Yazı

Yürek İster
Yürek İster 

Özcan Nevres

Sayın Başbakanımızı sıkça televizyonlarda tartışmaya çağırıyorlar.

Başbakanımız ise bu çağrıları duymazlıktan geliyor. Nedeni ise ayan beyan ortada. Zira kendisine sorulacak soruların altında ezileceği kesin. Soranlar adına sormaya başlayalım. Bakalım nasıl bir yanıt verebilir.
Sayın Başbakan oğlunuz üç milyon dolara bir gemi alıp deniz nakliyatçılığına başlamış. Bu başarısını kime borçlu.
Efendim oğlum reşittir. O nedenle ne iş yapacağına ve yaptığına karışmam.
İyi ama Sayın Başbakanım, oğlunuz dört yıl öncesine kadar burslu okuyordu. Bu dört yıl içinde ne iş yaptı ki oğlunuz bu paraya bu gemiyi satın alabildi.
Ne laf anlamaz birisin sen yahu. Dedim ya sana oğlum reşittir. Ne iş yaptığına karışamam diye.
Ama başbakanım benim oğlum dört yıl önce mezun oldu ama halen işsiz.
Sen provokatör müsün be adam? Al ananı, oğlunu git.
Sunucu, pardon yöneticimiz reklâmlara gireceğiz diye uyarıyor. Soruyu soran bu arada yaka paça dışarı atılıyor. Teknik bir arıza bahanesiyle programa son veriliyor. Oysa o katılımcının o kadar çok soracağı vardı ki. Onun yerini soruları biz kurgulayalım Örneğin, başbakanım ekmeğin fiyatı %16.4.domatesin, % 50, süt %11, bal %13, salça %26, kömür %28 arttı. Alacağımız yanıt için fikir üretelim. Yanıt: Ekmeği karne ile yediğiniz günleri ne çabuk unuttunuz? Karşısındaki adam elli yaşlarında. Karne ile ekmeğin üzerinden atmış yıl geçmiş. Onu o karneli ekmek niye ilgilendirsin ki?
Sayın Başbakanım, günümüzün en elzem araçlarından kombi % 20, doğalgaz %24.4, tüp gaz %13.4, kira %25, ilaç % 18, deterjan % 17, zeytinyağı %13, motoryağı %38, pirinç %20, fasulye %30 arttı. Hani enflasyon % 10 un altına düşmüştü.
Siz bir provokatörsünüz. Bunların fiyatlarını sizin gibiler arttırıyor. Siz bunları müsrifçe kullanmasanız fiyatların % 10 un bile altına düştüğünü görürdünüz.
Sayın Başbakanım. Bendeki liste daha bitmedi. Peki, bunlara ne diyeceksiniz? Taksi %19, vapur %19, pirinç % 20, dana eti % 14, tavuk eti %20, baharat % 24, okul çantası % 19, ayakkabı % 23, leblebi %42, sarımsak %62, elma % 45, armut % 56, ayva % 62, sıhhi tesisat malzemesi % 67, tül % 98 arttı. Bunu der demez Sayın Başbakan ayağa kalktı. Siz nankörsünüz. Duble yollar yaptım. Üç günde çöktü dediniz. Ülkeye para gelsin diye yabancılara toprak satışının önünü açtım. Vatan topraklarını satıyor dediniz. Telefonu, rafineleri bir yıllık karından düşük fiyata sattım. Buna da karşı çıktınız. Oysa ucuza verince Arap ve Ermeni kardeşlerimiz balıklama atlıyorlar satılıkların üstüne. Size ne kardeşim. Satarım satarım. Bak ne diyor benim maliye bakanım. Ben her şeyi babalar gibi satarım. Benim görevim satmak. Hadi şimdi al ananı git. Gözüm görmesin seni.
Tamam, sayın başbakanım. Sizinle sandıkta görüşürüz. Bu hayali konuşma bu ahvalde biter.
Beyaz eşya satan bir arkadaşımın dükkânında oturuyorum. On yaşındaki oğlu içerdeki çocuk bisikletlerini ha bire dışarıya taşıyor. Babası sordu. Oğlum ne yapıyorsun o bisikletleri? Çocuk gururla satıyorum baba dedi. Babası kaça satıyorsun diye sordu? Oğlu yüz bine dedi. Oğlum o bisikletlerin maliyeti sekiz yüz bin lira. Sen ne yaptığını sanıyorsun. Bir milyon liradan aşağı satma dedi. Fiyat eskisi gibi bir milyon olunca da alıcı kalmadı. Bu bana özelleştirmelerdeki mantığı çağrıştırdı. Zararına satılan malı herkes alır diyemeyeceğim. Zira o malları ancak yandaşlar alabilirler.
Gelelim Boğluca deresine. Üç yıldan beri yazdım durdum. O derenin ağzına bir kapak yapıp denizle bağlantısını kesin ve içindeki suyu açık denize boşaltın diye. Boğluca deresi önüne kapak yerine kolayı seçilerek bent yapıldı. Şiddetli yağışlarda taşan bu derenin önünde bu set olunca, güçlü bir yağışta felakete neden olacağı kesin. Hesapların kuraklık üzerine yapılması yanlışların en büyüğüdür. Benden söylemesi. 
Özcan Nevres

16 Temmuz 2007  19:18:19 - Okuma: (520)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik