Yazı

Yüzün Kızarmıyorsa Nöbet Tutmak Neyine?
Yüzün Kızarmıyorsa Nöbet Tutmak Neyine? 

Hüseyin Taşyakan

Yazının en başında iki hususu özellikle vurgulamayı görev sayıyorum değerli okuyucular.

 Birincisi, bu ülkenin ekmeğini yiyip suyunu içen herkes  için geçerli olduğu  üzere;  darbeler ve darbeye  teşebbüs edip  halkın  iradesi dışında, demokrasiyi askıya almaya çalışma eyleminin bir ihanet girişimi olduğu muhakkaktır.  

Heleki  Fethullahçı  örgütün (bu ifadeyi biz  daha AKP iktidarı öncesinde bile kullanıyorduk) iradesi altındaki bir askeri rejim, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin bir daha  iflah olmaz derecede sonunun geldiği anlamı nı taşır ki; öyle bir rejime tanık olmaktansa, üzerine yemin ettikleri Anayasaya saygı duymayan, tanımayan bir iradeyle her gün kavga etmemiz pahasına da olsa, parlementer sistemin ayakta kalması  her zaman ve daha evladır.
Vurgulamak istediğim ikinci konu ise şudur  ki; Bu gün ordu içerisindeki Fethullahçı kanadın darbe girişimini kınıyorken;  söylemlerinde, köşe bucak gazete ve ekranlardaki  yazı ve beyanlarında ülkenin bugünlere sürüklenmesinin en büyük mimarı AKP güruhu ile idarecilerinden  bahsetmeyen kim varsa, çok açık ifade ediyorum ki; samimi değildir, takiyecidir ve hatta yalancının, riyakarın  önde gidenidir.
Yaklaşık on gündür, (samimiyetle o meydanlarda bekleyen tüm vatandaşlarımızı tenzih ediyorum)  demokrasi nöbetlerinde özellikle AKP  teşkilatları önünde  bekleyen zevatın  bundan 4 yıl öncesine kadar  sergiledikleri tavır ve davranışları gereği  bizim burada kendilerine birkaç kelam etme ihtıyacı doğmuştur değerli okuyucular.
Biz senelerden beri yazıp söylediklerimizde ‘’Pansilvanya’ daki din bezirganı, şarlatan, CIA ajanı vs’’. ifadelerini kullanırken hiç unutmuyorum da, bugün demokrasi nöbetlerinde boy gösteren bir çok kişi bize hakaretamis  ifadelerle, salyalar dökerek saldırıyorlardı. 
Biz Fethullah denilen ceberrut için ‘’Devletin kurumlarına sızıp tekmil ülke iradesini ele geçirmek istiyor, rejimin güvencesi için ülkenin en güvenli  kurumu TSK yı ele geçirecek’’ dedikçe; bu hususlarda Cemaate en büyük  destek ve  yardımı sağlayan AKP cenahının destekçileri tarafından yapılan eleştirilerde  bizim  ne dinsizliğimiz kalıyordu, ne gavurluğumuz, ne Vandallığımız, ne çapulculuğumuz ve en nihayet ne de teröristliğimiz.
Sokak ve caddelerde dolaşırken özellikle AKP’ nin il veya ilçe teşkilatları önünde bekleyen bu demokrasi nöbetlerinde her kes mutlaka tanıdığı simalara rastlıyordur.
Mesela; Fethullahçı  örgüt  marifeti ve AKP iktidarının muhteşem yardım ve yataklığında, yalan ve iftira yoluyla Arınç’ a sukast senaryosu yazılıp, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en mahrem  yeri Kozmik Odaya kadar  CIA ajanları sokulurken;  bu demokrasi nöbetlerinde dikilen zevatın büyük bir kısmı, icraatlerinden ötürü dönemin Başbakan’ ı ile hükümetine şuursuzca alkış tutup destek veren zevat değilmiydi sevgili okuyucular?
Yine aynı zevat;  AKP iktidarının büyük katkısıyla Pansilvanya’ daki şarlatanın büyük ölçüde iradesine sunulmuş yargı yoluyla, TSK ya kurduğu Ergenekon ve Balyoz kumpasları ile şerefli Türk Ordusu itibarsızlaştırılıp, namuslu vatanperver komutanları zindanlara kapatılıyorken; aynı şekilde  gaflet ve delalet içerisinde üstelik  akıl almaz bir utanmazlıkla halen TSK ya saldırıyor, iktidarın aldığı her kararı şartsız, koşulsuz ve sorgusuz kabul ediyordu.
 
