Her ne kadar koltuk meraklısı yöneticileri başarılı olduk deseler de. CHP yöneticileri bu halkın yıllardan beri aynı yüzleri görmekten bıktıklarını kabul etmeleri gerekir. Bunu kabul etmezlerse önümüzdeki yerel seçimlerde CHP’yi daha beter bir hezimete uğratırlar. Sayın Baykal tekrar CHP ye geri gelip aday olduğunda kongre salonuna Riki Martin edasıyla girişini ne bu halk unuttu. Ne de fakir halktan yana olanlar. Sayın Baykal bu seçimde ektiğini biçmiştir. Halktan kopuk lider görünümüyle.
 
Gelelim CHP’nin Sayın Deniz Baykal yönetiminde inşa ettirdikleri genel merkez binasına. Önce şunu belirteyim. CHP ye gönül vermiş olanlar neden CHP ye gönül verdiler. Zira her CHP’li halkçıdır. Dar gelirlilerin devletçi ekonomiye gönül verenlerin partisidir. Daha doğrusu ezilenlerin partisidir. Kalantorların değil. Peki, Sayın Baykal yönetimi devletçi midir? Asla. Kırın o zaman CHP amblemi altı oktan en önemlisini. Halkçılık ilkesini temsil eden oklardan birini de kırın. Geride Atatürk’ün kurduğu CHP’nin ambleminden yalnızca dört tane kazık kalır. Amblem amblem olmaktan çıkar. Bu halk da bunun bedelini sandıkta ödetir. Tüm bu verilere göre o katrilyonluk genel merkez binası CHP ye yakışır mı? Hem de ne büyük özellikleriyle. Genel Başkanın odasına özel asansörüyle çıkabiliyor. . Sormak gerekir. Bir parti lideri halkından bu kadar kopuk olabilir mi? Halkından bu denli kaçabilir mi? Dahası partiye aldıkları o olabildiğince lüks araba için söyleyecek söz bulamıyorum.
 
Peki, genel merkezdeki durum bu da il ve ilçe yönetimlerde durum değişik mi? Bence daha da beter. Yabancısı olduğunuz bir ilçe binasına giriniz. Sakın birilerinin size hoş geldiniz demesini beklemeyiniz. Zira havanızı alırsınız. Yedi yıldır Üçgöller bölgesinde yayınlanan gazetelerde CHP’nin kalemşorluğunu yaptığım halde ( zaman zaman en ağır eleştirileri yapsam da) ne Silivri CHP ilçe merkezinde ne de Büyükçekmece ilçe merkezinde hoş geldiniz diye bir karşılayanla karşılaşmadım. Silivri ilçe merkezinde sayısı onu bile bulmayan kişilerce ancak tanıştıktan sonra merhabalaşabildim. Peki, sağcı partilerde de durum aynı mı? Aynı olması olası mı? Gösterilen itibardan rahatsız bile olursunuz.
 
Beklenmedik bu ağır yenilgiden sonra CHP’nin toparlanabilmesi için tüm kadrolarının değişmesi gerekir. CHP’nin halkçı bir parti olduğunun bilincinde olanların CHP yönetimine gelmeleri gerekir. Bu hezimetin sorumlusu olanlar bu acı gerçeği görmezden gelerek koltuklarını terk etmezlerse, CHP yerel seçimlerde daha ağır bir yenilgiye uğrar. Dört yıl sonraki seçimde ise baraj altında kalmalarını hiçbir güç engelleyemez.
 
Olacak iş değil ama ben yine de öneride bulunmaktan kaçınmayacağım. Şayet CHP kadroları değişirse ve yerlerine gerçek anlamda halkçılar gelirse ilk icraatlarının olabildiğince lüks olan genel merkez ile aynı lükslükteki Mercedes’i acilen satmaları gerekir. Halkın rahatça girip çıkabileceği yeni bir genel merkeze taşınmalıdır. Bunu yaptıklarında mutlaka halkın yoğun desteğini sağlayacaklardır.
 
Özcan Nevres


23 Temmuz 2007  14:34:50 - Okuma: (576)  Yazdır




İstatistik