Yazı

DALKAVUK (YALAKA)
DALKAVUK (YALAKA) 

Hüseyin Taşyakan

Nereden çıktı şimdi bu ''Dalkavuk''? diye hayıflanmayın değerli okuyucular.

 Bu memleketin başına ne geldiyse dalkavuklar yüzünden gelmiştir ki; Cumhuriyeti kuranların döneminden sonraki süreçte ve özellikle son yıllarda ülkemizin yaşadığı ne kadar felaket varsa, birinci derece müsebbibi dalkavuklardır.   

Sözlük anlamında sırasıyla, ''Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskar, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse. Kendi çıkarı için başkalarının elini eteğini öpen tip. Kendi çıkarı için başkalarına kavuk sallayan oyun kişisi'' gibi ifadelerle tarif edilen bu başlıktaki yazıyı; medyada ''bir devrin sonu'' diye tabir edilen Doğan Grubu' nun satışından sonra Aydın Doğan' ın çevresine yaptığı açıklamaya binaen Ümit Zileli' nin 'SARI ÖKÜZÜ VERMEYECEĞİDİN DOĞAN AĞA!' başlıklı yazısını okurken kaleme almaya karar verdim.
Aydın Doğan'ın yakın çevresine 'Artık dayanacak gücüm kalmadı' demesinin ardından, Ümit Zileli KORKUSUZ gazetesinde yayınlanan yazısında Aydın Doğan'a ''Yazık!... Kendin ettin kendin buldun Aydın Ağa, sarı öküzü vermeyeceğidin!'' ifadesini kullanıyordu. Zileli' nin yazısında ''sarı öküz'' ifadesiyle tarif ettiği ise  geçmişte Hürriyet te ki yazılarıyla, gördüğü yanlışları korkusuzca dile getiren Emin Çölaşan'dır değerli okuyucular. 
Gazetecilik dışında bir çok ihale işleriyle de ilgisi olan Aydın Doğan, iktidarı eleştiren yazılarından ötürü, hükümet tarafından baskı altına alındığı vakit önce Emin Çölaşan'ı kovmuş ve akabinde iktidarın bitmeyen baskıları sonucu grubundaki Soner Yalçın'ı da kovduktan sonra, Özdemir İnce, Bekir Coşkun, Yılmaz Özdil ve en nihayet Uğur Dündar ile de ilişiği kesmiştir. Bu isimler gibi kalemini satmayan daha bir çok yazar ve gazeteci uzaklaştırılırken geriye ise dalkavuklar kalmıştır.  Kendi menfaatlerini ülke menfaatinin çok çok üstünde tutan liboş ve yalaka takımı yani.
Yazıya başlarken kullandığım ''Bu memleketin başına ne geldiyse, dalkavuklar yüzünden gelmiştir'' ifadesi boşuna değil değerli okuyucular. Birinin yada birilerinin etrafını çevreleyen yalakalar, dalkavuklar onlara gerçekleri değil, hoşlarına gidecek olanları söylerler. Dolayısıyla çevresindeki yalaka takımının yaptığı şirinlik, şarlatanlık ve yağcılığa aldananlar yaptıkları olası yanlışı görmedikleri gibi; blakis tamamen doğru işler yaptıklarını zannederler.
 
Mesela;
biz  ''Teröristle müzakere yapılmaz'' derken, ''Vatan hainisiniz, barış istemiyorsunuz'' diyenler bu yalakalardır. 
Yine açılım süreci kapsamında, askerimize, polisimize kurşun sıkan eli kanlı katiller davul zurna ile karşılanıp serbest bırakıldığı sıra biz;  ''bu eşkiya takımı şehirlere yerleşecek, terörü vatandaşın içine kadar sokuyorlar'' dediğimizde, bu yalaka takımı olanları sadece seyretmiyor, özellikle gazete sayfalarında olanlara çılgınca alkış tutuyordu.
biz; Allah' la konuştuğunu söyleyecek derecede zırvalayan CIA uşağı bir alçağın, tüm kurumlarına kadar sızarak devleti ele geçirmeyi hedeflediğini söylüyorken,  ülkeyi yönetenlerin etrafını sarmış bu dalkavuklar ''muhterem hoca efendimiz'' diye diye, o şarlatan için methiyeler diziyordu.
Ergenekon kumpasları, Kozmik oda işgalleriyle vatansever komutanlarımız zindanlara kapatılıp yerlerine Fethullahçı terör örgütünün militanları yerleştirildiği sırada biz yine Pensilvanya'daki ihanet odağını işaret ediyorken, bu yanaşma ve yalaka takımı  sırf iktidara yaranmak için hoca efendilerine toz kondurmuyor bizi ise darbecilikle suçluyordu.  (Kendileriyle beraber cümle alem, kimlerin darbe niyetinde olduğunu 15 Temmuz kalkışmasıyla gördü)
En nihayet 2010 yılına geri dönersek, malum referandum ile yargıyı ele geçirip, ülkeye kendi hukukunu getirmek isteyen Fethullah alçağına hedefine doğru en büyük sıçramayı yaptıran da, sayfalarını demokrasi yalanlarıyla dolduran bu yalaka takımıdır.
Bugün muhteşem bir başarıya imza atan Mehmetçiğimizin yürüttüğü ve nereye kadar giderse gitsin can-ı gönülden desteklediğimiz operasyonu mecbur kılan süreçte, biz yanlış dış politikalardan ötürü uyarı vazifemizi yerine getiriyorken, yine bu aynı yalaka takımı gazete sayfaları ile televizyon ekranlarından bu ülkenin insanlarına ''Emevi camiinde Cuma namazı kılacağız'' masalları anlatıyor, dolayısıyla mevcut hükümeti de sanki muhteşem bir iş yapıyormuşçasına gazlıyordu.
Değerli okuyucular, bu yazıda sözkonusu dalkavuk yalakaların kendi menfaatleri ve iktidara yaranmak uğruna köşelerinden, ekranlardan alkış tuttukları ve ucu felaketlere kadar uzanan yanlışları sıralamaya kalksam, inanın sayfalar yetmez.
Demem o ki; yukarda saydıklarımla beraber bu ülkede yaşanmış, modern toplumlar için utanç duyulacak ne kadar durum varsa; bunun sorumlusu bu yanlışın içinde olanlardan çok, kendi menfaatleri uğruna yanlışı yapanları arsızca alkışlayıp el etek öpen yalaka takımıdır.
Etrafınıza baktığınızda bunları her yerde de görebilirsiniz. İş dünyasında, sanat camiasında, bürokrasi, siyaset kanadında, illaki ve en çokta medyada.
Yani; 
Aydın Doğan ''Artık dayanacak gücüm kalmadı'' diyormuş, Doğan grubunu satmak zorunda kalmış, 40 yıllık medya patronluğu sona ermiş filan...

Acıyıp üzülmeye kalkmayın, müstahaktır...



26 Mart 2018  09:48:32 - Okuma: (729)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik