Yazı

Yürümeyi Öğrenmek
Yürümeyi Öğrenmek 

Nuri Gökgöz

İnsanoğlunun yaşamında zor öğrenebildiği ve öğrenirken kendisine en fazla zararı verdiği nedir diye düşündüm.

Dedim ki yürümektir herhalde.

Doğumumuzdan sonra geçen günlerde bu eylemi yapabilmek için çırpınır dururuz.

Altı aylık sürenin sonunda emeklemeye başlar hayattaki ilk sürünmemizi gerçekleştirmiş oluruz. Ortalama olarak üç aylık, yani doksan günlük süre içinde devam eder bu sürünmemiz.

Sonra bir adım daha sonra birkaç adım ve farkına varamadan yürümeye başlarız. Bu geçen zaman içinde anne, baba ve varsa diğer yakınlarımızın tüm dikkati bizim üzerimizdedir. O sıcacık gülen gözleri ile bizleri izlerler.

Yaşamımızdaki en çok darbeleri aldığımız anlardır bu emekleme ile yürümeye ilk başladığımız zamanlardaki geçen günlerimiz. Bazılarımız ise sakat kalır bu kazalarda.

Yürümeyi öğrenince sokaklarda dolaşmanın zevkini yaşarız ebeveynlerimizle. Daha sonra serbest kalırız. Elimizden tutan olması gerekmez artık. Sokaklarda koşturmalar başlar hayatımızın sonuna kadar devam edecek olan.

Bir gül dalındaki goncaya benzeriz. Tutunduğumuz dalda kalabildiğimiz sürece açmayı ve sonunda dalından kopup kurumayı. Bazılarımız gonca iken kopuverir dalından.

Yürüme eylemini gerçekleştiren ayaklarımız yere ne kadar sağlam basarsa, yarınlara umutla bakar ve geleceğe doğru emin adımlarlarla ilerlemiş oluruz.

Yürümeyi ilk öğrendiğimizde ayaklarımız bizi taşırdı ve o yüzden birçok kazayla karşılaşırdık. Yürümeyi öğrendikten ve belli bir yaşa geldikten sonra ayaklarımızın bizi götürdüğü yere değil, bizim gitmeyi istediğimiz yere ulaştırmasını sağlamaktır.

Onun için yürümenin; insanoğlunun yaşamında zor öğrenebildiği ve öğrenirken kendisine en fazla zarar verdiği eylem olarak düşündüm.

Belki çoğumuza kolay gibi gelebilir ama ben yaşadığım ortamlarda yürüyemeyen veya yürüme zorluğu çeken insanları gördükçe, bu eylemin ne kadar zor olduğunu ve öğrendikten sonrada bu zorluğun devam ettiğini düşünenlerdenim.

“Işığı önüne al da yürü, gölgen arkandan ister gelsin ister gelmesin”

Paylaştıkça çoğalan tek şey sevgidir Üzerimizden sevgi eksik olmasın!

doğarsın ağlayarak
işte o an başlar
ana rahminden dünyaya yolculuk
kilometreler akmaya başlar
yataktan ana koynuna
ana koynundan banyoya
sonra emeklemeler
derken bir kaç adım
düşe kalka
arkasında koşar adım
okul askerlik
iş geziler evlilik
aileye katılan yeni canlar
ve acımasız yaşam
artık bitmez o yolculuk
ama
ben korkmam o yolculuklardan
benim asıl korkutan yolculuk
cami ile mezarlık

Nuri GÖKGÖZ (Toprağın Sesi)


21 Temmuz 2007  16:30:22 - Okuma: (1206)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik