Yazı

Yaşar Okuyan’ı dinlerken
Yaşar Okuyan’ı dinlerken 

Özcan Nevres

Cevizkabuğu programında Yaşar Okuyan’ı dinliyorum.

Kendisine yapılan işkenceleri ve konulduğu hücresinden gencecik insanların hücrelerinden alınıp idama götürülüşlerini gözyaşları içinde anlatıyor. Bir an kendimi 1980 öncesinde buldum. Kızım Boğaziçi Üniversitesinde okuyordu. O yıllara sağcılar solcuları, solcular da sağcıları acımasızca katlediyorlardı. Gözümüz televizyonda kulağımız radyoda ölenler arasında kızımız da var mı kuşkusuyla yaşıyoruz. Bir sabah gözümüzü sabaha olağan dışı bir sessizlikle açmıştık. Evimiz Nevres apartmanında. Apartmanımız da Menemen’in en hareketli yerinde. Üç ana caddenin kesiştiği yerde. Sessizliğin nedenini merak ederek balkona çıktım. Tam karşıda iki er silahlı olarak nöbet tutuyordu. Merakla sordum. Darbe mi yapıldı diye? Askerler evet abi dediler. Sevinçten çıldıracak gibiydim. Mutfakta hemen ekmek arası kaşarlı sandviç yapıp sepetle aşağı sarkıttım. Erlere açsınızdır, alın bunları yiyin dedim. Önce almak istemediler. Nedenini sordum. Yasak dediler. Siz alın, aldığınız için kimse size bir şey demez dedim.
Bu darbe bizim için büyük bir kurtuluştu. Sağlanılacak disiplin sayesinde hiçbir aile çocukları için öldürülecekler mi diye yüreklerinde o büyük korkuya yer vermeyeceklerdi. Ben ve benim durumumda olanlar yaşadıkları sevinç içinde, işkence olaylarının yaşanmakta olduğunu nereden bilecektik. Zamanla işkence olaylarını ve günahsız gençlerin sırf gözdağı verilmesi için acımasızca asıldıklarını öğrendiğimizde kendi çocuğumuz asılmışçasına büyük acılar yaşadık. Anayasa oylamasında bu yüzden renkli zarfa rağmen hayır oyu kullandım. Halkçı Parti ilçe başkanlığına getirildiğimde bu yüzden bir süre polis tarafından izlendim. Zira kırmızı oy kullananların sayısı çok az olduğundan kolayca fişlenebiliyordu. O fişlenme yüzünden polis bana kuşku ile bakıyordu. Konuşmalarımda darbecilere karşı hep olumlu sözler kullandım. Çocuğumun artık okuluna huzur içinde devam ettiği için minnet duyduğumu söyledim. Zira ortam darbecilere karşı söz söylemeye uygun değildi. Zaten bir şey söyleseniz de hiçbir yararı olmazdı. Zira darbeyi yapanlar Anayasa’ya koydukları bir madde ile ömür boyu yargılanmalarına engel koymuşlardı.
Evren paşa konuşmalarında yaptıklarından hiç pişman olmadığını söylüyor. Aynı şartlar yine oluşsa ve ben yine aynı göreve getirilsem daha da çok adam asardım diyebiliyor. Nasıl demesin ki? Anayasa’mızda ona yargıya karşı delinmez bir zırh giydirmişler. O yüzden geçmişi hakkında bu kadar fütursuz davranabiliyor. Kaldı ki bu madde yalnız onu korumuyor. Diğer dört konsey üyesi için de geçerli. Bu yüzden darbe sonrası Türkiye’nin en zenginleri arasına giren Tahsin Şahinkaya’dan ve ne de diğerlerinden hiçbir kimse hesap soramıyor.
                                          ***
12 Eylül 1980 darbesi ardından neler olduğuna bir göz atalım.
         650.000 kişi gözaltına alındı
  • 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
  • Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
  • 7 bin kişi için idam cezası istendi.
  • 517 kişiye idam cezası verildi.
  • Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı).
  • İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi.
  • 71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
  • 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.
  • 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
  • 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
  • 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
  • 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.
  • 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
  • 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.
  • 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.
  • 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
  • 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
  • 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
  • Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
  • 31 gazeteci cezaevine girdi.
  • 300 gazeteci saldırıya uğradı.
  • 3 gazeteci silahla öldürüldü.
  • Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
  • 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
  • 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
  • Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
  • 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
  • 14 kişi açlık grevinde öldü.
  • 16 kişi kaçarken vuruldu.
  • 95 kişi çatışmada öldü.
  • 73 kişiye doğal ölüm raporu verildi.
  • 43 kişinin intihar ettiği bildirildi.
Evren paşanın yaptığı darbenin sonuçları bu. Anayasa’nın ilgili maddesi derhal kaldırılarak Türkiye’yi bölme çabalarına katılan Netekim Paşa mutlaka hak ettiğini bulmalıdır.
Özcan Nevres


1 Nisan 2007  16:58:38 - Okuma: (1100)  Yazdır




İstatistik