Yazı

Özel Günler Ne Kadar Güzel
Özel Günler Ne Kadar Güzel 

Özcan Nevres

Bir babalar günü geldi geçti.

Bu özel günde tüm çocuklarımızın ve torunlarımızın bu güzel gün nedeniyle bir araya gelmeleri ne kadar güzel bir olgu. Nevres Cafer Ağanın dört çocuğundan bir tek amcam hayatta. Nevres Ahmet Kâhyanın (yani babamın)dört çocuğundan üçü hayatta. Çocuklarının ikincisi olan kızı ise Antalya’daki kabrinde yatıyor. Hepsi de nur inde yatsınlar. Ölen kız kardeşimin oğlu Tayland’daki mağazasının başında. Kızı ise Ankara’da. O da eşinin emekli olmasıyla yakında baba yurduna İzmir’e dönecek
Yaşam ne kadar da çok sürprizlerle dolu. Hangimizin aklına gelirdi ki kimimiz Antalya’ya, kimimiz İstanbul’a, kimimiz de Amerika’ya yerleşecek diye. Üç oğlum işleri nedeniyle İstanbul’a yerleşince biz de baba ocağından kopup İstanbul’a yerleştik. İstanbul’dayız ama çok seyrek tümümüz bir araya gelebiliyoruz. Bu gün babalar günü nedeniyle hepimiz bir aradaydık. Ne yazık ki bu mutlu günümüzde kızım ve iki torunum Amerika’da oldukları için aramıza katılamadılar. Oysa nasıl da özledik onları. Kolay değil iki yıldır birbirimizi göremiyoruz. Bu yakınlarda gelirler diye yollarını gözlüyoruz.
         Ayın yirmisinde yine bir arada olacağız. Kadınca dergisinde ve gazeteniz Haberdar’da öyküsü yayınlanmış olan Bebek Can o gün sünnet olacak. Sünnet kıyafetini de kendisi seçmiş bulunmaktadır. Sınıf arkadaşlarının kendisine takmış oldukları profesör lakabıyla yetinmemiş olacak ki kendisine padişah kıyafeti seçmiş. Kaftanıyla, asasıyla ve çarıklarıyla gerçek bir padişah gibi olmuş. Seçtiği kıyafeti giyinip kuşandıktan sonra gelip karşıma dikildi. Bak dede ben padişah oldum dedi. Padişah olmak güzel şey ama ders notların nasıl. Karnen nasıl gelecek dediğimde şimdiden söyleyeyim. Tümü de pekiyi dedi. Öyle olduğunu yarın görürsün. Nitekim ertesi günü getirdiği karnesi baştan aşağı pekiyilerle dolu. Babası her zaman inşallah halan gibi olursun der ona. Görünen o ki halasından bile çok daha üstün olacak. Zira tam bir bilgisayar kurdu. Henüz sekiz yaşındaki bir çocuk bu yaşta bilgisayar kurdu olabiliyorsa ileride onu kim tutabilir?
Bu güzel günler iyi de bir de madalyonun öteki yüzü var. Yıllardır şehit haberleri ile içimiz yanıp tutuşuyor. Çocuklarımla bir arada olmanın mutluluğunu yaşarken içim bir anda kararıyor. Aklıma ömürleri boyunca babalar gününü kutlayamayacak olan şehit çocukları geliyor. Yaşıtları babalarının babalar gününü kutlarken, o şehit çocuklarının benim neden babam yok diye boynu bükülmeyecek mi? İçi burkulmayacak mı?
Lanet olsun bu PKK lılara. Ham bir hayal uğruna nice canların yitirilmesine neden oldular. Halen daha göğüs göğse çarpışmayı göze alamadıklarından haince, kalleşçe mayın tuzakları kurarak can almayı sürdürüyorlar. Nedense akıllarına getiremedikleri çok önemli bir durum var. Bir isyanın başarıya ulaşabilmesi için, isyancıların arkalarında halkın neredeyse tamamının desteğinin olması gerekir. Bazı kara cahillerin ve çıkarcıların zayıf destekleri ile kesinlikle başarılı olamazlar. Bu nedenle akıllarını başlarına toplayıp bir an önce silahları ile birlikte güvenlik güçlerimize teslim olmalıdırlar.
Özcan Nevres


20 Haziran 2007  23:32:37 - Okuma: (609)  Yazdır




İstatistik