Yazı

Bir Millet Uyanıyor...
Bir Millet Uyanıyor... 

Hüseyin Taşyakan

13 yıldır yaşadığımız hiç bir seçim döneminde onları bu kadar hiddetli, öfkeli görmediniz. İktidarları süresince bu millete reva gördükleri zulümden sonra; her seçim döneminde kendi politikalarıyla yoksulluğa, açlığa boğdukları kitleleri sosyal yardım adı altında, kömür, nohut, fasulye torbalarıyla avutup, seçim sonrası yine bildiklerini okuyorlardı.

 Yaşadığı yoksulluğun, sefaletin baş mimarının AKP cenahı olduğunu göremeyen geçim derdindeki insanlar, kapılarına bırakılan üç beş torbaya tav olup sadece seçim dönemleri doyurabildikleri karınlarıyla mutlu bir şekilde! Sandığa gidip yine AKP tercihini yapıyordu zira.

Şurası da yadsınamayacak bir gerçektir ki değerli okuyucular; Türkiye’ nin13 yıldır RTE’ nın padişahlık sultası ile AKP faşizmine mahkûm kalmasının en büyük etkeni muhalefetin, toplumun asıl sorunu olan geçim derdine dair çözüm üretmemesi, bu yönde bir politika geliştirmemesi olmuştur.
Bu yüzden, 13 yıldır Cumhuriyetin tüm kazanımlarını yandaşlarına peşkeş çekmiş olmalarına, her daim Cumhuriyete ve kurucularına hakaret yağdırmalarına, sırf kendilerine muhaliftir diye sokakta yakaladıklarının canlarına kastedecek kadar faşist uygulamalarına ve en nihayet Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğuna bulaşmış bakan ve yandaşlarını göstere göstere büyük bir arsızlıkla aklamalarına rağmen, sandıktan vatandaşın açlık ve sefaletini sömüren AKP çıkmıştır.
Yukarıda da ifade ettiğim gibi, RTE ile beraber AKP cenahında hiç bu kadar telaş, korku ve bunlara bağlı bir öfke yansımasına şahit olmamıştık değerli okuyucular. Ana muhalefet partisinin açıkladığı seçim bildirgesi en tepesinden en alt kadrolarına kadar AKP’ yi büyük bir hezeyana sokmuştur ki; CHP bu defa ülkede yaşayanların gerçek gündemi olan geçim derdine eğilerek ezber bozmuştur. Üstelik bunu AKP’ nin yardım ve sadaka sömürüsü yoluyla değil, ekonomik koşullarını iyileştirecek politikaları hayata geçirmeyi vaad ederek yapacağını da garanti ederek.
13 yıldır peşkeş politikalarıyla vatandaşımız yoksullaştıkça yandaşlarına köşe döndürenler, muhalefetin bu hamlesiyle anlamıştır ki; artık Türk halkı uyanmaktadır.
Türk halkı da artık farkına varmıştır ki; 13 yıldır ülkede padişahçılık oynayanlar, yeni bir iktidar döneminde yakın ve yandaşlarıyla beraber saraylarda sefaat sürerken, kendileri yokluk, yoksulluk ve hatta açlık batağında boğulup gidecektir.
Ana muhalefet partisinin bu atağı da, Türk halkı üzerinde yarattığı heyecan itibariyle göstermiştir ki değerli okuyucular; Bu ülkenin kaynakları, istenirse birilerinin ölene kadar hükümdarlık sürmesi için saraylara, saraylar içerisindeki altın kaplama taş döşemeli hamamlara dökülmek yerine, o kaynağın gerçek sahibi olan vatandaşa harcanabilirmiş.
Şimdi sadece AKP cenahı değil,13 yıldır iktidar yalakalığı yapan arsız ve hayasız duruşlarıyla gazetecilik mesleğinin yüz karası olmuş bir yığın yalaka da, gazete köşelerinden veya yanaşmalık vazifelerini ifa ettikleri ekranlardan muhalefete (birilerinden aldıkları kindarlık feyziyle) ‘’kaynağı nereden bulacaksın’’ diye bas bas bağırıyorlar ya hani;
Emin olun, bütün telaş, korku ve öfkeleri o kaynağın olmayışından ötürü değil; 7 Hazirandan sonra bu ülkenin kaynaklarını, han hamam ve saraylara harcayamayacak, eş dost ve yandaşlara peşkeş çekemeyecek olduklarını gördüklerinden ötürüdür.
Bütün korkuları, saray ve saltanatlarını kaybedince bu millete reva gördüklerinin hesabını verecek olduklarını anlamalarından ötürüdür değerli okuyucular.
13 yıl sonra bu coğrafyada adaletin yerini bulması içinse, bu ülkede yaşayan her bireyin sandığa giderken, vicdan ve ahlaki değerlerini evde bırakmamaları yeterlidir.
 
MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ
Manşet Sözcü gazetesine aittir ki, şahsi kanaatim yılın manşetidir. Çanakkale savaşının 100. Yılına istinaden çekilen reklam filminde bizzat rol alıp üstelik 13 yıldır aşina olduğumuz o bas bas bağırtısıyla Arif Nihat ASYA’ nın “Dua’’ isimli şiiri okuyan RTE’ na atıfta bulunan gazete yukarıdaki başlığın önüne ‘’OSCARLIK OYUN’’ şeklinde diğer bir manşeti de ekleyerek, çekilen reklam filmini sür manşetten haber yapmıştır.
Burada herhangi bir yorum yapmadan, sadece gazetenin bu başlık altında kullandığı bir kaç ayrıntıyı hatırlatmak istiyorum değerli okuyucular. Hatırlayacağınız üzere, 19 Mayıs’ ta grip, 30 Ağustos’ ta baş ağrısı, 29 Ekim’ de kulak ağrısı ve 10 Kasımda ise tansiyon rahatsızlıklarından muzdarip olan bu muhterem! Her nedense tam da seçimlere 46 gün kala, (Türk halkının hamasi duygularını okşayacağı düşüncesiyle olsa gerek) böyle bir reklam filmiyle ekranlara çıkıyor. Yukarıda da dediğim gibi herhangi bir yorum yapmayacağım ancak sadece sormak istiyorum, siz bu muhteremi! Samimi buluyor musunuz?

Biraz da geçmişten kaynaklanan tecrübelerinize bakarak, cevabınızı 7 Haziran’ da sandıkta vereceğinizden eminim değerli okuyucular…



27 Nisan 2015  10:24:17 - Okuma: (401)  Yazdır




İstatistik