Yazı

Pişkinlik Fitratlarında Var
Pişkinlik Fitratlarında Var 

Hüseyin Taşyakan

Geçtiğimiz günlerde AKP cenahı tarafından masum gösterilmeye çalışılan Seyit Rıza için; MHP Genel Başkanı Bahçeli' nin ''Bu gün Öcalan ne ise, o gün Seyid Rıza' odur'' açıklamasıyla ülkemiz siyasetinde tam olarak kısasa kısas durumu yaşıyoruz değerli okuyucular.

    Bahçeli' nin bu açıklamasına yanıt veren Ahmet Davutoğlu, kullandığı ''Bu sözleri gücün yetiyorsa gidip Tunceli' de söylesene'' ifadesiyle, bu polemiği en üst düzeyde gerginliğe tırmandırırken; Aslında Hükümet ve Başbakan olarak nasıl bir basiretsizlik içerisinde olduklarını, üstelik şaşırtıcı bir pişkinlikle itiraf etmiş oldu.

 
    Bu noktada Davutoğlu ile Bahçeli' nin arasındaki bu kısasa kısas atışması beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Davutoğlu' nun verdiği gazla Bahçeli' nin Tunceli' yi ziyaret etmesinin de, benim nazarımda siyaseten hiç bir önemi yok. Tabiki bu benim şahsi düşüncem, siz daha farklı düşünüyor olabilirsiniz.
 
    Benim bu polemik içerisinde ilgilendiğim tek ayrıntı, koskoca Türkiye Cumhuriyeti Başbakan' ının tam bir felaket örneği ifadeleriyle bu ülke sınırları içerisinde bir muhalefet liderinin dahi can güvenliğini sağlayamayacaklarını itiraf etmenin ötesinde; ''Oraya git te, sana gününü göstersinler '' tehtidine dayanacak ölçüde kindarlık dolu bir tavır sergilemesidir. 
 
      Hani, özellikle eskilerin sıkça kullandığı ve benim de bir çok yazımda özellikle kullandığım bir deyim var ki; ''Secaat arzederken sirkatin söyler'' tam da Davutoğlu' nun kendileriyle övünmek yada kahraman (!) olduklarını vurgulamak isterken işledikleri ağır suçu açık etmesine de en uygun cümledir. Öncelikle bir ülkede bırakın muhalefet partisi liderini, sıradan bir vatandaşın dahi seyahat etme özgürlüğünün güvence altına alınamaması o hükümet veya başındaki şahıs için övünç kaynağı değil, utanç vesikasıdır.
 
     Tabiki koskoca ülkeyi İmralı' daki katilin talimatlarıyla idare edenlerden ve bu bağlamda ülkenin önemli bir coğrafi bölgesini PKK terörü kontrolüne terkedenlerden sorumlu bir davranış sergilemesini asla beklemiyoruz. Böyle bir beklentinin sükut-u hayale uğrayacağı gün gibi ortadadır. Zaten muhalefet liderine ''Gitte göreyim'' diyenlerin bahis konusu bölgeye, ancak binleri bulan polis ve asker korumasında gidebilmeleri de ayrı bir ironi olmakla beraber, komedinin de dik alasıdır.
 
    Bu polemikte bana sorarsanız son noktayı Davutoğlu' na hitaben kullandığı şu ifadelerle TBMM Başkan Vekili ve MHP İstanbul Milletvekili Meral Akşener koymuştur sevgili okuyucular. 
 
''Şimdi yiğitsen, yüreğin yetiyorsa ben Sayın Davutoğlu' nu Salı günü Meclis kürsüsünden Oslo' da yapılan görüşmeleri açıklamaya davet ediyorum. Kandil ve İmralı postacılarının postacılığını yapıyor olmanın nasıl bir duygu olduğunu açıklamasını istiyorum. Ve yüreği yetiyorsa, cesareti varsa, yiğitse Diyarbakır Bağlar Mahallesi' nde kürsüye çıkıp 'Abdullah Öcalan bebek katilidir, İmralı canisidir ve teröristtir' diyebilmesini bekliyorum''
 
    Evet sevgili okuyucular, Meral Akşener' e ait yukarıdaki sözler gidemezsin giderim, git te göstersinler gününü polemiğine nokta koyucu sözlerdir ve anlayabilenler ile azıcık sıkılması olanlara tokat gibi sözlerdir.  
 
    Ayrıca benim de burada bu sözlere ilave etmek istediğim bir iddiam var ki sevgili okuyucular, ne Davutoğlu, ne bir başka AKP' li bakan veya milletvekili ve nede Padişahları olan zat, bırakın Diyarbakır' ın Bağlar Mahallesi' ni Ankara' nın göbeğinde dahi Akşener' in işaret ettiği ifadeleri kullanamazlar. 
 
Ancak yazımın sonunda 13 yıldır alışık olduğumuz bir gerçeği de vurgulamadan geçmeyeceğim sevgili okuyucular. 
 
Göreceksiniz;
Öcalan'ın terörist olduğunu bile ifade edemeyen bu kifayetsizler, kendilerine ait ''Terör örgütü ile görüştüğümüzü iddia edenler şerefsizdir namussuzdur''  söylemlerinin ardından, ''Evet görüşüyoruz'' diyecek kadar pişkinlik gösterenler, bizi bu polemikte de yanıltmayıp; en pişkin tavırlarıyla utanıp sıkılmadan ve kırk dereden su getirircesine uyduracakları  bin türlü yalan ve dolanla Akşener' in bu sözlerine dahi verecek cevap bulacaklardır.
 

    İspatını görmek isteyenler olursa da işleri zor olmayacak, zira özellikle RTE politikalarıyla süregelen 13 yıllık AKP geçmişine bakmaları, bunların ne kadar pişkinlik abidesi bir güruh olduğunu görmelerine yetecektir.....



2 Aralık 2014  08:39:50 - Okuma: (370)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik