Yazı

Ya İstiklal Ya Ölüm…
Ya İstiklal Ya Ölüm… 

Hüseyin Taşyakan

Günümüz itibariyle başlıktaki sözü abrtı olarak algılamayın değerli okuyucular. An itibariyle tam da o noktadayız.

 Önümüzdeki 1 Kasım seçimlerinde ya Türkiye Cumhuriyeti Devletinin devamına karar vereceksiniz ya da, orta doğu üzerine kurgulanmış senaryoda piyon vazifesi gören bir despotun hırsına takılarak; var olduğundan beri, ağızlarından salyalar dökerek bu topraklarda gözü olan yabancı devletlerin oyuncağı durumuna düşeceksiniz…

 
Önümüzdeki seçimler itibariyle 7 Haziran öncesinden farklı konumda değiliz. Hatta önceki seçimlerde sandığa yansıyan millet iradesini kabullenemeyen,  ağzından düşürmediği demokrasiden de zerre nasiplenmemiş o despot zihniyetin 8 Haziran sabahından itibaren sergilediği tehditkar tavırlar göstermiştir ki daha da hassas bir noktadayız.
 
Ya çağdaş, laik Cumhuriyetin bekaasına karar vereceksiniz, ya da bu ülkeyi; sırf kendi beklentisine uymayan tercihinden ötürü kendi halkını erken bir seçime mahkum etmek için her türlü illegal yolu mübah sayan karanlık bir düşünceye mahkum edeceksiniz.
Hiç kimse 7 Hazirandan sonra kaybettiğimiz, asker,polis, sivil vatandaş kim varsa insanımızdan yana, vebalini başka yerde aramasın.
Terör belasının başımıza musallat olduğundan beri hiçbir tarihte, eşkıya ile pazarlık edenlerin iktidar olduğu dönem kadar şehit vermedi bu ülke.
Ve.. bu ülkede hiçbir tarihte bunca sivil vatandaşımız, kana boğulmuş sokaklarda can vermemiştir. Bu kin, bu nefret, bu çatışmalar ve bu akan kan; bu ülkede 13 yıl öncesine kadar yaşamadığımız ayrıştırmanın, ötekileştirmenin ürünüdür.
Kendisi gibi düşünmeyen kim varsa düşman belleyip, yandaş ve yalakalarına hedef gösteren o faşist zihniyetin eseridir  yaşadıklarımız.
 
Bu ülkede yaşayan her birey için hem hayat memat derecesinde önemli; Hem de, hastalık derecesindeki ihtirasları uğruna ülkeyi kan gölüne çevirdiği gibi, savaşın eşiğine kadar sürükleyen o zihniyete dur! diyeceğiniz son fırsattır 1 Kasım.
1 Kasım’ dan sonra hiç kimse, sandıktan çıkacak bir AKP felaketini daha saflığına aptallığına bağlayarak ve aldatıldık hikayelerine sığınarak mazur gösteremez.
 
Kısacası son şansınızdır 1 Kasım. Bu coğrafya üzerinde şehit kanlarıyla sulanarak size bahşedilmiş Cumhuriyete sarılıp;
Yanaşma ve yalakalarından aldığı gazla neredeyse, kendini peygamber yerine saydıracak o despotluğu, gem vurulamayan o faşist zihniyeti saraylarıyla beraber yıkmaktan başka çıkarınız yok!
 
Aksi bir durumda emin olabilirsiniz; 2 Kasım sabahı uyandığınızda, Türkiye Cumhuriyeti adında bir coğrafya olmayacak !!!.


12 Ekim 2015  09:42:57 - Okuma: (1231)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik