Yazı

Kabiliyet Düşmani Kifayetsizler
Kabiliyet Düşmani Kifayetsizler 

Hüseyin Taşyakan

Olmadık yerlerde aramayın, tam da karşınızda, her gün ekranlarda gazetelerde görüyorsunuz bu zevatı. Tam 13 yıldır,Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ ni yönetiyorlar (!)

    Devlet olsunlar diye kendilerini Ankara’ ya gönderen AKP seçmeninin dahi akıllarına zarar söylem ve tavır içindeler artık. 

 
   En tepeden en aşağıdakine kadar oturdukları makamın hakkını verecek, zerre kadar bilgi birikim ve devlet terbiyesine sahip değiller ama olsun, zaten onların derdi de devlet olmak değil, başından beri Cumhuriyet ile ve onu kuranlarla kan davalı bir megalomanın egosunu tatmin etmesi için üzerlerine düşen hizmetkarlığı yapmak bütün dertleri. Tabi ki bu hizmet aşklarına (!) karşılık edinecekleri, maddi manevi menfaatler, makam ve saltanat da analarının ak sütü gibi helal olmalı !
 
   13 yıldır bize gerek kalmadan kendi söylemleri, yalanları ile oturdukları makamı zerre kadar hak etmediklerini, ne kadar basiretsiz, kifayetsiz olduklarını kendileri tescilliyorlar.
 
   Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş yolsuzluklar bu kadrolarla yok hükmünde sayıldı. Bu yolsuzlukların baş aktörleri yargı, emniyet ne varsa üzerinde bir yığın ahlak dışı operasyonlar düzenlenerek bu kadrolar ile korunup kollandı.
 
   Analar ağlamasın yalanıyla insanlar yıllarca uyutulup, bu ülkenin cefakar analarını ağlatan, evlat acısına boğan katiller, hiç de utanılıp sıkılınmadan; yine bu kadrolarla koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devletinin muhatabı durumuna getirildi.
 
   Üniversitelerin içine kadar sızmış PKK militanlarının yurtsever gençlerimizi öldürmek noktasına kadar azıtmaları bu kadroların yarattığı bir zillettir.
 
   Bağlı kalacağına namus ve şerefi üzerine yemin ettikten sonra, ‘’Ben bu Anayasayı tanımıyorum’’ diyecek kadar hayasızlaşan zihniyet de bu kadroların eseridir.
 
   13 yıldır bu ülkeyi, zerre kadar bilgi sahibi olmadığı her konuda konuşup ahlkam kesen, kendi egosunu tatmin etmekten başka hiç bir yeteneği olmayan bir megaloman ile onun emir eri durumundaki bu kifayetsizler yönetiyor değerli okuyucular. 
Buarada, Padişahlık arzusundaki bir adamın kifayetsizliğini  bildiği halde, şahsi menfaatleri uğruna kendisini çılgın gibi alkışlayanların varlığı ise, ülkemizin nasıl bir utanç ve zilletin içinde olduğunun resmidir ki; Burada  Fransız yazar ve filozof Albert CAMUS’ u anmadan geçemiyeceğim değerli okuyucular. 
 
Ne demişti ünlü yazar ;
 
‘’Hiç bir şey korkuya dayalı saygı kadar aşşağılık değildir’’
 
   Sandığa doğru adım adım yaklaştığımız bu günlerde, ekranlarda gazete sayfalarında daha bir sık görmeye başladık bu kifayetsizleri. Her biri, koca bir ülkeyi kendi egosuna mahkum etmek isteyen diktatöre kendini ispatlamak peşinde. Her biri ‘’Ben buradayım padişahım, beni unutma hünkarım’’ hatırlatma telaşı içinde. Her biri ondan daha çok başkanlık sevdalısı görünümünde. Hatta Cumhuriyeti reklam arası gibi gösterip, kurucularına en ahlaksız yakıştırmalarda bulunarak; ondan daha fanatik Cumhuriyet düşmanlığı içinde olduğunu ispatlama peşindeler.
 
   Bu defa oyunu bozalım değerli okuyucular. Bu defa faşizm kazanmasın, bu defa  bize bu Cumhuriyeti emanet edenlere karşı bir utanç ile ayrılmayalım sandığın başından. Tam da sevgili Bekir COŞKUN’ un irdelediği gibi yani. Bu seçimin parlementer demokrasi ile tek adam arasında olduğunu anlayın artık ve sesi olan çıkıp söylesin,Vicdanı olan susmasın,Türkiye’yi yaktırmayın.
 

   Külden vatan olmaz…



8 Mart 2015  20:50:44 - Okuma: (352)  Yazdır




İstatistik