Yazı

Kazıklı Voyvoda
Kazıklı Voyvoda 

kalem

Başlıktaki kişi, Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşamış Eflak Prensi dördüncü Vlad' dır ve o dönemde Osmanlı' ya karşı savaşmış, vahşi karakteri ve sadist zevklerinden dolayı ''drakula'' olarak adlandırılmıştır.

 Kazığa oturtma işkencesini de sık sık uygulamıştır. Bu yazıya konu olmanın ötesinde başlığa yerleşecek kadar ön planda tutmamın sebebi ise bu vahşi insanın bir özelliğidir ki ; ben yorumunu siz değerli okuyucularımıza bırakıyorum.

 
     Kazıklı Voyvoda, bir çember halinde dizeleyip kazığa dizdirdiği esir ve düşmanlarının ortasında saray efradıyla beraber oturup yemek yemekten ziyefet etmekten büyük zevk alırmış değerli okuyucularımız. Şimdi ben size bu yazımda tarihin despotlarını anlatmak üzere bilgisayarımın başına oturmadım tabiki. Sadece yazıya başlarken, etrafında kendi iradesinden peyda olmuş zulüm ve ölümler söz konusuyken zevkine, sefasına devam edebilen bir caninin tarihteki varlığına işaret etmek istedim.
 
      Bu kısa tarihi bilgilendirme notunun ardından değerli okuyucular, yazının asıl konusuna geçebiliriz. Tabiki yukarıdaki iki paragraf ile burası arasında ilişki kurmak zorunluluğunuz olmadığı gibi, ayn-ı ile vaki benzetme özgürlüğüne de sahipsiniz.....  :) 
 
       Tarihler 4 Kasım 2002' yi gösterirken AKP iktidarının başladığı o ilk gün hem şahsım, hem de çevremde bildiğim çok kişi vardır ki şu ifadeyi kullandık. ''Bütün işlevleri intikam almak, yegane söylemleri nefret duymak ve yaymak olacak''  . O günden bu güne yaşadıklarımız bizi kesinlikle yanıltmadı sevgili okuyucularımız. İktidar oldukları ilk günden bu yana, AKP cenahından her konuşanın ağzından dökülen ifadeler, özellikle Cumhuriyeti kuranlara, Kurtuluş savaşını kazananlara ve kendileri gibi düşünmeyenlere nefret ve intikam hisleriyle doluydu. Tabiki en başta genel başkanları RTE nın ağzından dökülen ifadeler tüm bu hissiyat içerisinde kullanılmış ifadeler oldu.
 
        O günden bu güne olanları burada tekrar sıralamaya gerek görmüyorum, zira fiilen canlı canlı yaşayıp şahit oldunuz hepsine. İlk günden bu yana bu ülkede yavaş yavaş ve kararlı adımlarla bir RTE  despotluğu inşa edilmiştir. Üstelik öyle bir despotluk ki; karşı duruşta bulunan her kim olursa olsun ''Katli Vaciptir'' tarzında bir yönetim anlayışının vaki olduğuna da şahit olduk. Bu güne kadar RTE nı eleştirdiği, o na katılmayıp karşı durduğu için bu ülkenin polisinden dayak yiyen, yerlerde sürüklenen, yaralanan ve bilfiil öldürülen vatandaşımızın sayısı öyle azımsanacak cinsten değildir. 
        Bir Cumhuriyet düşmanı despotun son kurbanı bildiğiniz üzere Berkin ELVAN oldu ki; bu yavrumuzun ölümü bize bazı gerçekleri de net olarak gösterdi. İlk olarak gördük ki; bu gün iktidar olanların içlerindeki nefret, kin ve intikam duygusu öyle böyle değil sevgili okuyucular. Bir defa can güvenliğimizi emanet ettiğimizi sandığımız polis teşkilatı içerisinde, büyük bir heyecanla, vur öldür emrini bekleyen ne kadar piskopat ruhlu adamların olduğunu öğrendik. Kendi ülkesinin evladı kendi silahlı güçleri tarafından öldürülmüş olduğu halde, bırakın özür dilemeyi, üzülmek gibi bir insani his sergilemeyi; Bundan hiç bahsetmeyip seçim meydanlarında Mısır da ölen Esma kız için rahmet dilenecek kadar pişkin ve kendi halkına karşı nefret yüklü tam tabiriyle artık öfke kontrolünü bile yapamayacak kadar, şirazesi yerinden oynamış bir adam tarafından yönetildiğimizi öğrendik. 
 
        Sebep olduğu onca ölümlere rağmen, hiç bir şey olmamış gibi davranabilen, sokakta yürüyen her vatandaşı için eşkiya yaftalaması yapabilen basiretsiz bir adam tarafından yönetilmek bu ülkenin en büyük utancıdır. Hele ki, asli görevi hırsızları, katilleri ve suçluları yakalamak olan devletin polisini, kendi menfaatlerini koruyup kollayacak silahlı örgüt haline  getirmesi ise yüz karası bir durumdur. Bu gün bu ülkenin polisi, sırf RTE istiyor diye vatandaşı darp edip kanını dökmekte ve öldürmektedir. Hangi sebep ve şartlar altında olursa olsun, bir cana kıymak cinayettir ve bunu yapana da, azmettirenlere de katil denir. Bu nokta da bizim merak içerisinde sual göndereceğimiz kesim, bunca yıldır bu kadar işlenmiş cinayete rağmen, AKP cenahının peşinden koşanlar olacaktır ki; soruyoruz...
       Hadi diyelim ki; 14 yaşında bir çocuğa yas tutan bu millete ''Ölü seviciler'' diyen  Egemen BAĞIŞ'ın küstahlığından  utanmıyorsunuz,  Taliban liderinin önünde diz çökmüş ve icraatları itibariyle nedense hep katillerden yana duruş sergilemiş, hırsı, kindarlığı ve nefretiyle bu ülkenin onlarca evladının canına kast etmiş lideriniz için de utanmıyormusunuz...? 
 
       Allah' tan ki bu topraklarda bir kurtuluş savaşı mücadelesi verilmiş ve bu vesileyle henüz Cumhuriyet Rejimine sahip bir ülkeyiz değerli okuyucularımız, aksi takdirde hiç şüpheniz olmasın ki; başlıktaki Tarihi kişilik bu gün bu ülkeyi yönetenlerle aynı kişiliği ifade edecekti sizin için.
 
      Kimbilir, belki de bu gün yaşananlara ve nefret kusulan söylemlere bakınca,  Kazıklı Voyvoda yaşıyor diyeniniz de olabilir ancak çözüm yine sizsiniz. Kazıklı Voyvoda' ları yaşatmamak için yapacağınız şey oldukça basit. 
     Önce,  evinin ekmeğini almak için sokağa çıkmış Berkin ELVAN' ın RTE nın silahlı güçlerince katledilişini, sonra da, kendi vatandaşının ölümüne zerre kadar hissiyat duymayan bir adamın, Mısır' daki bir kıza döktüğü timsah gözyaşlarını hatırlayın yeter. 

      Vicdanınız varsa eğer; siz isteseniz bile, elinize Berkin' lerin kanı bulaşmayacaktır...... 



14 Mart 2014  00:19:31 - Okuma: (630)  Yazdır




İstatistik