Yazı

Bataklık Dursun Üretim Aksamasın
Bataklık Dursun Üretim Aksamasın 

Özcan Nevres

Türkiye son beş yılda Cumhuriyet tarihinin en kötü iç ve dış politikasını yaşamaktadır.

Avrupa Birliğine girebilmek için birliğin tüm dayatmalarına peki diyen bir hükümet iş başında. Hem de bu dayatmaların ülkemizin nasıl büyük bir tehlikenin içine atmakta olduğunu görmezlikten gelerek. Hem de Türkiye’yi ziyarete gelen AB lilerin öncelikle Diyarbakır’a gitmelerine aldırmayarak. Nedenini dahi sorgulamaya gerek görmediler. Ziyarete gelenlerin Diyarbakır tercihi nasıl olsa biz bu ülkeyi böldüreceğiz ve bu bölgede bir Kürt devleti kurduracağız diye düşündüklerinden değil mi?
Sayın Başbakan diyor ki Türkiye içinde üç bin beş yüz PKK lı var. Irak’ta ise bin beş yüz. Türkiye’deki PKK lıları hallettik de sıra Irak’a mı geldi? Oysa nasıl ki sivrisineklerin kökünü kazımak için önce bataklığın kurutulması gerekiyorsa PKK nın da kökünü kazımak için önce Irak’taki eğitim kamplarının ve barınaklarının temizlenmesi gerekir. Türkiye’deki PKK lıların tümünü yok etseniz dahi o Irak’taki kamplar ve barınaklar işlevlerini sürdürdüğü sürece yok edilenlerin yerine yenileri gelecektir. Eğitimsiz insanlar çok kolay aldatılırlar. Bir de buna işsizliği, çaresizliği ve macera tutkularını eklersek bu kamplarda eğitilip şartlandırılacak militanları bulmakta zorluk çekilmeyeceğini görmekte zorlanmayız. İşte bu nedenle Irak’taki tüm eğitim kamplarının ve sığınma barınaklarının yok edilmesi gerekmektedir. Dahası bu eğitim kampları ile barınaklar yok edilmekle kalmamalıdır. Yeni kampların ve barınakların açılmasına Irak hükümetinin göz yummaması için Irak hükümeti en sert şekilde uyarılmalıdır.
Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) doğrultusunda Türkiye’nin başına örülmesi düşünülen çorabın saklısı gizlisi kalmadı. BOP ile ilgili haritalar ellerde ve İnternet sitelerinde dolaşıp duruyor. Sanılmasın ki Amerika’nın hedefinde yalnızca İran ve Suriye var. Bu ortalıkta dolaşan haritalar hedefte Türkiye’nin de yer aldığını gayet net bir şekilde göstermektedir. Bu nedenle İran, Suriye ve Türkiye mutlaka iş birliği içinde olmaları gerekmektedir. Bu arada akla şöyle bir soru geliyor. Amerika Birleşik Devletlerinde bazı eyaletlerde başlayan ayrılıkçı kıpırdamalar, başka ülkelere yapılan saldırılarla gözlerden kaçırılmak mı isteniliyor? Afganistan’a ve Irak’a yapılan müdahaleler o eyaletlere gözdağı vermek için mi? Aklınızı başınıza toplayın. O ülkeleri nasıl bir kan gölüne çevirdiysem size de aynısını yaparım demiş olmak için mi bu müdahaleler?
Enerji üretiminde müthiş gelişmeler var. Bu gelişmeler otuz otuz beş yıl sonra tükenecek olan petrolün yerini alacak olan başka enerjiler başarı ile kullanılmaya başlandı. Petrol üreticisi ülkeler bu önemli enerji için söz sahibi olmayı otuz beş yıl için de olsa sürdürmeyi hedeflemektedirler. Bu nedenle yeni alternatif enerjilerin önünü kesmek için çaba harcamaktadırlar. Nasıl olsa bu otuz beş yıl içinde yeni enerjiler üzerinde de söz sahibi olmayı başaracaklardır.
Vestel’in füzyon enerjisi ile ilgili çalışmaları dikkatle izlenmeli ve gereken destek verilmelidir. Şimdilik oldukça pahalı sayılacak bir enerji olmasına rağmen, ilerisi için büyük ümit vermektedir. Dileğim bir gün bu güzel ve büyük ülke enerji satın alan bir ülke olmaktan kurtulur ve satan bir ülke olur.
OYAK da satıldı. Askerimizin alın teri karşılığı olan maaşlarından yapılan kesintilerle kurulan bu banka da sonunda yabancı bir ülkeye Hollanda’ya satıldı. Sermayenin tamamının yabancı denetimine sunulmasında çok önemli bir adım daha atıldı. Ülke ekonomisi, kapitülasyonlar dönemini bile aratacak bir sürecin içerisine girmiş bulunuyor. İktidara aday hiçbir partiden bu süreci tersine çevirecek bir söylem yok. Bu durum da ülkesinin çıkarlarına duyarlı olan kesimi kahrediyor. Bir parti arıyorum. Meydanlarda sermaye ulusaldır. Yabancılara teslim edilemez diye haykıran. Ki oyum o partiye anamın ak sütü gibi helal olsun.
Özcan Nevres 


23 Haziran 2007  19:16:58 - Okuma: (532)  Yazdır




İstatistik