Yazı

Farklı Şeyler Yapın
Farklı Şeyler Yapın 

Ümran Songun

Farklı Şeyler Yapın

Yazgım diye yutkundum bozgun sabahlarını
Bir yokluğu öper gibi öptüm alnından
Sımsıcak tazecik...
Karıştın sıcaklığınla ateş oldun
Tütüyorsun gözümde
Benim yazgımsa hasret nöbetleri
Direnirken,
Beni sabah seherlerinde
Şakağımdan vurup gitme...
 
         Koparılan yapraklara yorgun parmaklarımdan akan yüreğimle, tükenmez kalemimden, sizlere yeniden merhaba...!
         “ Kişi kalbinde düşündüğü gibidir.” der Davut Peygamber.
         “ Büyük insanlar dünyayı düşüncelerin yönettiğini görenlerdir.” demiş Emerson.
         “ Akıl kendine ait bir yerdir ve orada cehennemi cennet veya cenneti cehennem yapabilir.” der Milton.
         Her şey düşüncelerin ürünü. Bazen düşünürüm de şu insan beyni kadar mükemmel işleyen ne var ki?
         Demek ki onu yönlendirmek bizlerin elinde. Neyi, nasıl oluşturabileceğimiz, ne kadar yapabileceğimizi düşündüğümüz kadardır. Daha çok, yapabileceğimize inandığımızda, aklımız yaptırıcı olarak düşünür ve gösterir.
         O halde sadece ne olduğunu değil, ne olabileceğini de görebilmek, düşünmek ve hayata geçirmek bizim elimizde. Düşüncelerini ‘kendi gücüyle’ gerçekleştirebileceğine inanan insan inançlıdır ve onda yaşama sevinci vardır. Seven,mutluluğu, başarıyı yakalayan insanın diğer insanlardan tek farkı büyük düşünmesi ve onu hayata geçirip gerçekleştirebilmesidir.
         Şayet büyük düşünerek her şeyi yapabiliyorsak neden herkes büyük düşünmüyor?
         Bence bir insanın kelime hazinesi, kullandığı veya bildiği kelime sayısı ile ölçülmez. Önemli olan bildiği kelime veya deyimlerin gerek kendinin gerekse karşısındaki insanların düşüncelerinde yarattığı etkidir; yani bildiklerini onlara aktarmayı başarabilmektir.
         Bir kitapta okumuştum ve hak veriyorum. Hatırladığım kadarıyla şöyle diyordu;
         “Biz kelime ve deyimlerle düşünmeyiz. Biz sadece resim ve görüntülerle düşünürüz. Kelimeler düşüncelerin ham maddeleridir. Konuşurken veya okurken beyin, kelime ve deyimleri otomatik olarak resimlere dönüştürür.”
         Uzunca bir süre düşündüm bu gerçekti. Mesela hiç tanımadığınız birisiyle telefonda konuştuğunuzu düşünün. Beyin duyduğunuz o sese hemen bir resim çizer. Gözünüzün önünde bir şekil belirir ve onunla konuşursunuz. Hatta o kişiyi daha sonra gördüğünüzde beyninizin oluşturduğu resme uymuyorsa hayal kırıklığına da uğrayabilirsiniz. Bir müzik dinlersiniz ve beyninizde bir klip oluşur. Gerçekten her şey bir resimdir aslında. Ve konuşulanlar bir ses değil görüntüdür.Ya da gittiğiniz, gördüğünüz her yer bir resim olarak kalır hafızalarda. Gördüğünüz bir şekil, bir ses onun tablosunu çizer beyninizde.Hatıralar resim olarak belirir belleğinizde aklınıza gelen kelimeler değil,görüntülerdir sadece.
         Sanıyorum bu hafta yazım çok felsefik oldu. Ama ne yapayım felsefeyi çok seviyorum. Umarım sıkmamışımdır sizleri, bu hafta biraz farklılık olsun isedim yazılarımda.
            Geçenlerde bir gazetede okumuştum. “Hayatınızı monoton yaşamaktan kurtarın,her gün aynı şeyleri yapmayın ki yaşadığınız her şey size tat versin,” diyordu. Mesela bu gün işinize farklı bir yoldan gidin, bu akşam bir değişiklik olsun, sağ elinizle değil de sol elinizle yemek yemeyi deneyin. Bu gece TV izlemeyin, müzik dinleyin. Bu akşam yemek yapmayın,bir gün de temizliği bırakıp ortalığı kirletin. Her zaman oturduğunuz yere oturmayın...vs. Yani yaptığınız her şeyin farlı yönünü keşfedin .Ben denedim.Sol elimle yemek yedim. Gerçi ortalık biraz kirlendi ama olsun. Yine de güzeldi, başarmak için büyük bir uğraş verdim. Kahveyi taşırdım.Oocağı silerken de, kendime kızdım. Ve gerçekten düşüncelerim farklı yönlere kaydı, o gün beni yıpratan pek çok konudan uzaklaştım.Gerçi, sonra unuttum gitti ama bakın işte yine aklıma geldi. Ve hepsini görüntüleriyle hatırladım.Sanırım bir de bu yazdıklarımla alakasız bir şiir yazarsam, yorgun parmaklarım dinlenecek biraz sonra...
                                                                                             Ümran SONGUN


29 Mart 2007  21:39:50 - Okuma: (1118)  Yazdır




İstatistik