Biz daha 2010 referandumu öncesinde dahi, Cemaatin Türkiye üzerindeki plan kurucuları AKP ile beraber  büyük bir kalkışma içerisinde  olduğunu haykırıyorken; 
biad  kültürüyle  esir alınmış aynı zevat  ‘’yetmez ama evet’’ nidaları eşliğinde bizi darbe anayasasından yana olmakla suçluyorken, Pansilvanya’ dan ‘’ Bu referandumda ölüler bile mezarından kalkıp evet demeli’’ diyen o şarlatanı Türkiye aşığı, mevcut iktidarı ise ileri demokrasinin öncüsü olarak ilan ediyordu. 
Bu arada her ne hikmetse, referandum sonrası 3-5 yıl öncesi vefat etmiş olanların da  oy kullandığı  ortaya çıkmıştır ki, bugünkü demokrasi nöbeti kapsamında  iktidar partisi il  ve ilçe binaları önünde bekleyenlerin  önemli bir kısmı bunda  hiç bir  tuhaflık olduğunu düşünmemiştir.
Özetlersek değerli okuyucular, başta da ifade ettiğim gibi bu gün bir darbe kalkışmasına cesaret edecek kadar  (kaldı ki ben hala, düşünülen tasviye sürecinin hızlandırılması  adına, bu cesareti kendilerinde görebilmeleri için örgüte bilinçli şekilde  zemin sağlanarak suçüstü yapma projesi oldu ğunu düşünüyorum)
Ve o kalkışma içerisinde sivil vatandaşın üzerine tank sürüp  kurşun yağdıracak kadar  canavarlaşabilen  bu örgüt gökten zembille inmedi. Bilakis AKP iktidarının yardım ve yataklığıyla devletin kılcal damarlarına kadar sızıp güç kazandı.
Burada okuduğunuz eylemlerin yanı sıra, Çözüm Süreci adı altında PKK terör örgütüyle masaya oturulup pazarlıklar yapılıyorken,  Devlet kurumlarından TC ifadeleri, okullarımızdan andımızın okunması kaldırılıp, bayrak mitinglerindeki herkes  yandaş  medyada  terörist  ilan ediliyorken ve en nihayet iktidar olduklarından hemen sonra Pansilvanya’ daki  şarlatanın ne kadar müridi varsa  Vali, Kaymakam, General, Genel Müdür ve Müsteşar vs yapılıyorken cemaat ile  AKP cenahı  hep bilikteydiler. Üstelik ‘’Ne istedilerse verilecek’’  kadar da kardeştiler. Demokrasi nöbetinde duran  AKP yandaşı zevatsa her zamanki gibi üç maymunu oynamaktaydı ki;
O günlerde kalema aldığım ‘’Yetmez ama evet; Fethullah  Şeyhül-islam Apo Bostancıbaşı olmalı’’ başlıklı yazımın  internet ortamında yayınlandığı sayfaya  girip isimsiz veya takma isimlerle  aynı zevattan bazı  şahıslar,  Fethullah için kullandığım ifadeler ve iktidara yaptığım eleştirilerden ötürü  orada da salyalar dökerek şahsıma hakaretler  yağdırıyorlardı.
 
Sonuç itibariyle,  AKP cenahı  içerisindeki  insanların bizim yıllar öncesinden uyarıp, tenkit  ettiğimiz noktaya  gelmiş olmaları da sevindiricidir.  Dün bizim ‘’Pansilvanya’ daki şarlatan’’ dediğimize
Bugün   onlar ‘’Pansilvanya’ daki terörist’’ deme noktasına geldiğine göre  bu bizim yıllar öncesinden beri  doğru  yerde  durduğumuzun tescilidir. Demokrasi nöbetlerine gelirsek eğer; hangi siyasi görüş, hangi  dil, din veya  coğrafyadan olursa olsun, sonuna kadar ve tüm kalbimizle nöbette duran herkesin  yanındayız.
Ancak AKP cenahında nöbet  tutanların   büyük  bir kesimi itibariyle  ödemesi gereken bir borcu olduğunu  düşünüyorum.
Kısacası, biz Fethullah ile  ilgili  olarak  konuşup iktidarınızı uyarıyorken,  sorgusuz, şartsız , koşulsuz arkasında durduğunuz  AKP hükümetleri  cemaat ne isterse verdiği sıra, yine biz karşı durup mücadele ediyorken, bize ve özellikle  Cemaat ile AKP Hükümetlerinin birlikteliğinden madur olmuş ve hatta  hayatını kaybetmiş olanların maneviyatına karşı takındığınız  tavır  itibariyle  bir özür borcunuz var.
 
Yani  demokrasi  nöbetlerinde samimi olup olmadığınız;  bugün yüzünüzün kızarıp kızarmadığı  ve  bu millete bir özür borçlu olup  olmadığınıza dair  ne  düşündüğünüzde  saklıdır.
Yazı bitti değerli okuyucular,  ancak  aşağıda iki adet video linki  varki; özellikle yıllarca  üç maymunu  oynayarak AKP hükümetlerine  destek veren  herkese  bunları  izletmeye  çalışın.  Olaki  bizim  söylediklerimizden  ikna  olmayanlar  varsa,   geçmişte  kim ne demiş ne söylemiş  hepsi  orada mevcut…


27 Temmuz 2016  14:26:29 - Okuma: (134)  Yazdır




İstatistik