Yazı

Seçim Değil Referandum !
Seçim Değil Referandum ! 

Hüseyin Taşyakan

1 Kasım günü üzerinize düşen vazife, 7 Haziran sonrasında, bizzat kaçak sarayın müdaimi tarafından güdülen siyasi atraksiyonlar itibariyle kendi kendine şekillenmiştir değerli okuyucular.

 Şu anda oturduğu makamı da dahil olmak üzere, siyasi hayatı boyunca sahip olduğu tüm makamları demokrasi ve Cumhuriyet rejimi sayesinde kazanmış biri 7 Haziran’ daki millet iradesini yok sayarak kendisine her daim biadkarlık sergileyen AKP cenahı vasıtasıyla ülkeyi 90 gün arayla yeni bir seçime mahkum etmiştir. 7 Haziran akşamı millet iradesinin (sergilemiş olduğu kin, nefret ve intikam duygularıyla ülke yönetmek isteyişine) dur dediğini görmek istemeyen bu zihniyet görülüyor ki; Türkiye’ yi erken seçim yoluyla yine kendi iradesine mahkum etmek maksadından vazgeçmiş değildir. 7 Haziran akşamının hemen ardından onlarca şehit verdiğimiz terör saldırılarının artmasıyla beraber şehit acısıyla yandığımız günlerin içerisinde AKP cenahından yükselen ‘’ O nu Başkan seçtirseydiniz bu kaosu yaşamazdık’’ gibisinden pervasızca açıklamaların yapılması da vazgeçilemeyen o maksadın en büyük kanıtıdır. Dolayısıyla yukarıda da ifade ettiğim üzere, 1 Kasım günü üzerinize düşen görev kendiliğinden oluşmuş ve de olabildiğince de hayati önemdedir sevgili okuyucular. Zira ayrıntılarına her gün tanık olduğunuz üzere, yaşanan şu kısacık süreçte bile gördük ki; Türkiye’ nin kaderini kendi iki dudağı arasına hapsetmek sevdası uğruna ülkeyi iç savaşa kadar sürüklemekten bile çekinmeyecek gözünü iktidar hırsı bürümüş bir zihniyetle karşı karşıyayız.

Başlıktaki ifadeye gelirsek eğer, 1 Kasım’ da Türkiye’ yi yönetecek bir hükümeti tayin etmekten çok Türkiye Cumhuriyeti’ nin bekasıyla ilgili hayati bir karar vereceğiz. Demokrasinin, hukukun hakim olduğu bir ülkemidir istediğiniz ; Yoksa Başkanlık hayaliyle yanıp tutuşan bir zihniyetin akıl almaz hırslarıyla diktatörlüğe dönüşecek bir bir ülke mi? Etrafınızda halen bütün olanlara yaşanılan zulümlere rağmen size, 13 yıldır iktidar olan AKP cenahını ve onun tam kadro teşkilatıyla biadkar olduğu saraydaki muktediri şirin göstermeye çalışan aklı evveller illaki olacaktır. 13 yıldır kandığınız aldandığınız yeter ! Artık inanmayın! 7 Hazian’ da olduğu gibi 1 Kasım’ da da tek amaçları sizi kandırıp sandıktan kaçak saraydaki muktediri başkan yapacak oyu çıkarabilmektir. Zira tepeden tırnağa hepsi de biliyor ki; bu ülkeyi RTE nin yönetemeyeceği bir iktidar yönetirse, kendisiyle beraber 13 yıldır AKP içerisinde olup o na suç ortaklığı yapmış herkes bağımsız Türk yargısı önünde hesap verecektir. Daha kısadan anlatmak gerekirse; Oturduğu makamın tarafsızlığını ve dolayısıyla ettiği yemini paspas gibi çiğneyişi eleştiriliyor diye eleştirenler (hakaret ediyor bahanesiyle) tutuklanıyorken; insanlara domuz bağıyla işkence edip öldürenlerin, ayakkabı kutularında milyon dolarları götürüp sıfırlayanların ve dün itibariyle davul zurna ile karşılanıp şehirlere sızdırıldıktan sonra, bugün itibariyle askere polise kurşun sıkanların aramızda dolaştığı bir ortamda yüzünüz kızarmıyor, vicdanınız kanamıyorsa eğer bu yazıyı da dikkate almayın! Sonuç itibariyle önümüzdeki sandık bir seçim sandığından çok referandum sandığıdır. O sandıktan ya vicdan sahibi onurlu bir milletin iradesi çıkacaktır, ya da gaflet ve delaletin tavan yaptığı bir aymazlık! Seçim sizin…
 


7 Eylül 2015  09:23:18 - Okuma: (491)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik