Yazı

Mezar taşı kadar çapları yok...
Mezar taşı kadar çapları yok... 

Hüseyin Taşyakan

Sözüm, alışılmış diktatör ağızlarıyla Türk halkına Osmanlıca öğrenmeyi dikte etmek isteyenlere değil.

    Sözüm bu dahiyane (!) fikirleri için ancak mezar taşlarını bahane edebilecek kapasiteye sahip olanların söylemlerini alkışlayan, gazetelerinde ve televizyonlarında sanki Türk Halkının önüne bir çığır açılıyormuş gibi gösteren medyadaki yanaşmalar ile yandaş gazetelerdeki köşelerinde her türlü yalakalığı yapan ve kalemlerinden vıcık vıcık yağ dökülen liboş takımınadır.

 
   İktidar olduklarından bu yana kafalarındaki islam rejimini hayata geçirmek için buldukları her fırsatı değerlendiren RTE ile AKP cenahının, geçtiğimiz günlerde toplanan Eğitim ve ardından Din şürasın da kullandıkları söylemlerinde gerçek yüzlerine bir kez daha şahit olduk. Heleki özellikle Din Şürasında Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti' nin başındaki şahsın, ettiği yemini dahi paspas gibi çiğnemesine delalet eden söylemlerine ise hiç şaşırmadık. Zaten amaçlarının ne olduğunu bilen hiç kimse o söylemleri hayretlikle karşılamamıştır.
 
    Amaçları itibariyle dillendirdikleri topyekün sözlerini bir tarafa bırakıp, şu mezartaşı muhabbetiyle ilgili söylemlerine özellikle takıldığımı itiraf etmeliyim değerli okuyucular. 
 
     Elin yabancısı insan hayatını kolaylaştırmak adına olağanüstü bir çabayla bilimsel çalışmalar peşinde koşturuyorken, ülkemizde devletin tepesinde oturanların '' cehalet olarak mezar taşlarındaki eski Osmanlıca yazılarının okunamamasını '' işaret etmesi Türkiye için içler acısı bir durumdur. Biliyorsunuz, aynı zihniyet yakın geçmişte ''Matematik, Fen bilgisi, Kimya ve Fizik dersleri mecburiyetine göstermedikleri tepkiyi, Din dersi zorunluluğuna gösterenleri anlayamıyorum'' demiş ve kendileri hakkındaki düşüncemizde ne kadar haklı olduğumuzu da tescillemiştir. Öyle ya, bu ülkede Doktor, Mimar, Mühendis, Öğretmen, Bilim adamı olmak için Matematik, Fizik, Kimya vs. gibi derslere ihtiyacımız yok! Zorunlu Din dersi alarak ve mezar taşlarındaki Osmanlıca  sözleri öğrenerek Allame-i cihan olabilirsiniz! 
 
     Yukarıda belirttiğim gibi biz bu söylemlere, bu cahilliğe şaşırmıyoruz, zira en başından beri bu cenahın devlet yönetme yetenek ve kifayetine sahip olmadığını biliyoruz. Bunların tek yetenekli oldukları alan sürekli yaptıkları gibi ipe sapa gelmeyen zırvalarıyla gündem değiştirmektir.
 
       Öyle ya; 
     Kafalarında kurguladıkları antilaik islamcı devlet hayallerini dillendirecekleri bu türden zırvaları konuşacaksınız ki; 17 ve 25 Aralık operasyonlarıyla ortaya çıktığı üzere, milletin cebinden hortumlanmış ayakkabı kutularında saklanan, elden ele dolaştırılıp sıfırlanan milyon dolarları konuşmayasınız.
 
       Mezar taşı muhabbetine şakşakçılık edenlerin yarattığı gündemle oyalanacaksınız ki; Kendi çocuklarınız yıllarca dirsek çürüttükten sonra, işsiz güçsüz sürünürken onların dayı, yeğen, damat, enişte gibi tekmil akrabalarının sınavlara dahi girmeden Devlet Kurumlarına yerleştirilmesini sorgulamayasınız.
 
       Ve RTE' nın bağıra çağıra yaptığı konuşmasında; ''İsteseler de istemeseler de Osmanlıca öğrenilecek, öğretilecek '' şeklindeki kışkırtıp kavga ortamı yaratma çabasındaki söylemleri üzerine kafa yoracaksınız ki; Ülkenin Güney Doğu' sunun PKK' ya teslim edilmişliği aklınıza bile gelmeyip, böyle bir zilletin içinde olduğunuzu da farkedemeyesiniz.
 
      Sonuç olarak değerli okuyucular, bugün itibariyle ülke yönetimindeki akıl küpü (!) siyasetçiler sayesinde ağlanacak halimize gülüyoruz ve  trajikomik bu halimizin en usta mimarları kimdir diye sorarsanız; Muhabbetini yaptıkları mezar taşları kadar çapı olmayıp, özellikle gazete sayfaları ile televizyon kanallarında rastlayacağınız  yalaka takımıdır.....


15 Aralık 2014  08:35:09 - Okuma: (316)  Yazdır




İstatistik