Yazı

Kolay hizmet
Kolay hizmet 

Ahmet Çipli

Çok hazırlıklı gelmiş maşallah yeni belediye başkanlarımız!

 Yatırım projeleri, sosyal projeleri, kültür projeleri hepsi hazırmış anlaşılan!

Seçim kampanyaların da vaat ettikleri projeleri yeniden hatırlatarak halkın tartışmasına açtılar bile!
Hiç biri “ enkaz devraldık, belediye borç içersindeymiş “ demeden yeni yatırım kaynaklarını duyuruverdiler !
Dersem de sakın inanmayın.
30 Mart’ta seçilen yeni başkanların hemen hemen tümü iş başına geldikleri ilk kırk günde söz verdiklerinin aksine işe  en kolayından başladılar.
“En kolay hizmet nedir” diye sorarsanız belediyecilikte yanıtım hazır: Adam sürüp, adam atmak.
Hele günümüzde ki bir çok sendikanın sapsarı ve çakma sendika kimliğinde olduğu bir ortamda ilk yapılacak hizmet emeğe ve emekçiye saldırıdır.
Kolay iş ya, nasılsa işçi haklarını ve iş güvencesine korumak ve kollamakla görevli sendikalar sus pus .
Öyleyse vur abalıya.
Okuyorum gazetelerden CHP’nin kaybedip AKP’nin kazandığı Denizli- Çivril’de Hakan Keysan isimli basın danışmanı çöp toplamak üzere temizlik işlerinde görevlendirilmiş. Hakan bey üstelikte fakülte mezunu ve aynı zamanda il de tanınan ve sevilen bir şairmiş. Sebep seçimde kendisine destek vermemiş.
Devam edelim örneklerimize.
 İzmir-Balçova’da  aynı başkan üçüncü kez kazanmış ve göreve başlar başlamaz partisi CHP’den kendisi gibi aday adayı olan ve yıllardır kendi hizmetinde çalışan hemşire Selma Savaşpektaş’ı işten atıvermiş. Sebep karşısında aday adayı olmuş.
Yine İzmir- Urla’dan bir gazete haberi daha.
Urla’ya “kadın eli deysin” diye aday gösterilen ve seçimi seçimden bir ay öncesine kadar CHP’li olan bir başkandan devir alan yeni CHP’li başkan 22 yılık basın çalışanı olan ödüllü gazeteci Mehmet Emeç, çalışkan basın çalışanı Berna  başta olmak üzere yetmişten fazla  çalışanını işten atmış ve bir çok sürgün gerçekleştirmiş.Sebep seçimde kendisine destek vermemişler.
İzmir- Güzelbahçe’nin ikinci dönemini yaşayan CHP’li başkanı ise Semih Akdemir isimli kadrolu işçisini (Taşeron değil ha) ve sözleşmeli personeli Demet Kayran’ı işten atıvermiş. Sebep seçimde kendisine destek vermemişler.
İzmir- Kemalpaşa’da CHP’li başkan kaybetmiş AKP’li başkan kazanmış. İlk iş 350 işçiyi işten atmış ve bolca sürgün gerçekleştirmiş. Sebep seçimde kendisine destek vermemişler.
İzmir- Seferihisar’ın CHP’li başkanına halk göreve devam demiş oda “sakin şehir “ ünvanını kazandırdığı ilçesinin aralarında bir de kanser hastası da olan 15 işçisine işten atıldıklarını gece yarısı telefon aracılığıyla bildirmiş. Sebep seçimde kendisine destek vermemişler.
İzmir- Karşıyaka ,Buca, Konak ve Karabağlar’ın CHP’li belediye başkanları kendilerinden önce görev yapan CHP’li belediye başkanlarının basın danışmanlarının kafalarını daha ilk haftada koparıvermişler. Sebep kendilerine destek vermemişler.
Sol kimliği ile ünlü İzmir- Dikili’de CHP’li başkan eski CHP’li başkana yakın olan ne kadar üst düzey bürokrat varsa hepsini sürgüne tabi tutmuş. Son olarak ta aldığım haber Kültür Müdürü Gülay Demir ve Çevre- Kontrol Müdürü Behzat Kocavardar  bilgi ve yetenekleriyle alakasız birimlere gönderilmişler. Sebep seçimde kendisine destek vermemişler.
Gelelim son bomba İzmir- Aliağa’ya. MHP’li başkan güçlü partilerin arasından sıyrılarak rastgele  seçimi kazandı ya hemen ilk kolay icraatını yapıvermiş. CHP’li başkan zamanında işe alınan 104 işçiyi aynı anda işten çıkarmış. Gerisi de yoldaymış. Sebep kendisine destek vermeyip, CHP’li, alevi ve bazılarının da kürt olmasıymış. Ha unutmadan yazayım. Burada sadece farklı bir şey yaşanıyor bilesiniz. Tüm belediyelerde sürgünler ve işten atılmalar yaşanırken sus pus olan işçi ve memur sendikaları nihayet bu ilçede harekete geçmişler ve DİSK- Genel İş Sendikası belediye önüne çadırlar kurarak direnişe başlamış. “Neden acaba başkan CHP’li değil de MHP’li olduğu için mi bu gövde gösterisi” diye düşünmeden edemiyorum.
İşte şu an belediyelerimizde manzara bu. Dedim ya başkanlar hizmete en kolay olandan başladılar bile. Bende bir CHP’li olarak dört ay önce CHP’li bir belediyede uzun yıllar yaptığım basın danışmanlığı görevinden atılmış bir gazeteciyim.  İşten atılmış olmanın acısını yakından bilirim.  Bu işten atılma ve sürgün olaylarının emekçilerde ve onların yakınlarında yarattığı hüznün bilinci içersinde bu konulara hassasiyet göstereceğimi aynı acıyı yaşayanlara bildiriyorum ve hepsine “geçmiş olsun, mücadeleye devam “ diye sesleniyorum. Duyurmak istediğiniz sürgün ve işten atılma olaylarını bana bildirirseniz sözcüsü olurum ve kim olursa olsun “ Emek en yüce değerdir” diyerek insanları kandırıp oylarını alanların yüzlerine bu ayıplarını vururum. İşte e-posta adresim.  

e-posta:ahmetcipli.basin@gmail.com



9 Mayıs 2014  18:27:59 - Okuma: (659)  Yazdır




İstatistik