Yazı

Duygu Parkı-II
Duygu Parkı-II 

Necla Ersoy

Merhaba duygu parkı konuklarım,

 Yaşamımızın çalkantılarla dolu olduğu bu dünya da ben de sizler gibi sevdiklerimle sorunlar yaşadım.2008 yılında kaybettiğim abim, emekli öğretmen Halil METE’nin kızları,benimde yeğenlerim olan GÖZDE ve GAMZE den uzak kaldım.Özellikle doğum günlerinde onlara duyduğum özlemimi yazan kalemim,bu duygularımı da sizinle paylaşmak istediğimi anladı. İşte bir halanın duyguları….

                 Halayım ben,
                 Hasretle yollarınızı bekleyen.
                 Sadece sevdik sizi.
                 Ama yoktunuz ve hala
                 Gelmiyorsunuz bilemedim neden.
                 Evet hepimiz yorulduk yaşananlardan,
                 Ve size hasret giden babanızın,
                 Sizlere ve bizlere yaşattığı olumsuzluklardan.
                 Bilemedi BABAlığı ama
                 Unutmamalısınız ki yalnızca
                 Sizi çok sevdi ve sizlere hasret
                 Gözleri açık gitti.
                 Ben ne yaptım size Gözde m?
                 Son konuşmamızda söz verdiğim gibi sana,
                 Artık hayallerimde olan kızlarıma,
                 Rahatsız etmemek için varmadım yanına.
                 Eğer isteseydin sen gelirdin bana.
                 Hiç mi sevgin saygın yoktu ve hala mı yok?
                 2008 de bu dünyadan ayrılan babana.
                 Dedim babanız çok hasta, yoktunuz.
                 İnanamadım!
                 Hoşça kal dediğinde ise,
                 Açıktı gözleri,anlatır gibi yavrularına hasretini.
                 Kendim gidemeyince Gamze kızıma,
                 Eşim:- Ben gideyim, dedi,senin adına.
                 Dönüşünde ise anlattıkça  çarptı yüreğim  heyecanla.
                 Bir gün Renkli durağında güzel bir kız,
                 Hafifçe el salladı bana.Şaşırdım.
                 Bana mı acaba? diye bakarken sağıma soluma,
                 Bindi gitti belediye otobüsüne.
                 Kaldım şaşkın şaşkın bir başıma.
                 Sendin Gamze m belki de,
                 Ama şaşırmıştım, konuşamadım,seslenemedim sana.
     
      30 Haziran   2014 te,yani doğum gününde,
                  Gittiğiniz günden beri hiç unutmadan,
                  Doğum günlerinizi  hep duygularımda kutlayıp,
                  Size selam ve sevgilerimi yolladım.
                  Son görüşmemizde ablana maddi değeri olmayan,
                  Küçük bir armağan almıştım.
                  Ama sana hiçbir doğum günü armağanı alamadım.
                  Sadece çocukluğunda ki bikiniden başka.
                  Dedenizi kaybettik  2012 Temmuzun da.
                  Baktık ki veraset ilamına,
                  Gözde kızımız evlenmiş,UZUNTAŞ  soyadı olmuş.
                  Dedim ki:- Mutlu olamadı çocukluğunda.
                  Dilerim ki, mutlulukların en güzelini 
                  Yaşasın daima tüm yaşamında.
                  Sevdiğiyle ve sevdiklerinle.
                  Gülsün yüzü her zaman, hüzünlerle dolu geçmişe inatla.
                  30 Eylül 2014 bu gün,Gözde m senin doğum günün.
                  Kutlarken hayallerimde seni
                  Dilerim hiç kaçırmazsın mutluluk trenini.
                  Hangi birine yanayım?
                  Ebediyen kaybettiğim abime mi?
                  Yoksa geçmişte kısacık da olsa mutluluğu tattıran
                  Ve sonra unuttuğumu sanan kızlarıma mı?
                  Şu üç günlük dünyada,
                  Ne unutabiliyorum sizin babanız olan abimi,
                  Ne de siz kızlarımı.
                  Unutsanızda siz bizleri.
                  Biz hep sevdik,hep bekledik
                  Ve daha da bekleyebiliriz sizlerden gelecek özlemleri.
 
30.Haziran ve 30.Eylül- 2014

Necla METE ERSOY



14 Ekim 2014  11:23:50 - Okuma: (246)  Yazdır




İstatistik