Yazı

Kırk Katır Mı Kırk Satır Mı
Kırk Katır Mı Kırk Satır Mı 

Hüseyin Taşyakan

Lamı cimi yok değerli okuyucular, Türk halkının karşı karşıya bırakıldığı durum ayn-ı ile vaki başlıktaki durumdur.

 12 Yıldır başımıza bir karabulut gibi çökmüş RTE felaketine karşı muhalefetin alternatif olarak yani ondan kurtuluş yolu olarak bulabildikleri yegane yol, Laik Türkiye Cumhuriyeti Devletinin başına bir İslam Profosörünü getirmeyi düşünmek olmuştur. Aslında AKP ile RTE politikaları karşısında ancak bukadar üretken (!) olabilen bir muhalefetin varlığına baktığımızda, bu adamın 12 yıldır başımızda zebellah gibi durmasına da şaşırmamamız gerektiğini düşünüyorum.

   Aslına bakarsanız muhalefetin RTE’ nın karşısına aday olarak çıkara çıkara Ekmeleddin İHSANOĞLU’ nu çıkartmasını ısrarla üretme kabızlığı olarak yorumluyorum zira böyle olmadığına inandığım gün, Türkiye’ de Attatürk’ çü düşünceye sahip Cumhuriyetçi insanların asimile edildiğine ve bu operasyonda özellikle CHP Genel Başkanı’ nın da aktif rol aldığına inanıcam ki; bu bana da benim durumumda olan milyonlarca insana da zul gelecektir. Buarada asimile edilme konusunu da açmak istiyorum değerli okuyucular. Düşüne biliyormusunuz, Atatürk ilkelerine sıkı sıkıya bağlı olarak yaşamış milyonlarca insan Laiklik ilkesine karşı mücadele vermeye mahkum edilmiş, devlet işleriyle din işlerinin birbirinden ayrılması ilkesine dayalı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin başına uzmanlık alanı din işleri olan bir adamı getirebilmek için sandığa gitmek zorunda bırakılmıştır.
      Bir defa şundan emin olduğumu düşünüyorum ki; Çok zayıf bir ihtimal olsa da, Ekmeleddin İHSANOĞLU seçimi kazanır da Çankaya’ ya çıkarsa, RTE nın her gönderdiği yasal düzenlemelere tereddüt etmeden imza atan Aptullah GÜL’ den farkı olmayacaktır. Bu konuda farklı olmayacağını ben değil, AKP’ nin açılım politikasını desteklediğini beyanıyla Ekmeleddin bey kendisi itiraf etmiştir. Yani Çankaya’ ya hangisi çıkarsa çıksın hizmetkarlık edecekleri yol aynı yol olacaktır. Ekmeleddin İHSANOĞLU’ nun tek farkı, RTE gibi avaz avaz bağırmaması, kindar olmayışı, nefret ve intikam dolu söylemler kullanmayışıdır.
    Kısacası kanımca, Türkiye bu zilletten kurtulmak için Çankaya’ ya kimin çıkacağından çok, RTE’ nın elindeki en büyük silahı AKP iktidarını yok etmenin yolunu bulmalıdır. Açıkçası benim kendi şahsımda önemsediğim sandık 10 Ağustos’ taki değil, 2015 teki (11 Ağustos sabahı RTE yüksek ihtimalle baskın erken seçim kararı alacaktır) sandık olacaktır.
     Bu yazıyı kaleme aldığım ana kadar 10 Ağustos’ la ilgili kararım açıkçası sandığa bile gitmemekti ancak, son dakika itibariyle bir gazeteci büyüğümle yaptığım telefon görüşmesi neticesinde sandığa hiç olmazsa RTE’ nın Çankaya’ ya çıkış  gücünü (oy yüzdesini) zayıflatmak adına gitmeye karar verdim. Tabiki bu ülkede, bu çıkmaza bu metazoriye mahkum edilmiş mülyonlarca insanın düşündüğü gibi.
Bize kırk katır mı kırk satırmı dayatmasına mahkum edenlerden hesap sorma hakkımızı saklı tutarak.......  
 
Not: Burada ismini bile kullanmaktan hicap duyduğum 3.Adaydan bahsetmeyişimin yegane sebebi, bu şahsın adaylığının RTE ile İmralı’ daki caninin arasında geçen ve Türkiye’ nin bölünmesie dair yapılan pazarlıkların ürünü olduğundandır.


13 Temmuz 2014  20:35:49 - Okuma: (416)  Yazdır




İstatistik